KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/153
- Karar no
- 2025/313
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 05/12/2024
- Numarası
- 2024/225 Esas (derdest
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.683 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı Müvekkil ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.. İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel üzerinde bulunan, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın Kadıköy ... Noterliği’nin 31.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın Kadıköy ... Noterliği’nin 31.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın Kadıköy ...
Noterliği’nin 31.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ve ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın Kadıköy ...
Noterliği’nin 09.02.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ‘’Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri’’ hükümleri uyarınca ‘’Satış Vaadi Alacaklısı’’ ve ‘’Alıcısı’’ olduğunu, belirtilen satış vaadi sözleşmelerine istinaden, zilyedi olduğu bağımsız bölümlerle ilgili, üzerine düşen tüm edimleri ve mali tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bağımsız bölümler 08.11.2022 tarihinde davacı müvekkile teslim edilmiş olmasına rağmen, tapularının adına takyidattan ari olarak devir ve ferağı yapılması gerekirken, işbu davanın açıldığı tarihe kadar devir ve ferağ işlemi yapılmadığından ve bu süreçte bağımsız bölümlere,
üçüncü kişi bankalar lehine haciz tatbik edilmiş ve ipotek tesis edilmiş olması nedeniyle davacı müvekkil ve davalı Müteahhit-Satıcı arasında düzenlenmiş olan ‘’Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri’’nin konusu olan, ‘’İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...
Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerle’’ ilgili olarak, dava konusu bağımsız bölümlerin cebri icra marifetiyle dahi üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyecek, üçüncü kişilere rızaen devir ve ferağı önleyecek, üzerinde her neviden ayni ve şahsi hak, haciz, ipotek ve benzeri takyidat oluşturulmasını ve hak tesisini engelleyecek mahiyette, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu bağımsız bölümlerin Davalı Arsa Sahipleri (...
A.Ş. ve ... Enerji A.Ş.) üzerindeki tapularının iptal edilerek, her türlü takyidattan ari olarak, davacı müvekkil adına tesciline karar verilmesini, dava konusu bağımsız bölümler üzerinde. Davalılar ... A.Ş., ... Bankası ve ...
Bankası T.A.O lehine oluşturulmuş haciz, ipotek ve her nevi takyidatın terkinine karar verilmesini, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle üçüncü kişiler tarafından konulmuş başkaca takyidatların olması durumunda, bu üçüncü kişilerin de davaya dahil edilerek takyidatların terkinine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece 25/03/2024 tarihli tensip ara kararı ile " Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, 1.000.000,00 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde, davalı müteahhit ... Anonim Şirketi ile davacı arasında düzenlenmiş olan "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri"nin konusu olan, "İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...
Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerle" ilgili olarak, dava konusu ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin DAVALILAR ADINA KAYITLI OLMASI HALİNDE cebri icra marifetiyle dahi üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyecek, üçüncü kişilere rızaen devir ve ferağını önleyecek, üzerinde her neviden ayni ve şahsi hak, haciz, ipotek ve benzeri takyidat oluşturulmasını ve hak tesisini engelleyecek mahiyette İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE" şeklinde karar verilmiştir.
Davalılar ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı, ... Bankası Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, itirazın duruşmalı yapılan incelemesi soncunda 04/12/2024 tarihli celse ara kararı ile davalılar ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı, ... Bankası Anonim Şirketi ve ...
Anonim Şirketi vekilinin tedbire itirazlarının reddine, karar verilmiş ve 05/12/2024 tarihli gerekçeli ara kararı yazılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Bankası AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu ihtilaf davalı yüklenici ... Holding A.Ş. ile davacı ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Arasında olduğunu, müvekkil bankanın uyuşmazlık konusunda bir sorumluluğu ve rolü bulunmadığını, davalı malik ... Enerji A.Ş. ve ...
A.Ş. ile Bankamız arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin teminatı olarak ihtiyati tedbir şerhi işlenen ... numaralı taşınmaz üzerinde Bankamız lehine 1.500.000.000 TL bedelli, 17.11.2023 tarih, ... yevmiye sayılı ve 1.500.000.000 TL bedelli, 17.11.2023 tarih, ... yevmiye sayılı 1. dereceden ipoteği mevcut olması sebebi ile yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı; rehin hakkı sahibi müvekkil Bankaya telafisi imkansız zarar vermesi muhtemeldir.
Söz konusu ihtiyati tedbir kararı yalnızca davalı ...
Holding ve davacı arasındaki uyuşmazlık göz önüne alınarak verilmiş ancak rehin maliki sıfatına haiz Bankanın rehin hakkı göz ardı edildiğini, yine müvekkilin ..., ... ve ... numaralı taşınmaz üzerinde ise ihtiyati haczi bulunduğunu, bu sebeple hacizli taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını da talep ettiklerini, yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, İhtiyati tedbir talep eden taraf, HMK 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu,
davacı tarafın tüm iddiaları ve dava dilekçesinin dayanağını teşkil eden satış vaadi sözleşmesi davacı ve davalılardan ... A.Ş.
Aralarındaki ilişki olup tarafımızla bir ilgisi olmadığını, burada davacının yüklenici gibi yararlanabilmesi için inşaatın en az %90 ve üzeri seviyeye getirilmiş olması zorunlu olduğunu, Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamaları da bu doğrultuda olduğunu, davacı ile davalı mesa holding arasında akdedilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hukuken geçerli olmadığını, ihtiyati tedbir kararının gerekçesi belirtilmediğini, muhtemel zararlara karşı dava değerinin %15’inden az olmamak üzerinden her bir davalı için teminat alınması gerektiğini, müvekkil banka iyiniyetli olup ihtiyati tedbir kararı,
sadece rızaen satışlara engel olan bir tedbir kararı olduğunu, cebri icra ile satış engellenemeyeceğini, müvekkil bankanın alacağı davacının alacağına rüçhanlı olduğunu, davacının kendisine satışının vaad edildiğini iddia ettiği taşınmaz, müvekkil bankaya ipotek edilen taşınmaz olsa dahi ipotek ayni bir hak olup herkese karşı ileri sürülebilir. oysa davacının davasının dayanağı olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yasal şartlara da haiz olmadığını, açıklanan nedenlerle İDM'nin 05/12/2024 tarihli Yerel Mahkeme ara kararına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını,
dava konusu taşınmazın üzerine konulan ihtiyatî tedbirin kaldırılmasını Mahkeme aksi kanaatte ise Müvekkil Bankanın uğrayabileceği yaklaşık zarara göre teminat miktarını belirleyerek karar verilmesini ve ihtiyati tedbirin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icrai satışa engel olmadığına ilişkin karar kurulmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve her türlü takyidattan ari tescil, haciz ipotek ve her türlü takyidatın terkini istemine ilişkindir.Davalı ... Bankası A.Ş. İDM'nin 05/12/2024 tarihli davalılar vekillerinin tedbire itirazlarının reddine ilişkin ara kararını istinaf etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir.
Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat,
kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.
HMK 392. madde uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde hakim teminat alınmamasına da karar verebilir. İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir.
Doğaldır ki davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm taraf delilleri toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacak ve davacının talebi hakkında karar verilecektir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davada uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olup davacı ile davalı ...AŞ.arasında noterde 31.08.2020 ve 09.02.2021 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmeleri akdedildiği, taşınmazın davalılardan ...AŞ.ve ...AŞ.adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazların tapu kaydında satış vaadi sözlemesinin düzenlenme tarihinden sonra davalı bankaların alacaklısı olduğu ipotek ve haciz şerhleri tesis edildiği sabittir.
Yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup davaya konu taşınmazın davalı malikler tarafından satılması ve devri veya davalı bankaların alacaklı olduğu ipotek ve haciz şerhleri nedeniyle cebri icra yoluyla satılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararda doğabileceği davacının hak kaybına uğrayabileceği gözetilerek tarafların hak ve yarar dengesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte düşünüldüğünde davacının ihtiyati tedbir talebinin HMK'nun 389. ve devamı maddeleri dikkate alınarak kabulüne ve davalıların itirazlarının reddine
karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca talep resmi şekilde düzenlenmiş belgeye dayandığından durum ve koşullar da dikkate alınarak teminat alınmamasına ilişkin İDM taktirinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı vekillinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle davalı ...
Bankası AŞ. vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/153, K. 2025/313, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama