KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Dosya no
- 2017/918
- Karar no
- 2018/719
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2016
- Numarası
- 2015/949 E., 2016/706 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/06/2018
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından sigortalanan ... plakalı arac(tır) üzerinde bulunan konteynerin,vinç tarafından yüklenmek üzere alınması (elleçleme) esnasında şoför mahalli sağ yan tavan ve arka difransiyel çamurluklarında hasar meydana geldiğini, verilen zarar sonucu müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı ... plakalı araç malikine 3.226,00-TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin hasara sebep olan davalıdan tahili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün.. esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı tarafın icra dosyasına haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı aracın liman sahası içinde hasarlandığına ilişkin tutulan tutanağın müvekkili şirket yokluğunda tutulduğunu, hasarın müvekkili şirketin kusuru ile oluşmadığını, araç sürücüsünden kaynaklanan kusur ile kazanın meydana geldiğini, davanın süresinde açılmadığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan 07/04/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçtaki hasarın 3.226,00-TL olduğu kabul edilmiş, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, İİK 67/2. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gözetilerek; "Davanın kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Asıl alacağın %20'si olan 645,20 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hasar tutanağının davalı şirketin yokluğunda düzenlenmesi nedeniyle esas alınamayacağı, kusurun davacıya ait olduğu, alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedildiği, davanın süresi içinde açılmadığı hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebinden ibarettir.
1)İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenine, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, hükme esas alınan 07/04/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunun olaya, oluşa ve Yargıtay uygulamalarına uygun denetlenebilir gerekçeler içermesine, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın % 100 oranında kusurlu bulunmasına, davalı tarafça olayın farklı bir şekilde meydana geldiğine ilişkin dosyaya herhangg bir delil sunulmamasına,
kazaya ilişkin olarak düzenlenen 22/08/2011 tarihli tutanağın resmi görevli olan gümrük muhafaza memuru Ramazan Yamaç'ın da huzurunda düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, başlatılan icra takibine davalı vekili tarafından 22/03/2012 tarihinde itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulduğuna ve bu durdurma kararının alacaklı/davacı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin icra dosyası kapsamında bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının süresi içinde açılmış olmasına göre Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesine usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre;
davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
2) İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, sigortalı araçta hasar sonucu oluşan zarar miktarı yapılan yargılama sonunda belirlenmiş bulunmaktadır.
Davalı/borçlu alacağın miktarını bilmemektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir zarar miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmemektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) değildir. Bu nedenle Mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamaktadır.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Mahkemece icra inkar tazminatına ilişkin olarak verilen hükmün kaldırılarak istinaf konusu yapılmayan hususların istinaf yasa yoluna başvuran davalı bakımından usuli kazanılmış hak olduğu da gözetilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.(HMK 353/1-b/2).
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/918, K. 2018/719, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama