KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/954
- Karar no
- 2024/1526
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2020
- Numarası
- 2019/537 Esas - 2020/134 Karar
- Davanın konusu
- Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, 08/07/2017 tarihinde, davalıya kasko sigorta poliçe ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda tam hasara uğradığını, başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek hasara uğrayan aracın rayiç değeri olarak 62.000,00-TL ödeme teklifinde bulunulduğunu ve taraflarının ibra edilmesini talep ettiklerini, 11.08.2017 tarihli ibranamenin müvekkil tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu ihtirazi kaydı düşülerek imzalandığını,
davalı sigorta şirketinin ibranameye ihtirazi kayıt konmasını gerekçe göstererek hasar tazminatını ödemediğini, bunun üzerine davalı sigorta şirketi aleyhine ödenmeyen sigorta tazminatının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ...
Esas numaralı dosya ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz neticesinde halen derdest olan İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1055 Esas numaralı dosya ile itirazın iptali davası açtıklarını, itirazın iptali davasının 62.829,25-TL üzerinden ikame edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının toplam 80.277,81-TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin 18.000,00-TL daha alacaklı olduğunu, aracın rayiç değerinden sovtajın düşürülmesini kabul etmediklerini, müvekkile ait aracın ticari taksi olup geçimini ticari taksi ile sağladığını,
Maliye Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de 13.10.2016 tarihinde yayınlanan 29856 sayılı tebliğnamede ticari taksilere tanınan tek seferlik ÖTV muafiyeti kapsamında satın alındığını, düzenleme gereği müvekkilinin tekrar muafiyetten yararlanamayacağından ÖTV'ninde tazminattan düşülmemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında özetle; alacak zamanaşımına uğradığını, müvekkili davalı ancak gerçek zarardan sorumlu olup davacının zararının dava konusu kazaya karışan sigortalı aracın ticari taksi olarak kullanılması, kullanılmışlık düzeyi vb. dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, sovtaj davacı yanda kalacak şekilde sovtaj bedeli düşülerek ve ÖTV’siz gerçek zarar hesaplanması gerektiğini, araç istisna kapsamında alındığından müvekkilinin ÖTV’den sorumlu olmadığını, davalının ticari faiz talebinin yersiz olduğunu belirterek,
davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ''...İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/241 Esasında açılan davanın Mahkemenin 29.05.2019 tarih ve 2019/613 karar sayılı kararı ile, Mahkemenin 2017-1055 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, akabinde mahkemenin 05/07/2019 tarihli tensip kararı ile dosyanın mahkemenin 2017/1055 esas sayılı dosyasından tefrikine karar verilerek dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu,
mahkemenin 2017/1055 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet rapor ve ek raporunda, 2016 model, 08.07.2017 tarihinde, yaklaşık 7 av ve 40.150 km kullanıldıktan sonra kazaya karışmış ticari taksinin, teknik ve ticari yönden tam hasarlı pert durumunda olduğu, kaza öncesindeki rayiç değerinin 80.000-TL olduğu,.
80.000-TL araç bedelinin 08.09.2017 ve 21.09.2017 tarihleri arasındaki süre için işlenmiş avans faizinin 277,81-TL ve toplamının 80.277,81-TL olduğu, icra takip tarihi 21.09.2017 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği, ÖTV eklenmeden rayiç fiyatın KDV dahil 53.333,33-TL, ödenecek tazminat tutarının 53.333,33 TL ve işlenmiş avans faizi ile toplamının 53.518,54-TL olduğunun belirtildiği,
mahkemenin 2017/1055 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesine göre araç piyasa rayiç değerinin, hasar tarihi itibarıyla aracın model yılı, hasar geçmişi, aracın kiralık veya taksi kullanımından otomobile çevrilmiş olup olmadığı ve kilometre bilgisinin dikkate alınacağı, aracın alımı sırasında yapılan vergi indirim oranının (engelli aracı, distribütör firma tarafından ithal edilmeye araç, sigortalının yurtdışından sürekli olarak getirdiği araç vb.) kesinti yapılarak belirleneceğinin anlaşıldığı,
bu durumda aracın rayiç değeri belirlenirken ÖTV indiriminin düşüleceği, kaza tarihi itibariyle aracın model yılı hasar geçmişi ve taksi olarak kullanılıp kullanılmadığının hesaplamada dikkate alınması gerektiği değerlendirildiği, yapılan değerlendirmeye göre, 27.05.2019 tarihli Bilirkişi Ek raporunda tespit edilen seçeneklerden araç davalı sigortaya teslim edilmek suretiyle aracın rayiç fiyatının 53.333,33-TL olarak belirlendiği, bu seçeneğin olaya uygun bulunduğu kanaatine varıldığı, varılan sonuca göre; açılan davanın kısmen kabulüne; davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 53.333,33-TL asıl alacak, 341,92-TL işlemiş faiz, 160,22-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 53.835,47-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği;
uyuşmazlık konusu ve tarafları aynı olan Mahkememizin 2017/1055 Esas sayılı dosyasında davacının açmış olduğu itirazın iptali davasında, davacının davalıdan olan alacağı hüküm altına alındığından ve davacının davalıdan anılan dosyada hüküm altına alınan alacağı dışında başkaca bir alacağı bulunmadığından açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği '' gerekçesiyle.
Davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmıuştur.
İstinaf nedenleri: Davacı istinaf dilekçesinde özetle, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dosyada mübrez ekspertiz raporu arasında çelişki bulunuduğunu, bilirkişi raporunda ÖTV dahil 80.000,00-TL olarak belirlenen rayiç değerin hatalı olduğunu, rapora bu yönden itiraz edilmesine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda kasko sigortası ile aracın rayiç değerinin sigorta kapsamında olduğunun belirtilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından ÖTV bedeli düşülerek bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini,
bilirkişi raporunda müvekkilinin ÖTV indiriminden bir defaya mahsus yararlanması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ÖTV muafiyeti dikkate alınmaksızın rayiç değer üzerinden yapılması gerektiğini, kararın hatalı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kazaya karışan davalıya kasko sigortalı aracın kaza nedeniyle pert-total olduğu ve 2016 model, ticari taksi niteliğindeki aracın ÖTV indirimi kapsamında satın alındığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, araç rayiç değerinin doğru belirlenip belirlenmediği, rayiç değer belirlendikten sonra bundan ÖTV indirimi yapılıp yapılmayacağı noktalarında toplanmaktadır. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7/2. maddesinde.
"Bu Kanuna ekli.
(II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan; a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından, b) (Ek alt bent: 06/02/2014-6518 S.K./56. md) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç),
yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin %50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, c) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm'ü aşanlar hariç),
87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, d) (Değişik alt bent: 06/02/2014-6518 S.K./56. md) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,
beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı.... vergiden müstesnadır" düzenlemeleri yapılmıştır. 30/04/2010 tarih ve ÖTV-2/ 2010-3 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Sirküleri/12 "İstisnadan Yararlanılan Aracın Hurdaya Ayrılması" başlıklı 3/g maddesinde ise.
"Kanunun 7 nci maddesinin 2 numaralı bendi kapsamında düzenlenen istisnadan yararlanılarak ilk iktisabı yapılan araçları, 5766 sayılı Kanunun 19/c maddesinin yürürlüğe girdiği 1/7/2008 tarihinden önce veya sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu hurdaya çıkaran malul ve engelliler, istisnadan yararlanılan aracın ilk iktisabından itibaren 5 yıl geçmemiş olsa dahi, 1/7/2008 tarihinden itibaren yeni bir aracı iktisap etmeleri halinde ÖTV istisnasından yararlanabileceklerdir" düzenlemesine gidilmiştir.
Buna göre. Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7/2-d maddesiyle, ilk iktisabından sonra ...kaza sonucu hurdaya çıkarılmasında... beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabının ÖTV'den muaf olduğu belirtilmiştir. Yani, aracın trafik kaydının silinip aracın hurdaya ayrılmasından sonra, aynı cinsten aracın beş yıl içindeki ilk iktisabında ÖTV muafiyet hakkı devam etmektedir. ( Bkz.
Yargıtay 4.HD'nin 2021/8634 Esas, 2022/8569 Karar sayılı ilamı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; bilirkişi kök raporunda aracın kaza tarihindeki rayiç değeri aracın markası, modeli, kilometresi, hasar geçmişi ve ticari taksi olarak kullanıldığı hususları nazara alınarak belirlenmiş olup, denetime açık ve yeterli olan iş bu rapordaki rayiç değere ilişkin belirlemenin hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; somut olayda; davalı şirkete kasko sigortalı engelli aracının, davaya konu 08/07/2017 tarihli kazada pert-total hale geldiği,
davacının kabul etmemesi nedeniyle sovtajın davalı sigorta şirketinde kaldığı ve sovtajın rayiç bedelden düşüldüğü, aracın 21.11.2016-2017 vadeli kasko sigorta poliçesi ile davalı nezdinde sigortalandığı, davaya konu edilen rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmakla;
davacı, aracını yukarıya alıntılanan yasal düzenlemeler gereği ÖTV bedeli ödemeksizin (vergi muafiyetinden yararlanarak) iktisap etmiş olduğundan, yerel mahkemece yasal imkandan yararlanılarak ÖTV bedeli ödenmeden edinilip kasko ettirilen aracın tam zayi olması nedeniyle, davacının edinimi sırasında ödemediği ÖTV bedeli düşülerek ( ÖTV'siz olarak) tazminata karar verilmesinde bir yanılgı bulunmamasına; kaldı ki ilgili poliçede de tam ziya halinde ÖTV bedelinin düşüleceği hususunun düzenlenmiş bulunmasına göre;
davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile 368,30-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy çokluğu ile, karar verildi. 17/10/2024
-MUHALEFET ŞERHİ- Davacıya ait taksi olarak tescil edilen aracın alımında yararlanılan ÖTV muafiyeti Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 29856 sayılı tebliğinde m.6.5 "İstisnadan, Kanunda belirtilen kişilerden biri tarafından ve bir defaya mahsus olmak üzere faydalanılabileceğinden, aynı kişi tarafından veya Kanunda sayılan diğer kişi ya da kişiler tarafından ikinci bir taşıtın istisna kapsamında iktisap edilmesi mümkün değildir." düzenlenmiş olup bu düzenleme uyarınca muafiyetin yalnızca ilk iktisap için geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Engelli araçları için Yargıtay içtihatları tazminat hesaplanırken, tekrar araç alınması halinde ÖTV ödenmeyecek olması halinde gerçek zararın ÖTV'siz değer olacağı yönündedir. Ancak dava konusu olayda ilgili tebliğ uyarınca davacı ÖTV muafiyetinden tekrar faydalanamayacağından gerçek zararın hesabında ÖTV'nin de dikkate alınması gerekmektedir.
Hal böyle olunca da; ilgili tebliğ uyarınca davacı ÖTV muafiyetinden tekrar yararlanamayacağından ve taraflar arasındaki sözleşmede bu hususa temas eden belirleme genel işlem koşullarına aykırılık nedeniyle geçerli olmayacağından, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, ÖTV eklenmiş bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun reddi yönündeki sayın çoğunluk görüşünü benimsemiyorum..
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/954, K. 2024/1526, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama