KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1916
- Karar no
- 2023/2092
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2020
- Numarası
- 2018/763 Esas - 2020/343 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 23.11.2009 tarihinde, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davalı tarafından zarar gören 3. kişi için ödenen bedelin müvekkilinden tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bir dönem ... plakalı aracın maliki olduğunu ancak bu aracın kazadan önce müvekkili tarafından Muğla Ortaca Noterliği'nin 12/11/2009 Tarih, ...
Yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi" ile dava dışı ... satıldığını ve teslim edildiğini, bu nedenle 12/11/2009 tarihinden itibaren aracın işleteninin ... olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkiilinin herhangi bir mesuliyeti olmadığını, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete trafik sigortalı olan ve kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde malikinin ve sigortalısının davacı olduğunu,
sigortalı aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde iken sürücünün ehliyetsiz araç kullanması sonucunda %100 (tam kusurlu) olarak trafik kazasına karıştığını, kaza sebebiyle müvekkili şirketçe kazada yaralanan ...'ye 13.603,00 TL sürekli sakatlık tazminatı ödendiğini, bu bedelin rücuen tahsili ile Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından 13.603,00 TL bedelle sigortalı aleyhine icra takibi başladığını, davacı yanca işbu İcra dosyasına süresinde itiraz edilmediğini ve icra dosyası kesinleştiğini, dosyanın kesinleşmesini takiben davacı yanca huzurda görülmekte olan iş bu menfi tespit davasının açıldığını, davacı yanın ... plaka sayılı aracını noter aracılığı ile satışının 11.gününde işbu dava konusu kazanın meydana geldiğini, ZMMS poliçesinin genel şartlarına göre 15 gün süre içerisinde davacı yanın sözleşmesel sorumluluğu devam ettiğini, davacı taraf aracının satışını yapmasını takiben müvekkili şirkete hiçbir bildirimde bulunmadığını,
bu nedenlerle davacı yanın oluşan zarar ile ilgili sözleşmesel sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''Davacı ... ... plakalı vasıtanın satışının, kazanın meydana geldiği 23.11.2009 tarihinden önce 12.11.2009 tarihinde Ortaca Noterliğinde "Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi" düzenlenerek ... yapıldığı, sözleşme süresi içerisinde işletenin değiştiği, sigorta sözleşmesinin yeni işleten dava dışı ... yönüyle geçerliliği kaza tarihi itibarıyla yürürlükteki ZMMS Genel Şartları C-4 maddesi gereğince;
işletenin değiştiği 12.11.2009 tarihten itibaren itibaren 10 günlük süre sonu olan 22.11.2009 tarihi itibarıyla sona ermiş olup trafik kazası 11. günde 23.11.2009 tarihinde meydana geldiğinden davalı sigortacı şirketin sorumluluğunun doğmayacağı, davalı sigorta şirketinin trafik kaza nedeniyle ödediği sigorta tazminatının eski sigortalı/işleten konumundaki davacı ... rücu şartları oluşmadığından rücu edilemeyeceği, davacının davalıya borcunun bulunmadığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı'' gerekçesiyle, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
KTK 94. Maddesine göre aracın satışı halinde malik/ sigortalının durumu 15 gün içerisinde sigortacıya bildirme zorunda olduğunu, isterse sigortacının bu 15 gün içinde poliçeyi iptal edebileceğini, ancak bu bildirimin müvekkili şirkete yapılmadığını, bu nedenle eski malik olan davacının zarardan sorumlu olduğunu, kaza tarihinde kazaya karışan sigortalı aracın halen davacı adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkili ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisi kaza tarihinde devam etmekte olduğundan müvekkilinin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu,
kaldı ki mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesi ile aracın mülkiyetinin alıcıya geçmediğini ve müvekkili yönünden sigortalının değişmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak zorunlu trafik sigortası tarafından zarar gören 3. kişiye ödenerek sigortalısından icra yolu ile rücuen (ehliyetsizlik ve %100 kusur nedeniyle) tahsili istenen miktar yönünden sigortalının borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.
Maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.Aynı Yasanın 94.maddesinde de.
“Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır...Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir...Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Araç satışının 2918 sayılı Yasanın 20/d maddesine uygun yapılması halinde ise Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının C-4 maddesinde;" sigorta sözleşmesi sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir.
Sigorta sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olacağı" açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, somut olaya bakıldığında, kaza yapan ... plakalı araç 25.01.2009-25.01.2010 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalıdır.
Dosya kapsamına göre, sözkonusu aracın, Muğla / Ortaca Noterliği'nce düzenlenen 12.11.2009 tarihli '' Mülkiyetin Saklı Tutulması Suretiyle Satış Sözleşmesi'' ile ... vekili ... tarafından, ... adlı kişiye satıldığı, 23.11.2009 tarihinde ise (satıştan sonra 11. gün) dava konusu kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Araç satışı, mülkiyeti muhafaza kaydı ile gerçekleşmiş olup, KTK'nın 3. maddesine göre, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişi işleten olacak olup, esasen alıcı kişinin bununla ilgili özel siciline kayıtlı olup olmadığı dosyada belli değil ise de, aracı mülkiyeti muhafaza kaydı ile satan malikin ( davacının), satışı kazadan önce davalı sigorta şirketine bildirmediği başka bir deyişle yukarıda açıklanan yasa ve genel şartlarda belirtilen hususları yerine getirmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, eldeki davanın konusuna göre,
davacının kaza tarihinde malik-işleten olup olmamasının bir öneminin olmadığı, sigorta poliçesinin tarafı olarak davacının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kaza tarihinde devam ettiği kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(Yargıtay 17.HD'nin 2016/2030 Esas, 2016/6411 Karar sayılı ilamı)Ancak, bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 177,90-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,3/İstinaf eden tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,
4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2020 gün ve 2018/763 Esas - 2020/343 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,a/Davanın REDDİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/1916, K. 2023/2092, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama