KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/490
- Karar no
- 2025/646
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/01/2025
- Numarası
- 2025/62 Esas, 2025/62 Karar
- Davanın konusu
- Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/01/2025
Karar Metni
1.688 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 29.04.2024 tarihinde 00.44 sularında müteveffa ...'e ait ... plakalı .. sevk ve idaresindeki aracın ...
Çekmeköy/İstanbul adresinde bulunan ... akaryakıt istasyonuna yakıt ikmali için uğradığını, akaryakıt personeli ... isimli davalı tarafından iş bu ... araca yakıt konulduktan sonra 3. Kişi ...'ın istasyondan ayrıldığını evine gittiğini, aynı günün sabahında ... plakalı aracın çalışmadığının fark edilmesi ile birlikte dizel yakıtlı araçtan benzin kokusunun geldiğinin fark edildiğini, 3. Kişi ... ilgili ... istasyonuna gittiğinde ... isimli davalının yanlış yakıt ikmal ettiğinin anlaşıldığını, ... plakalı aracın o andan itibaren ne tür bir hasar oluştuğu belirsiz vaziyette hemen kullanılamaz hale geçtiğini,
ilgili aracın 01.05.2025 tarihinde Çekmeköy'de bulunan bir servise götürüldüğünü ve yaklaşık 28 gün boyunca burada kalarak eski haline getirildiğini, arada geçen zaman zarfında aracın yakıtla ilgili tüm parçaları(motor dahil) incelemeye alındığını, ilgili tüm aksamın yenilemesi mi yoksa temizlik işlemi ile beraber küçük bir zararla problemin giderilip giderilemeyeceği konusu üzerinden çalışmalar yapıldığını,
aracın götürüldüğü servisten alınan bilgiler doğrultusunda bir kaç parça değişimi ve temizlik işlemi akabinde aracın çalışıp çalışmadığı test edildiğini ve bu haliyle motor değişikliği yapılmadan sorunun giderilebileceğinin anlaşıldığını, yine de son haliyle araç teslim edildiğinde KDV dahil 116.130 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, aracın teslim alındığı 28.05.2024 tarihine kadar da ikame araç kullanmak adına kiralama yapıldığını ve KDV dahil 46.800 TL kiralama bedeli ödendiğini, gelinen durumda davacılara ait ... aracın hasar giderimi yine kendi imkanlarıyla olduğunu,
uzun süren servis işlemi nedeniyle ikame araç kiralamak zorunda kalındığını ve ... plakalı aracın değerinin bir hayli düştüğünü, davalılar ile söz konusu hasar ile ilgili arabuluculuk süreci işletildiğini lakin hiç birinin teklifleri kabul etmediğini belirterek davalarının kabulü ile,
fazlaya ilişkin hakları talep artırım dilekçesi ile gerçek zararın hesaplanması sonrası artırılmak üzre belirsiz alacak davası olarak ... plakalı araçta oluşan değer kaybının şimdilik 10.000 TL'sinin davalılardan müteselsilen ve müştereken faizi ile tahsilini, hasar gideriminden kaynaklı olarak davacıların ödemiş olduğu ... plakalı aracın tamir bedelinin ıslahla artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL'sinin davalılardan müteselsilen ve müştereken faizi ile tahsilini,
... plakalı aracın serviste geçen süre zarfında kullanılamamasından kaynaklı olarak ikame araç temininden kaynaklı kiralama bedelinin ıslahla artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL'sinin davalılardan müteselsilen ve müştereken faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince; " Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;
açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin,
aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli istanbul anadolu tüketici mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere istanbul anadolu hukuk mahkemeleri tevzi müdürlüğü’ne gönderilmesine," karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ...
Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle. Huzurdaki dosyaya konu dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmemiş olduğundan davaya karşı her türlü cevap haklarının saklı olduğunu peşinen beyan ettiklerini, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ("HMK") "Ön İnceleme" başlığı altında yer alan 137. maddesinin. "Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır.
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler..." şeklindeki açık hükmü ile birlikte ön incelemenin ancak dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılabileceğini hüküm altına aldığını, haddizatında dosya üzerinden taraflarına tebliğ edilen herhangi bir dava dilekçesi bulunmadığından,
Mahkemece dilekçeler teatisi tamamlanmaksızın ön inceleme safhasına geçildiği ve dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinin anlaşıldığını, yalnızca bu husus dahi Yerel Mahkeme ilamının usule aykırı olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, Yerel Mahkeme ilamının yerinde olmadığına ilişkin bir diğer gerekçelerinin ise görevli mahkemenin tespiti yapılırken davacıların taraf sıfatına ilişkin gerekli araştırmanın yapılmamış olması olduğunu, dava konusu araca ait resmi kayıtlarda ve/veya sigorta poliçesinde aracın hususi olduğu belirtilmiş olsa dahi aracın esas kullanım şeklinin ne olduğunun Mahkemece araştırılmasının gerektiğini,
öte yandan Yerel Mahkeme ilamında davacıların tacir sıfatını haiz olup olmadığına ilişkin olarak yalnızca davalılarca dosyaya sunulan belgeler kapsamında inceleme yapılmış olmasının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinin 2. cümlesi ile göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu açık bir şekilde hüküm altına alındığını,
Kanun uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilen hususlar bakımından Mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğinden yalnızca dosyaya taraflarca sunulan belgeler ile yetinilmesinin eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması sonucunu doğurduğunu, Yerel Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan,
Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan ve (aracın belediyenin vermiş olduğu herhangi bir ruhsata istinaden işletiliyor olmasına binaen) ilgili belediyeden celp edecek olduğu belgeler çerçevesinde değerlendirilme yapılması gerekirken böylesi bir incelemenin yapılmamış olmasının hatalı olduğunu belirterek fazlaya dair her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/62 Esas, 2025/62 Karar sayılı ve 23.01.2025 tarihli ilamının kaldırılmasını, istinaf incelemesi neticesinde uyuşmazlığa bakmaya görevli mahkeme bakımından yeniden hüküm tesis edilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Değerlendirme:Dava, davacının yakıt alım işlemi sırasında yanlış yakıt dolumundan kaynaklanan zararlarının taraflar arasında oluşan hizmet sözleşmesi kapsamında tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. İlk derece mahkemesince; davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı ...
Şirketi vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak;
taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan istinaf sebepleri ile sınırlı, takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas 2019 / 442 Karar sayılı içtihadında da değinildiği üzere.
6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir.
Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz.
Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir.
6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) 3. maddesi (1) Sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiştir.
6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.Öte yandan uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Yine Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmez.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet sözleşmesi kapsamında davacıların aracına yanlış yakıt dolumundan kaynaklanan zararlarının istemine ilişkin olduğu, dolum yapılan ... plakalı aracın kullanım amacının "hususi" olduğu, uyap sisteminden ve Ticaret Sicil Gazetesi sayfasından yapılan sorgulamada davalıların tacir kaydının bulunmadığı gibi vergi kayıtlarının da bulunmadığı, dosya kapsamı ile söz konusu aracın ticari faaliyetlerde kullanıldığına dair iddianın da bulunmadığı,
ilk derece mahkemesince dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK m. 115/1. ve 138. Maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; davalı ...
Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalı ... Şirketi'nin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gerekli harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,25/03/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, E. 2025/490, K. 2025/646, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama