KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2022
- Dosya no
- 2019/4246
- Karar no
- 2022/1597
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2018
- Numarası
- 2014/2387 Esas - 2018/1150 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 17/11/2022
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03/04/2014 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, müvekkili davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan.
100.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işlenden olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteleslsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25.09.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 74.554,81-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığını belirerek davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... meydana gelen kaza neticesinde davacının, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19/12/2016 tarihli rapora göre ATK 3. İhtisas dairesi tarafından 02/04/2018 tarihinde düzenlenen rapora göre ise davacının meslekte kazanma gücünü % 14,2 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 12 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği, dosya kapsamına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğu,
aktüer bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 10741,69 TL geçici iş göremezlikten, 63.803,12-TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklı olmak üzere toplam 74.544,81-TL maddi tazminata hak kazandığı,
18.000,00- TL manevi tazminat takdir etmek gerektiği,'' gerekçesiyle, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 74.544,81-TL maddi tazminatın davalı Sigorta Şirketi bakımından 20/06/2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ise olay tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-18.000-TL manevi tazminatın 03/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ile birlikte davalılar ...
San. Ve Tic. Ltd.Şti ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, karar verilmiş; davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili; manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; davacı 4-b sigortalısı olup, SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığı araştırılmadan, ödeme aldı ise yapılan ödemeler mahsup edilmeden karar verildiğini, davacının geçici iş göremezlik süresinin tahminen belirlendiğini, varsayıma dayalı olup gerçekleri yansıtmadığını, ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faizin başlangıç tarihinin ıslah tarihi, bu mümkün olmaz ise hesap rapor tarihi olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda. Dava , trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle.
SGK Kadıköy Sosyal Güvelik İl Müdürlüğü'nün 09.12.2015 tarihli cevabi yazısında 4-b sigortalısı olan davacıya kaza ile ilgili gelir bağlanmadığının ve ödeme yapılmadığının belirtilmiş olmasına.
02.04.2018 tarihli ATK raporunda davacının bizzat muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları değerlendirilerek kaza nedeniyle oluşan yaralanmasına göre geçici iş göremezlik süresinin belirlenmiş olmasına; her ne kadar maluliyete ilişkin rapor kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmamış ise de maluliyet raporuna davalı tarafça bu hususta ayrıca ve açıkça itiraz edilmemiş olmasına, yine bu hususun ayrıca ve açıkça istinaf sebebi yapılmamış olmasına; davalı sigorta şirketi yönüden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre;
davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Kaza tarihi (2014), kusur durumu (%100 davalı kusuru), davacının yaralanasının niteliği, maluliyet oranı, hayati tehlike geçirmiş bulunması, kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellikleri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında; manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu,
Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacı lehine anılan ilkeler de dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyecek şekilde manevi tazminatın bir miktar az takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilince kaza tarihinden itibaren ticari faiz istenilmiş, yerel mahkemece ticari faize hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan, kazaya karışan araç arazi taşıtı (jeep) ve kullanım amacı ''yolcu nakli-hususi ' olduğundan ticari araç olarak değerlendirilmez. Bu halde, davacı lehine maddi ve manevi tazminat yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE; yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE ve yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, hatalı hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4246, K. 2022/1597, 17 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama