KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/998
- Karar no
- 2024/1345
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/03/2021
- Numarası
- 2017/280 Esas, 2021/456 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasındaki "stant/dekor yapımına" ilişkin 14.06.2016 tarihli teklife dayalı olarak kurulan sözleşmeye konu işin davalı yüklenici tarafından ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından 10.11.2016 tarihli ihtarname ile haklı olarak feshedildiği iddiasıyla, davalıya avans olarak ödenin toplam 45.000,00-TL'nin ve işlemiş faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkemece, incelenen davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı şirketten bir alacağı bulunmadığı,
davacı tarafça defterlerindeki "davalıdan yapılan 02.01.2016 tarihli 55.000,00-TL'lik tahsilatın" hatalı olduğu, bu ödemenin aslında başka bir firmaya ait olduğu iddia edilmiş ve buna dair defteri kebirin 97. Sayfasının 18.06.2019'da Noterden düzeltimine dair belge sunulmuş ise de, 2016 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdiki 13.06.2017 tarihinde yapıldığından bu düzeltmenin dikkate alınamayacağı, ayrıca bu tahsilatın başka bir firmadan yapıldığına dair bir tahsilat belgesinin de dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında,
davalı şirketin aldığı avans ödemelerine rağmen müvekkili şirkete sözleşmeye konu işi teslim etmediğinin ihtarname ve sözleşme ile sabit olduğunu, 24.04.2019 tarihli kök bilirkişi raporunda da bir durumun tespit edildiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarındaki hatalı virman işlemi nedeniyle başka bir şirket tarafından yapılan ödemenin sehven davalı şirket tarafından yapılmış olarak kayıt altına alındığını, buna dair ticari defterin noter tasdikli düzeltilmiş kısmının dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporundaki, bu düzeltmenin dikkate alınamayacağına dair görüşün hatalı olduğunu,
söz konusu defter kaydı hatasının "kayıt hatası" olduğunu ve VUK md.217'de defterlerde düzeltmenin nasıl yapılacağının tanımlandığını, müvekkili tarafından buna göre düzeltme yapıldığını, ayrıca davalının müvekkiline ödeme yaptığına dair bir iddiası bulunmadığını, bu hususta gerekirse davalıya isticvap davetiyesi çıkarılması ve yapıldığı iddia edilen ödemelerin HMK'daki senetle ispat kuruları gereğince ispatının yapılmasının istenmesi gerektiğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek,
kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı tarafça, taraflar arasında "stant/dekor yapımına" ilişkin 14.06.2016 tarihli teklife dayalı olarak kurulan bir eser sözleşmesi ilişkisi olduğu, davalıya bu kapsamda 45.000,00-TL avans ödemesi yapıldığı, işin davalı tarafından ifa edilmemesi nedeniyle bu sözleşmenin kendisi tarafından haklı olarak feshedildiği iddia edilerek,
davaya konu icra takibinde ödenen avans bedelinin iadesi talep edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmayarak dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar inkâr edilmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece taraflar arasında bir eser sözleşmesi bulunduğuna ilişkin kabulüne karşı davalı tarafça istinaf itirazında bulunulmadığı, davacı iş sahibi tarafından davalıya toplam 45.000,00 TL ödeme yapılmış ise de, davacının aleyhine delil olarak kabul edilmesi gereken ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı şirketten bir alacağı bulunmadığı,
davacı tarafça defterlerindeki "davalıdan yapılan 02.01.2016 tarihli 55.000,00-TL'lik tahsilatın" hatalı olduğu, bu ödemenin aslında başka bir firmaya ait olduğu iddia edilmiş ve buna dair defteri kebirin 97. Sayfasının 18.06.2019'da Noterden düzeltimine dair belge sunulmuş ise de, 2016 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdiki 13.06.2017 tarihinde yapıldığından bu düzeltmenin dikkate alınamayacağı, ayrıca bu tahsilatın başka bir firmadan yapıldığına dair bir tahsilat belgesinin de dosyaya sunulmadığı,
buna göre Mahkemece bu gerekçeler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/998, K. 2024/1345, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama