KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/776
- Karar no
- 2024/1001
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2020
- Numarası
- 2018/611 Esas, 2020/542 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.460 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasındaki ... ve ... inşa numaralı gemilerin teçhiz ve donatım işlerinin yapılmasına ilişkin 14/12/2015 ve 14/05/2016 tarihli sözleşmelere konu işlerin yapılması sırasında sözleşme harici (ilave) işler de yapılmak zorunda kalındığı iddiasıyla, bu ilave işlere ilişkin olarak düzenlenen 10.05.2017 tarihli 111.500,00 TL ve 109.500,00 TL bedelli (Toplam 221.000-TL) faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmelere göre davacının sözleşme bedelleri haricinde bir bedel talep edemeyeceği, davacıya sözleşme bedellerinin ödenmiş olduğu, ilave iş iddiasının kabul edilmediği belirtilerek, davanın reddi istenmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap alacağına ilişkin olmayıp, yapılan sözleşmelerin EK B İş listesinde belirtilen işlerin dışında ...
FORMLAR'da belirtilen işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, davacının söz konusu işler için tanzim etmiş olduğu davaya konu fatura bedelleri toplamı 221.000,00 TL'yi davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı, kök raporda takibe konu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacının fatura içeriğini davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığının mütala edildiği,
ancak dinlenen tanıkların, sözleşmeler dahilinde yapılan işlerden haberlerinin olduğunu, teslim edildikten sonra mahkemeye sunulan teslim edilen formlar ile formların altına imza atmak suretiyle yapılan işlerin teslimatı gerçekleşmiş olduğunu beyan ettikleri, dolayısıyla davalı tarafından hazırlanarak gemi donatanına verilen ve Tersanenin Kalite Kontrol departmanı ile müşteri (armatör) arasındaki mutabakatı gösteren, yapılan sözleşmeler dışında davacı tarafından EK B İş listesinde belirtilen işlerin dışında ...
FORMLAR'da belirtilen işlerin davacı tarafından yerine getirildiği, söz konusu işlerin sözleşme dışı ek işler olduğu ve söz konusu işlerin teslim edildiği, bu kapsamda davacı tarafın yapmış olduğu ek işlere ilişkin fatura bedellerini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ...
Esas Sayılı İcra dosyasına yapmış olduğu itirazın davaya konu olan miktar itibariyle iptaline, takibin 221.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 9,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, mahkeme tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme irdelenmek suretiyle “taraflar arasındaki sözleşme şartları kapsamında davacının sözleşme dışı ek iş yaptığını dosyaya sunduğu deliller bakımından ispatlayamadığı” yolunda tespit ve değerlendirme içeren bilirkişi heyet raporları yok sayılarak, "tanık beyanları ile ...
Formlar’da belirtilen işlerin davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığından bahisle fatura bedellerini talep etmekte haklı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, dosyada mübrez sözleşmeler ile davacının, sözleşmede belirtilen fiyatla sözleşme konusu gemilerdeki teçhiz ve donanım işlerini yapmayı, tersanenin projelerin gemiye tatbik edilmemiş kısımlarında revize hakkı olduğunu, revize işler olsa dahi ek bir ücret talebi olmayacağını, işin toplam bedeli dışında ekstra işçilik ücreti kesinlikle talep etmeyeceğini ve taraflar arasındaki irtibatın da yazılı olacağını kabul ettiğini,
buna rağmen sözleşme dışı ek iş yaptığından bahisle hak ve alacak talebinde bulunduğunu, taraflar sözleşmenin 12. maddesi ile aralarındaki irtibatın yazılı olacağını kararlaştırmış olmakla, davacı ”sözleşme dışı ek iş yapıldığı ve bu ek işlerin bedellinin sözleşme bedelleri dışında ayrıca ödeneceği” konusunda müvekkili şirketin imzasını havi yazılı bir kanıt ortaya koymak zorunda iken, bu yönde bir kanıt sunamadığını, olayda tanık dinlenmiş olmasının da HMK’daki düzenlemelere aykırılık teşkil ettiğini, davaya cevap dilekçelerinde,
tarafların tacir olması ve aralarında sözleşme olması nedeniyle bu sözleşmelerin aksinin tanıkla ispatının yasal düzenleme uyarınca mümkün olmadığını ve davacının tanık dinletmesine muvafakatleri olmadığını açıkça beyan ettiklerini, bu sebeplerle Mahkeme tarafından da 26.03.2019 günlü 1 nolu celsede 3 nolu ara kararı ile “davanın niteliği itibariyle tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı” yolunda karar alındığını, ancak sonradan bilahare tanık dinlenmesine karar verildiğini, bunun usule aykırı olduğunu, HMK m. 200 gereğince davacının iddiasını senetle/yazılı belge ile ispat zorunluluğu altında olduğu gibi,
HMK m.201'deki senede karşı ispat yasağı uyarınca da tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, somut olayda HMK m. 202/1 ve 202/2 maddeleri kapsamında bir yazılı delil başlangıcı mevcut olmaması nedeniyle de tanık dinlenemeyeceğini, mahkemenin maddi meselenin takdirinde hataya düştüğünü, davacı tanığı/gemiyi yaptıran armatör adına formlara imza atan ...'un muallak beyanına itibar edilerek hüküm tesis edilmiş olmasının sözleşmenin 5. Maddesine aykırı olduğunu, mahkemenin beyanlarına itibar ettiği tanık ... tarafından dahi, ”davacının iddia ettiği biçimde ek iş yapıldığı” yolunda bir beyanda bulunulmayıp, revizyon işler olduğunu söylediğini,
sözleşmenin 5. maddesi ile davacının “revize işler karşılığı ek bir ücret talep etmeyeceğini” kabul ettiği halde Mahkeme tarafından revize işin ”sözleşme dışı ek iş” olarak değerlendirmiş olmasının da hatalı olduğunu, ayrıca bu tanık tarafından "revize işlerin ne olduğunu hatırlamadığı" beyan edildiğini, buna göre tanık beyanlarında dahi ne olduğu ortaya konmamış/adı konulmamış işlerin karşılığının davacının iddia ettiği miktar olduğunun kabul edilmiş olmasının da hiçbir hukuki gerekçe ile açıklanamayacağını belirterek,
kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, aksi halde dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinafında, faturalarda açıkça belli, hesaplanabilir ve likit olan alacak miktarları açısından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek,
kararın, icra inkar tazminatı talepleri de kabul edilecek şekilde müvekkili lehine kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.İddia ve savunmaya göre, somut olaydaki uyuşmazlık, davacı yüklenici tarafından, davaya konu 2 adet sözleşme ve ekinde bulunan "EK B" iş listesinde belirtilen işlerin haricinde ilave iş (imalar ve montaj) yapılıp yapılmadığı,
yapmışsa bunların neler olduğu ve bu işler karşılığında düzenlediği davaya konu takibe dayanak 2 adet faturadaki bedellerin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olup, her iki sözleşmeye konu işlerin yapıldığı ve bedellerinin ödendiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Eser sözleşmelerinde kural olarak eserin yapılıp teslim edildiğini yüklenici, bedelinin ödendiğini iş sahibi ispatlamakla yükümlüdür.
Eserin teslimi konusunda taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenici meydana getirdiği eseri teslim ettiğini, teslim hukuki işlem olmayıp hukuki fiil olduğundan tanık dahil her türlü delille ispat edebilir.
İş sahibinin yararına olan sözleşme dışı imalatlarla ilgili olanların TBK 526 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca yapıldığı yılın mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Yine kural olarak eser sözleşmesinde yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir.
Bu karinenin aksinin ispatı mümkündür.Buna açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere, davacının ilave işlerin kanıtı olarak dosyaya sunduğu ...
FORMLAR'ında yazılı işlerin, davaya konu sözleşmelerin eki "EK B İş Listesinde" yazılı imalatların dışında başka diğer imalatlara ait işler olduğu, bu formların gemi sahibi (donatanı) tarafından, yapılan işlerin denetlenip uygun görülmesi suretiyle onaylandıkları ve formlardaki işlerin kabul ediği, dosyada tanık olarak dinlenen gemi sahibinin çalışanı olan ve formları imzalayan ...'un "hangi taşeronun hangi işi yaptığını bildiğini, davacının gemilerin teçhiz işlerini yaptığını" beyan ettiği, davaya konu ilave işlerin de teçhiz ve donatım işlerine ilişkin olduğu,
davalının eski çalışanı olan tanık ...'ın da davacının sözleşme dışı ilave iş yaptığını doğruladığı, yukarıda belirtildiği üzere eser sözleşmesinde yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiği, bu karinenin aksinin ispatı mümkün olmakla birlikte, davalı iş sahibi tarafından söz konusu ilave işlerin başka kişi veya kişilere yaptırıldığına dair bir delil sunulmadığı, istinaf dilekçesinde de bu yönde bir beyan yer almadığı, buna göre, davaya konu sözleşmelerin "EK B İş Listesinde" belirtilen işlerin dışında kalan ...
FORMLAR'da belirtilen davaya konu ilave işlerin davacı yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin ispat edilmiş olduğu, mahkemece de bu değerlendirme doğrultusunda bilirkişi raporunda belirtilen davaya konu fatura bedelleri toplamı olan 221.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, davaya konu bedel talebi ilave işlere ilişkin olduğundan takibe konu alacak likit sayılamayacağından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasının da yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/776, K. 2024/1001, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama