KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/891
- Karar no
- 2024/1236
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2020
- Numarası
- 2016/1042 Esas, 2020/397 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacı şirketin davalı şirket ile yaptığı bila tarihli ...İmalatı İşleri Sözleşmesi gereği, davalı şirkete karşı yaptığı imalatlar nedeniyle faturaya dayalı olarak takibe geçtiğini ve davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, söz konusu takibin davacı müvekkili şirketin davalı şirkete yaptığı işlerin faturalarının içeriklerinden de anlaşılacağı üzere kazık, ankraj, başlık ve kuşak kirişi imalatı ile demir işçiliği, mobilizasyon, kazık başı kırımı ücretlerinin davacı müvekkili şirket ile davalı şirketin mutabık kaldığı faturaların eksik ödenmesi dolayısıyla yapıldığını,
itirazın haksız olduğunu savunarak davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile icranın devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen "...
İşleri Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafça bir takım imalatlar yapıldığını, davacı tarafça gerek iş programına uyulmaması gerekse teknik şartnameye aykırı, kalitesiz ve uygunsuz imalatlar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm yazılı ve sözlü ikazlara karşın, davacının iş programına uymaması sebebiyle, müvekkilinin hafriyat çalışmalarına ve kaba betonarme işlerine başlaması geciktiğini, bu durum, davacı taraf çalışanlarının, iş sahasına sürekli geç gelmeleri bazen ise hiç gelmemeleri, iş doğru koordine edecek bilgiden yoksun olmaları, ankraj halatlarının sahaya sürekli geç getirilmesi,
enjeksiyon makinelerinin bozulması ve iki hafta sonra tamir edilmesi gibi nedenlerden kaynaklandığını, müvekkilinin bu aksamalar nedeniyle, hafriyat firmasına ve kaba yapı işlerinde kullanılacak iş makineleri ve işçiler için fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını, ayrıca iş programındaki üç aya yakın aksama işletme gideri olarak geri döndüğü gibi müvekkilinin arsa sahiplerine olan taahhüdünü süresinde yerine getirememesi halinde tazminat ve kira ödemek riski altına soktuğunu, müvekkili, işi iş programına uygun hale getirebilmek için diğer firma çalışanlarına fazla mesai yaptırmak zorunda olacağından bu da zarar olarak geri döndüğünü,
müvekkili tüm iyi niyetiyle davacı taraf yetkilisini bu ihtilafların ortadan kaldırılması ve zararın tazmini konusunda toplantıya çağırdığını ancak davacı tarafın davranışları neticesinde müspet bir sonuç alınamadığını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... işleri sözleşmesi olduğu ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya hizmetin verildiği ve hizmetin tamamlandığı ve bir takım imalatların yapıldığı ve fakat bazı imalatların hatalı olduğu,
taraflar arasında sözleşmeye konu işin tamamlanmasında 3 aylık bir gecikme yaşandığı ancak bu gecikmenin, davacı tarafın alacağından, sözleşmede bu konuda bir madde bulunmadığından gecikme cezası olarak mahsup edilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesine göre davacı firmanın yaptığı eksik ve/veya kusurlu imalatı telafi etmesi gerektiği ancak bunların davacı tarafça tamamlanmadığı ve telafi edilmediği, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından nefaset kesintisi yüzde 20 olarak belirlenmiş ise de, tüm dosya kapsamı ve dosya içerisinde bulunan tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, işin kabul edildiği,
tamamlandığı ve fatura karşılığı hizmetin verildiği anlaşılmakla, hakkaniyet gereği nefaset oranının yüzde 10 oranında, bakiye miktar üzerinden değil, tüm yapılan iş bedeli üzerinden(328.712.65 TL) nefaset kesintisi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, mahkemece nefaset kesintisi uygulanarak davacı lehine eksik alacağa hükmedildiğini, nefaset kesintisi koşullarının oluşmadığını, kaldı ki nefaset kesintisinin takip ve dava konusu edilen 93.712,65TL üzerinden değil tüm yapılan iş bedeli üzerinden (328.712,65TL) yapılmasının hatalı olduğunu, takibe konu edilmeye miktarda anlaşmazlık olmadığını, dava konusu alacağın faturaya dayalı olduğunu ve likit olduğunu bu nedenle icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını talep etmiştir.
Katılma yolu ile davalı vekili istinafında, mahkemece en az %30 oranında uygulanması gereken nefaset kesintisinin, bilirkişi raporunda belirlenen %20 oranının da aşağısında olarak %10 olarak uygulanmasının hatalı olduğunu, gerek hatalı imalatlardan dolay nefaset kesintisi gerek gecikme cezası ve gecikmeden dolayı zararlar gözönüne alınarak davacıya ödeme yapılmamasının sözleşmeye uygun olduğunu, borçlu olmadıklarını belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici davaya konu takiple iki adet faturaya dayalı bakiye iş bedeli alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise, işin süresine teslim edilmediğini, imalatın kalitesiz ve uygunsuz yapıldığını, bir kısım işlerin kendileri tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece yargılama sırasında dosya üzerinden aldırılan bilirkişi kök ve ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Nefaset kesintisi ile ilgili ileri sürülen istinaf itirazların incelenmesinde; bilirkişi raporunda yapılan işteki kusurlar nedeniyle iş bedelinden %20 oranında nefaset kesintisi yapılması gerektiği belirlenmiş ise de, mahkemece işin kabul edilmiş olması, tamamlanmış olması ve fatura karşılığı hizmetin verilmiş olması gibi hususlar gerekçe yapılarak nefaset oranında hakkaniyet gereği yüzde 10 oranında takdiri indirim uygulanmıştır.
Eser sözleşmelerinde nefaset indirimi, eserin kabule engel olmayacak şekilde ve fakat fiilen giderilmesi de mümkün olmayan hafif kusurlu olarak yapılmış olması nedeniyle ayıp kapsamında iş bedelinden yapılan indirim olarak anlaşılmaktadır.
İşin nefaset indirimini gerektirir şekilde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunun oranının belirlenmesi teknik incelemeyi gerektiren hususlardan olup mahkemece bu oran üzerinden takdiri indirim yapılmış olması usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmamıştır. O halde kararın bu nedenle kaldırılması gerekir.
Gecikme cezasına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; eser sözleşmelerinde gecikme cezası uygulamadaki adıyla ifaya ekli cezanın talep edilebilmesi için sözleşmede buna dair hüküm bulunması gerekir. Gerek bilirkişi raporunda gerek mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği üzere sözleşmede bu yönde hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle buna yönelik i̇stinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Gecikme cezasının aksine sözleşmede hüküm bulunmasa dahi iş sahibi kanun gereği gecikme tazmınatını koşullarını ispatlanmak şartıyla isteyebilir. Bunun için iş sahibi gecikilen süreyi, gecikmeden yüklenicinin sorumlu olduğunu, gecikme nedeniyle uğradığı zararı kesin bir biçimde ispatlamak zorundadır. Dosya kapsamına göre davalı iş sahibi belirtilen hususları somut ve kesin olarak ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar doğru olmuştur.
Davalı iş sahibinin işin geç teslim edilmesi, kalitesiz ve uygunsuz yapılmış olmasına yönelik savunması sadece fatura konusu işlere dair olmayıp, işin tamamına yönelik olduğundan ve takip dayanağı faturalarda da özel bir iş kalemi belirtilmeden tüm işleri kapsar şekilde talepte bulunulduğundan ve yüklenicinin bakiye dahi olsa iş bedeli alacağını talep edebilmesi için eseri tam ve eksiksiz olarak teslim etmesi gerektiğinden nefaset kesintisinin tüm iş bedeli üzerinden yapılmasında da bir hata bulunmamaktadır.
Ayrıca, alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu belirlenmiş olup, icra inkar tazminatı verilmemesi yerinde olduğundan davacının bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin nefaset indirimi yönünden kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/891, K. 2024/1236, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama