İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/335 K.2024/846

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 15.Hukuk Dairesi Heyeti olarak Dairemizin 15.11.2019 tarih, 2019/721 Esas - 2019/1379…

Esas2024/335Karar2024/846Tarih16 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.057 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Dosya no
2024/335
Karar no
2024/846
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14.07.2021
Numarası
2020/327 Esas, 2021/575 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.057 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 15.Hukuk Dairesi Heyeti olarak Dairemizin 15.11.2019 tarih, 2019/721 Esas - 2019/1379 Karar sayılı kararıyla, HMK'nın 353/1-b-2. Bendi gereğince karar kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmiş olup, bu karara karşı taraf vekillerince yapılan temyiz başvuruları neticesinde Kapatılan Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 05.12.2019 tarih, 2022/1635 Esas - 2013/4100 Karar sayılı kararıyla Dairemiz kararının bozulması üzerine HMK'nın 373/3. Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava, bakiye iş bedeli alacağının tahsili; karşı dava ise eksik ve ayıplı işler bedelinin ödenmesi, fazla ödenen avansın iadesi ve davacı/karşı davalı yüklenici nam ve hesabına yapılan ödemelerin tahsili; birleşen dava ise, inşaat sahasından iş sahibinin el atmasının önlenmesi talebine ilişkindir.

Dairemizce 2021/2782 Esas 2021/2476 Karar sayılı 28.12.2021 tarihli karar ile "...Taraflar arasında imzalanan 10/07/2009 tarihli sözleşme ile davacı yüklenici şirket davalıya ait taşınmazı üzerinde nakit bedel karşılığında konut yapım işini üstlenmiştir.

Davacı yüklenici asıl davada, sözleşmeye konu işi %95-98 oranında tamamladığını iddia ederek bakiye bedel talebinde bulunmuş, birleşen davada ise, davalı iş sahibinin işin yürütülmesine engel olduğunu belirterek müdahalesinin men'ini istemiş; davalı iş sahipleri ise cevabında, işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini fazla ödeme yaptıklarını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiş, karşı davada ise, eksik ve ayıplı işler bedeli ile fazla ödemelerinin ve yüklenici nam ve hesabına 3.kişilere yapılan ödemelerin tahsilini istemiştir.

Mahkemece hükmene uyulan Dairemiz'in kaldırma kararına uygun olarak alınan bilirkişi ek raporunda belirtilen yol ve yönteme göre yapılan hesaplar esas alınarak istinafa konu karar ile asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. Dava dayanağı sözleşmesinin davalı iş sahiplerince tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Kural olarak nakit bedel karşılığı düzenlenen eser sözleşmelerinin feshi geriye etkili sonuç doğuracak şeklide sona erse de somut olayda davalı iş sahibi sözleşmeyi ileriye dönük feshettiklerini ileri sürmüş, davacı yüklenici ise buna karşı çıkmadığı gibi, asıl ve birleşen davadaki talepleriyle ifaya yönelik istemde bulunmuş olmakla sözleşmenin taraf iradelerinin birleşmesiyle ileriye etkili feshedilmiş olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, tarafların sözleşmenin ifasına yönelik talepte bulunmalarında yasal bir engel yoktur. O halde, sözleşme feshedilmiş olsa da, fesih ileriye dönük olduğundan davacı yüklenici bakiye bedel, men'i müdahale talebinde bulunabileceği gibi, davalı iş sahibi de, fazla ödemesinin iadesini, teminat mektubunun irat kaydedilmesini, davalı adına 3. kişilere yapılan ödemelerin tahsilini isteyebilir.

Tarafların asıl, birleşen ve karşı davalardaki taleplerinin niteliklerine bakıldığında, kusur incelemesini gerektiren tazminat talepleri olmadığı anlaşılmakla, bu kalem istemler yönünden sözleşmenin haklı mı, haksız mı feshedilmiş olduğunun bir önemi bulunmamaktadır.

Ayrıca taraflar arasındaki işin geçici ve kesin kabul işlemleri yapılmadığı gibi kesin hesap yapılarak kesin hakedişe de bağlanmadığı, hesap kesim işlemi ile tasfiye edilmeden eksik ve ayıplı olarak teslim edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Sözleşmenin taraflarca tasfiyesi yapılarak sonlandırılamaması halinde taleplerin niteliği de gözetilerek tasfiyenin (kesin hesabın) mahkemece yapılması gerekir.

Bu aşamada, taraflardan biri tarafından yapılan kesin hesabın diğer tarafça kabul edilmesi halinde tasfiyenin buna göre yapılması gerekir. Somut olayda, davalı tarafça hazırlanıp hesaplanan (30 nolu hakediş) 136.500.281,78 TL bedelli kesin hesap işlemi davalı tarafça kabul edilmemiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre; asıl davaya yönelik yapılan istinaf taleplerin incelenmesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda davacının talep edebileceği hakediş bedeli iki alternatif şeklinde hesaplanmış, tüm talep kalemleri yönünden aralarındaki fark, 1.seçenekte davacının talep edebileceği kesin hesap alacağı tutarı 136.752.846,78 TL olarak belirlenmiş, 2.seçenekte ise, davalının tek taraflı olarak düzenlediği davacı tarafça kabul edilmeyen 30 nolu hakedişteki 137.500.281,72 TL miktar esas alınarak hesaplama yapılmıştır.

2.seçenekte hesaplamaya esas alınan 30 nolu hakediş bedeli davacı tarafça kabul edilmediğine göre bu tutarın esas alınması doğru değildir. Ayrıca, talebe konu 5.052.741,85 TL tutarlı teminat mektubu bedelinin davacı tarafça nakde çevrilmiş olduğu dosya içeriği ile sabit olup, iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine gelince; her iki hesaplama şekilde de anılan teminat mektubu bedeli davacı alacağına eklenmiştir.

Oysa sözleşmenin mali sonuçlarla ilgili olarak düzenlenen 14.3.1 bendinde bir önceki maddeye atıf yapılarak sözleşmenin önceki maddedeki sebeplerden biri nedeniyle feshedilmiş olması halinde teminat mektubunun irat kaydedileceği belirtilmiştir.

Bir önceki maddenin (14.3) 4.paragrafında ise sözleşmenin hükümlerine uyulmaması da fesih sebebi olarak sayılmış, davalı iş sahibi de işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini ileri sürerek ( %95-98 imalat yapıldığı ihtilafsız) sözleşmeyi feshettiğine göre teminat mektubu bedelinin irat kaydedilmesinde de sözleşmeye aykırılık yoktur.

Yine, her ne kadar davacı-karşı davalı yüklenici sahada kendisine ait olan bazı malzemelerin davalı tarafından iade edilmediğini ileri sürerek bilirkişilerin bu yönde herhangi bir değerlendirme yapmadıklarını iddia etmiş ise de, bu talebini ilk kez istinaf aşamasında ileri sürdüğü, dava dilekçesinde ve cevaba cevabında bu yönde herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmakla bu taleple ilgili Dairemizce herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durumda, aslı davada, taraflarca ayrıca ve açıkça istinaf itirazına konu edilmeyen davacının 136.752.846,78 TL tutarındaki kesin hesap alacağından davalı tarafından yapılan152.580.476,58 TL miktarındaki ödemeler mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği bir bedel bulunmadığından mahkemece asıl davaya yönelik verilen kararın gerekçe yönünden ortadan kaldırılarak yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

Karşı davaya yönelik yapılan istinaf itirazların incelemesinde ise; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işler bedeli, nefaset tutarı, alt taşeronlara ve diğer 3.kişilere yapılan ödemeler usulünce belirlenmiş ve mahkemece de bu hesaplamalara itibar edilerek bu talep kalemler yönünden tahsil kararı verilmiş olmasında da bir yanlışlık yoktur.

Ancak, davacı yüklenici tarafından davalı-karşı davacı iş sahibine işin garantisi olarak verilen 5.152.741,85 TL tutarlı teminat mektubu bedeline hükmedilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere bahsi geçen teminat mektubunun davalı-karşı davacı iş sahibince nakde çevrilmiş olduğunun anlaşılmasına göre uhdesinde bulunan tutar bakımından tahsilde tekerrür oluşturacak şekilde yeniden karşı davacı lehine tahsil kararı verilmiş olması hatalı olmuştur.

O halde, karşı davaya yönelik verilen karar belirtilen nedenle ortadan kaldırılarak mahkemece karşı davada hükmedilen tutardan (10.774.888,22 TL) teminat mektubu bedeli düşülerek kalan 5.772.146,37 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

Davacı-karşı davalı yüklenici tarafından açılan birleşen davaya yönelik yapılan istinaf itirazlarının incelemesinde; davacı yüklenici, davalı iş sahibinin işin yürütülmesine engel olduğunu iddia ederek men'i müdahale talebinde bulunmuş, mahkemece olayın cereyan ediş tarzı ve sonuç olarak davacının bu talep yönünden hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, davaya konu sözleşme tarafların iradelerinin fesihte birleşmesi nedeniyle ileriye etkili sonuç doğuracak şekilde sonlandırılmıştır. Bu durumda, sözleşme feshedildiğine göre tasfiye yapılacak olup ortada olmayan bir sözleşmenin ifası talebinde bulunulamaz. Bu nedenle mahkeme kararı gerekçe yönünden ortadan kaldırılarak belirtilen sebep nedeni ile davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulaması gerekmiştir.

Ayrıca, her iki tarafça yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik yapılan istinaf itirazları kararın kaldırılması sonrasında kurulacak yeni hükümde yeniden değerlendirilip hesaplandığından, bu talepleri yönünden istinaf incelemesi yapılmamıştır." gerekçesiyle karar verilmiş olup, karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmasın üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1635 Esas 2023/4100 Karar sayılı 05.12.2023 tarihli bozma kararı ile "...

Bölge Adliye Mahkemesi kararında da yazılı olduğu gibi, mahkemece alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken teminat mektubu bedeli yüklenici alacağına eklenmiştir. Yükleniciye yapılan ödeme tutarından, teminat mektubu bedeli eklenerek bulunan yüklenici alacağı mahsup edilerek yükleniciye 10.774.888,22 TL fazla ödeme yapıldığı belirlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararında (4. sayfanın 4. paragrafında) iş sahiplerince teminat mektubu bedelinin irat kaydedilmesinin sözleşmeye aykırı olmadığı belirtildikten sonra, aynı sayfanın son paragrafında, ilk derece mahkemesince 5.052.741,85 TL teminat mektubu bedeli yönünden tahsilde tekerrür oluşturacak şekilde yeniden tahsil kararı verilmesinin hatalı olduğu yazılmıştır.

Bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi dikkate alındığında, iş sahiplerince teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşmeye uygun olduğu kabul edildiği takdirde iş sahiplerince yükleniciye yapılan fazla ödeme tutarının 15.827.630,07 TL olarak kabul edilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi kendi içinde çelişkili olup, karşı dava bakımından hüküm kısmı ile gerekçe arasında da çelişki yaratılmıştır.

Bu nedenle mahkemece yasal gerekçeyi taşıyan hüküm kurulduğundan söz edilemez. Yapılması gereken iş, kararın gerekçesi içindeki çelişkiyi ortadan kaldırmak, iş sahiplerine sunulan 24.12.2014 tarihli kesin hesapta yüklenici alacağının 15.080.194,64 TL olarak belirlendiği de dikkate alınarak çelişkisi giderilmiş gerekçeye uygun biçimde yeniden hüküm kurmaktır.

Bu nedenle işin esası incelenmeksizin salt bu usuli eksikliğe dayalı olarak hükmün bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile işin esası incelenmeksizin davalı karşı davacı yararına bozulduğu anlaşılmış olup, Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyularak, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda,j karşı dava yönünden; mahkemece alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken teminat mektubu bedeli yüklenici alacağına eklendiğinden, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi dikkate alındığında, iş sahiplerince teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşmeye uygun olduğu kabul edilerek,

iş sahiplerince yükleniciye yapılan fazla ödeme tutarının 15.827.630,07 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, iş sahiplerine sunulan 24.12.2014 tarihli kesin hesapta yüklenici alacağının 15.080.194,64 TL olarak belirlendiği de dikkate alınarak, karşı davanın bu miktar üzerinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, her iki tarafın istinaf taleplerinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince asıl, karşı ve birleşen davaya yönelik olarak ortadan kaldırılarak, yukarıda belirtilen gerekçeler nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair karar verilmek üzere yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1635 Esas 2023/4100 Karar sayılı 05.12.2023 tarihli kararı ile işin esası incelenmeksizin usuli eksikliğe dayalı olarak Dairemiz kararı davalı karşı davacı yararın bozulmuş, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları incelenmediği belirtilmiş olup, buna göre Dairemizce hüküm yazılırken asıl ve birleşen dava yönünden bir önceki hüküm aynen korunmuş, bozma gerekçesine göre karşı dava yönünden yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 tarih ve 2020/327 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Asıl dava yönünden, davacı-karşı davalının davasının REDDİNE, 4-Birleşen dava yönünden, davacı-karşı davalının birleşen davasının REDDİNE, 5-Karşı dava yönünden davanın kabulü ile, 15.080.194,64 TL'nin (bu miktarın 300.000,00 TL'sine 04.05.2012 tarihinden geri kalan miktara ise 05.03.2013 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacılara VERİLMESİNE,

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Alınması gereken 59,30-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.485,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.425,70-TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı-karşı davalı tarafa İADESİNE, 2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalılar-karşı davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.450,00 TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 1-Alınması gereken 59,30-TL maktu karar ve ilam harcının davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalılar-karşı davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00-TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

KARŞI DAVA YÖNÜNDEN.

1-Alınması gereken 1.030.128,10-TL nispi karar ve ilam harcından davalılar-karşı davacılar tarafça peşin olarak yatırılan 256.863,77-TL (karşı davada 4.455,00 TL + ıslah ile 252.408,77 TL) harcın mahsubu ile bakiye 773.264,33-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalılar-karşı davacılar tarafından yatırılan 256.863,77-TL (karşı davada 4.455,00 TL + ıslah ile 252.408,77 TL) peşin harcın davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara VERİLMESİNE, 3-Davalılar-karşı davacılar tarafından yapılan 21,15 TL başvuru harcı, 572,50 TL (170,80 TL+195,40 TL+206,30 TL) keşif harcı, 31.250,00 TL bilirkişi ücreti,

174,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 32.017,65 TL yargılama giderinin davacı -karşı davalıdan alınarak davalılar- karşı davacılara VERİLMESİNE,4-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalılar-karşı davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 454.801,95-TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar- karşı davacılara VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 486,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 898,14 TL tebligat ve posta gideri, 677,00 TL zamanaşımı reddiyatı olmak üzere toplam 2.061,44 TL istinaf yargılama giderinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-Davalılar-karşı davacılar tarafından yapılan 486,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 97,70 TL tehir-i icra karar harcı, 430,00 TL tebligat ve posta gideri,

15.000 TL zaman aşımı reddiyatı olmak üzere toplam 16.014,00 TL istinaf yargılama giderinin Davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara VERİLMESİNE, 4-İstinaf incelemesi sırasında birden fazla duruşma açıldığından 20.400,00-TL vekalet ücretinin davalı - karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalı tarafa VERİLMESİNE,5-İstinaf incelemesi sırasında birden fazla duruşma açıldığından 20.400,00-TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacı tarafa VERİLMESİNE,

Dair oy birliğiyle verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.07.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/335, K. 2024/846, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/335
Karar No
2024/846
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/335 K.2024/474
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/336 K.2024/439
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/336 K.2024/593
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/336 K.2024/475
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/336 K.2024/783
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/337 K.2024/695

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.