KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Dosya no
- 2019/2797
- Karar no
- 2021/1522
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/04/2019
- Numarası
- 2016/1191 E. - 2019/614 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 14/10/2021
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle. 30/06/2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı ve tam kusurlu motosiklet sürücüsü müteveffa ...'nin tescilsiz ve plakasız motosikleti kullanırken geçirdiği kaza sonrası vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, Eşi için 2.100 TL. ... için 100 TL., ... için 100 TL. ... için 100 TL. olacak şekilde toplam 2.400 TL. Destekten yoksun kalma tazminatı ve şimdilik 100 TL.
Defin ve cenaze gideri olmak üzere toplam 2.500 TL. Maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/02/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini Eşi için 163.304,03 TL. ... için 14.533,35 TL., ... için 19.068,31 TL. ... için 16.594,69 TL. olacak şekilde to Destekten yoksun kalma tazminatı ve 500 TL.
Defin ve cenaze gideri olmak üzere toplam 211.500,38 TL artırarak 25.000,00 TL toplam tazminat talebini 214.000,38 TL'ye yükseltmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine, sürücü tarafından ileri sürülen tazminat talepleri teminat dışı olduğundan davanın reddine, tazminattan kusur indirimi yapılmasını, cenaze masraflarında sorumlulukları bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, davacının sürücü belgesinin olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. 1-Davacı taraflarca açılan maddi tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile; a) Davacı eş ... için destekten yoksun kalma nedeniyle toplam 150.906,86-TL maddi tazminatın davalıdan (azami sorumluluk limiti 225.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalının temerrüt tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Davacı kız ... için destekten yoksun kalma nedeniyle toplam 15.267,16-TL maddi tazminatın davalıdan (azami sorumluluk limiti 225.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalının temerrüt tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, c) Davacı oğul ... için destekten yoksun kalma nedeniyle toplam 13.327,90-TL maddi tazminatın davalıdan (azami sorumluluk limiti 225.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalının temerrüt tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, ç) Davacı kız ... için destekten yoksun kalma nedeniyle toplam 11.665,67-TL maddi tazminatın davalıdan (azami sorumluluk limiti 225.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalının temerrüt tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d) Davacı ... tarafından yapılan 500,00-TL cenaze ve defin giderinin davalının temerrüt tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, kazaya karışan aracın hurda olduğunu, bu nedenle ...nın sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
30/06/2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı ve tam kusurlu motosiklet sürücüsü müteveffa ...'nin tescilsiz ve plakasız motosikleti kullanırken geçirdiği kaza sonrası vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Davacı taraf, trafik sigortası bulunmayan motosikletin sebep olduğu yaralanmadan kaynaklanan zarar nedeniyle davalı Güvence Hesabına husumet yöneltmiştir.
Mahkemece, husumet yöneltilen kazaya neden olan hurdaya ayrılmış araç ile ilgili araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir.
Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine; aynı Kanun’un 91. maddesinde motorlu araçların “zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan; ...na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ...
Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ...nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın, 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.
Kaza tutanağında davacı tarafın zarara sebep olduğunu iddia ettiği motosikletin tescilsiz-hurda olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davalı ...na trafik sigortasız aracın neden olduğu zarar iddiası ile husumet yöneltildiği, ...nın sorumluluğunun sigortalılık yasası ve güvence hesabı yönetmeliğine göre ancak ZMSS yaptırması zorunlu bir araç bulunması halinde söz konusu olabileceği, davalıya husumet düşüp düşmediğinin doğru biçimde tespit edilmesinin gerekliliği ve bu hususun re'sen gözetileceği dikkate alınmak suretiyle;
kazaya karışan araca ait trafik tescil dosyasının tamamının (aracın ilk tescil kaydından itibaren) ilgili merciden getirtilmesi ile aracın tescil kaydının silinip silinmediğinin, silinmiş ise silinme sebebinin ve yeniden tescilinin yapılıp yapılmadığının saptanması ile davalının hukuki durumunun yukarıda açıklanan yasa ve mevzuat hükümleri kapsamında takdir ve tayini gerekirken anılan hususlar için yeterli araştırma yapılmadan ve bu hususlar karar yerinde tartışılmadan karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönü ile kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine
varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2797, K. 2021/1522, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama