KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/819
- Karar no
- 2024/1227
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/12/2020
- Numarası
- 2019/451 Esas, 2020/745 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile arasında Maltepe Başıbüyük Sağlık Yerleşkesi Temel Tıp Bilimleri binası kaba yapı işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığını, iki taraf arasında yapılan cari hesapta davalının 356.292,83 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu borcun taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı bakiye cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi, işin 2012 yılında teslim edildiğini takip tarihi itibarı ile davanın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız yere açıldığını böyle bir borcunun bulunmadığını, asıl ihaleyi alan firmaya davanın ihbar edilmesini, asıl işverenin dava dışı şirket olduğunu davacının alt taşeron olduğunu , aralarında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, takibin cari hesap alacağına dayandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ticari defterleri ibraz etmediği, davacının ticari defterine göre davalıdan 356.292 TL cari alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalının savunmalarını destekler deliller sunmadığı, tarafların açık cari hesap şeklinde anlaştıkları, yazılı cari hesap sözleşmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında.
Usul yönünden itirazında bulunduklarını, mahkemenin davalıyı şahıs şirketi olarak kabul ettiğini, davalı Ilgıt inşaatın ticaret sicilindeki adresine dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, iade gelmesi üzerine TK 35' e göre tebligat yapıldığını, tebligatın usulüne uygun bulunarak cevap dilekçesinin süresinde verilmediğinden bahisle zamanaşımı itirazının reddine karar verildiğini, dava dilekçesinin ... mernis adresine çıkarılması gerektiğini, dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davalının şahıs şirketi olduğunu, tüzel kişiliği bulunmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini , zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkemeniin, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesinin sunulmaması sebebiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verdiğini , kararın usulsüz olduğunu belirtmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise aynen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü getirilmiştir.Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre.
"Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.
Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 11.01.2011 tarih ve 6099 Sayılı Kanun'un 9.maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35.maddesinin 2. fıkrasında "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın birnüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır.
Söz konusu maddeye göre, tebligat yapılabilmesi muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması şartına bağlanmıştır.
Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde 6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince tebligat yapılacaktır.Tebligat Kanununda 6099 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur. ( Yargıtay 12 Hukuk Dairesi 2013-23522 Esas 2013-30431 Karar ) Buna göre somut olayda,
davalı şirketin şahıs şirketi olduğu ve TK 35 ' e göre yapılan tebligatın yukarıda belirtilen açıklamalara göre usulsüz olduğu, davalı şahsın, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunması ve bu adrese dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiği gözetilerek mahkemece cevap dilekçesinin süresinde verilmediğinden bahisle davalı tarafın zamanışımı itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesi süresinde verildiği kabul edilerek, zamanaşımı yönünden değerlendirme yapmak ve oluşacak sonuca göre karar vermek üzere kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/819, K. 2024/1227, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama