KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2024/1962
- Karar no
- 2025/563
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2023
- Numarası
- 2015/1201 Esas - 2023/893 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 17/04/2025
Karar Metni
2.821 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı otobüsün, müvekkili ...'ye çarpması neticesinde meydana gelen 08/02/2015 günlü trafik kazasında ...'nin ağır bir biçimde yaralanarak 9 kez beyin ameliyatı geçirmek zorunda kaldığını, Haydarpaşa Numune Hastanesi'nden temin edilen rapordan da anlaşılacağı üzere %96 oranında maluliyete uğradığını ve sonuçta yatalak hale geldiğini, bir çok tedavi gideri harcaması yapıldığını, ayrıca kazadan sonraki tüm bakımının davacı kızı ... tarafından üstlenildiğini,
...'ün annesine bakabilmek için 4.500,00-TL gelir elde ettiği işine ara vermek zorunda kaldığını, bu nedenle bakıcı gideri zararının bu gelir üzerinden hesaplanmasını istediklerini, bundan ayrı ...'nin kazadan önce eşinden ayrılan ve velayeti annesinde bırakılan davacı oğlu ...'in çocuğu olan ...'e her ayın son haftası gece ve gündüz baktığını, kazadan sonra bu bakım işlerini yerine getiremediğinden davacı...'un bakıcı parası ödemek zorunda kaldığını, bu zararın da hesap edilerek ödenmesi gerektiğini;
eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı gerekçesiyle sigortacı tarafından tazminat talebinin reddedildiğini, oysa davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ileri sürerek;
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) ... yönünden 2.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan avans faiziyle birlikte, bundan ayrı kazazede ... için 150.000,00-TL ve davacı çocukların her biri için de ayrı ayrı 20.000,00-TL olmak üzere toplam 230.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 11/10/2023 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de;
yargılama sırasında 25/12/2019 tarihinde hayatını kaybeden davacı ... bakımından talep edilen maddi tazminata ilişkin zararın bilirkişi raporları doğrultusunda (... imzalı 01/06/2021 ve ... imzalı 25/01/2022 günlü raporlar) belirgin hale gelmesi nedeniyle maddi tazminat taleplerinin 41.697,70-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalılar ise;
davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ...'nin 08/02/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde yaralanan davacı ...'nin %64 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin de 9 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birinin bakımına muhtaç olduğu hususlarının ATK raporlarıyla, ayrıca kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %25 oranında, kazazedenin ise %75 oranında kusurlu olduğunun da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporla belirlendiği,
kazazede ...'nin yargılama devam ederken 25/12/2019 tarihinde evinde öldüğü, geçirmiş olduğu trafik kazasıyla ölümü arasında illiyet bağı olabileceği, ancak ölüm anına ve sebebine ait yeterli tıbbi bilgi ve belge bulunmadığından, bu konuda tam bir belirleme yapılamayacağının da Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 25/10/2021 günlü raporla açıklandığı;
her ne kadar Dr. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/01/2022 günlü raporda davacının ölünceye kadar bir başkasının bakımına muhtaç olduğu yönünde görüş bildirmiş ise de konuya ilişkin ATK raporu dikkate alındığında, söz konusu bu rapora itibar edilemeyeceği, ancak Dr. bilirkişi tarafından düzenlenen söz konusu rapordaki ...'nın sorumluluğu dışında kalan tedavi gideri zararına ilişkin belirlemelerin hükme esas alınmaya yeterli olduğu, bu durumda aktüer bilirkişi ve Dr. Bilirkişiden temin edilen raporlara göre;
davacının uğradığı tespit edilen geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri zararına hükmedilmesi gerektiği, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki gerekçeyle;1-Maddi tazminatın kısmen kabulüne, 1.987,60 TL geçici iş göremezlik, 11.200,29 TL sürekli iş göremezlik, 901,13 TL bakıcı gideri,
1.520,31 TL diğer tedavi giderleri olmak üzere 15.339,33 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 19/11/2015 tarihinden diğer davalılar yönünden 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak muris ...'nin veraset ilamındaki mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya dair maddi tazminatın reddine,2-Manevi tazminatın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak muris ...'nin veraset ilamındaki mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, 3-3.000,00'er TL manevi tazminatın 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak davacılar..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı verilmesine, fazlaya dair manevi tazminatın reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; kusura ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın düzenlenen yetersiz ATK raporuna dayanılarak kazanın oluşumunda ...'nin asli kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğu,
ayrıca kazazedenin hastanede yatarak tedavi edildiği süre toplamının 9 ay 27 gün olduğu ve en az %64 oranında maluliyete uğradığı gözetildiğinde, sadece 3 ay süreyle bakıcı gideri hesaplaması yapılmasının doğru olmadığı gibi kazazedeye bakan davacı ...'ün kazadan önce 4.500,00-TL gelir elde ettiği, işinden ayrılmak zorunda kaldığı gözetildiğinde, bakıcı gideri zararının bu gelire göre hesaplanması gerektiğinin de göz ardı edildiği, tedavi gideri zararlarının gerçek harcamaları karşılamadığı, bu konudaki tespitlerin çok eksik olduğu,
sonuç itibariyle maddi tazminata ilişkin taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve vekil edenleri yararına takdir olunan manevi tazminat miktarlarının da son derece yetersiz bulunduğu gibi her bir davacı yararına kabul edilen manevi tazminat tutarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinde vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının da hatalı bulunduğu hususlarına yöneliktir.Dava,
trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;(1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri doğrultusunda kazazedenin ölene kadar geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının ve konuya ilişkin raporların dikkate alınması neticesinde;
konusunda uzman İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlendiği anlaşılan 26/10/2022 günlü raporun dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınarak ...'nin kaza neticesinde %64 oranında maluliyete uğradığı, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bu iyileşme süresi içerisinde de 3 ay boyunca başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kabul edilerek bu kabule göre;
kazazedenin uğradığı kalıcı ve geçici iş göremezlik zararı hesaplaması yapılmasında ve anneye bakmak kendi inisiyatifinde olan davacının gelirinin ne olduğunun bir önemi olmaması nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda asgari ücretin brütü üzerinden geçici bakım gideri zararına hükmedilmiş olmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;Bundan ayrı, kazazede ölene kadar çeşitli sürelerde ve aralıklı olarak tıbbi yardım almış, bu nedenle hastanelerde yatarak toplam 9 ayı geçen süreyle tedavi görmüş ise de,
kişinin gördüğü tüm tedavilerin kaza ile illiyetli olduğunun kanıtlanamaması ve dahi ...'nin öğretmen emeklisi olması nedeniyle bu giderlerin ... tarafından karşılanmış olması gözetildiğinde mahkemece; bakıcı gideri ihtiyaç süresinin 3 ay olduğunu kabul etmiş olmasında da bir yanılgı mevcut olmamasına.
Tüm bunlardan ayrı, yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edilen 31/01/2019 günlü rapordaki kazanın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin,
olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan Kaza Tespit Tutanağındaki tespitler yanında olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nde kazazedenin katılımıyla görülen ve davalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasıyla sonuçlanarak yasa yolu denetiminden de geçmek suretiyle 16/09/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2015/482 Esas - 2019/98 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki belirlemelerle de örtüşmesi karşısında, mahkemece 31/01/2019 günlü kusur raporunun hükme esas alınması neticesinde kazanın oluşumunda ...'nin %75 oranında,
davalı araç sürücüsünün de %25 oranında kusurlu olduğunun benimsenmesinde somut olayın özelliklerine göre herhangi bir yanılgı tespit edilememesine ve ayrıca ... tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne olabileceğine ilişkin olarak Dr. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/01/2022 günlü rapordaki yol gideri, hijyen ürünleri, yatak yarası önleme malzemeleri, çok sayıda hastane yatışlarındaki bakım ve temizlik için kullanılan malzemeler gibi giderler dahil toplam 1.001,25-TL'lik tedavi gideri harcaması olabileceğine ilişkin tespit ve değerlendirmelere karşı davacı tarafça itiraz edilmediği,
aksine bu belirlemelerden hareketle bedel arttırımı cihetine gidildiği dikkate alındığında, bilirkişi raporuyla belirlenen 1.001,25-TL tedavi gideri zararının kusura isabet eden miktarının hüküm altına alınmış olmasının da doğru bulunmasına göre davacılar vekilinin kusura, maluliyet oranına, bakıcı ihtiyacı süresine ve maddi zararların eksik hesaplandığına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.(2)Davacılar vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminatlarının yetersiz olduğuna ilişkin istinaf itirazlarına gelince.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bundan ayrı. TBK’nun 56/2. maddesinde, ağır bedensel zarara uğrayan kişinin yakınlarının uğradıkları zararlar düzenlenmiştir.
Bu gibi kimselerin, yakınlarına duygusal bağları açısından, bir yakının bedensel bütünlüğünün ihlalinde, doğrudan doğruya kendi kişilik hakkı açısından saldırıya uğradığı ve bu nedenle manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir.Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda kişinin kendisi yanında, onun (ana, baba, eşler, çocuk, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler.
Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerektiğinden, manevi tazminat takdir olunurken bu durumun gözetilmesi gerektiği konusunda duraksamamak gerekir Hal böyle olunca; kazazede ... geçirmiş olduğu kaza neticesinde, vücudunda çoklu kemik kırığı oluşacak şekilde ve 9 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanarak %64 oranında maluliyete uğramış ise de;
zararlandırıcı eylemin tarihi (08/02/2015), olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olanın ... oluşu, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği yanında sebepsiz zenginleşme aracı olmaması birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle kazazede ... bakımından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre;
yetersiz değil ise de, böyle bir kazanın ve sonuçlarının kazazedenin çocukları olan diğer davacıların kalan yaşamlarında yaratacağı etki, her birinin annelerinin uğradığı bedensel zarar nedeniyle duyacakları endişe ve korkunun ağırlığı, annelerine olan yakınlıkları dikkate alındığında davacı çocuklar bakımından takdir olunan manevi tazminat miktarlarının bir miktar yetersiz olduğu, bu kişiler yararına daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmakla; davacılar vekilinin, manevi tazminatın yetersiz olduğuna yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(3)Davacılar vekilinin kabul edilen manevi tazminat bakımından her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde. Görülmekte olan davada davacılar, yargılama sırasında hayatını kaybeden ...'nin mirasçıları olup, ...'nin ölümüyle onun tarafından açılan davayı mirasçı sıfatıyla devam ettirmişlerdir.
Bu durumda, müteveffa ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat talepli dava yönünden istinaf yasa yoluna başvuran davacılar zorunlu dava arkadaşı konumunda iseler de; ...'nin ağır bir biçimde yaralanması nedeniyle, kendi nam ve hesaplarına istinaden açtıkları manevi tazminat talepli davalar bakımından ihtiyari dava arkadaşı konumunda olduklarından, ... dışında kalan davacıların her biri yararına kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden,
karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi ve her bir davacı için reddedilen tazminat talebi bakımından da davalı taraf yararına yine ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği konusunda duraksamamak gerekir.Bu durumda, manevi tazminat talepleri bakımından esasen birden çok dava olduğu gözetilerek her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru olmamıştır.
Ancak; manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak davacı taraf aleyhine yapılan isabetsiz değerlendirme ile yine manevi tazminat talepli davaya ilişkin olarak vekalet ücreti bakımından gerçekleştirilen hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
davacılar vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlere münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.3531-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla reddedilen istinaf başvurusu nedeniyle taraflar yararına oluşun usulü kazanılmış haklar gözetilerek (kamu düzeninden olan harç hariç) maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü ile kazazede ... bakımından takdir olunan manevi tazminata ilişkin takdir şekline dokunulmaksızın davacı çocukların her biri yararına ayrı ayrı 15.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmek ve manevi tazminatlar bakımından sonuç karar ile karşılıklılık
ilkesi dikkate alınarak taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm oluşturulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2015/1201 Esas - 2023/893 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda bentler halinde açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2015/1201 Esas - 2023/893 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3/Maddi tazminatın kısmen kabulüne, 1.987,60-TL geçici iş göremezlik, 11.200,29-TL sürekli iş göremezlik, 901,13-TL bakıcı gideri,
1.520,31-TL diğer tedavi giderleri olmak üzere 15.339,33-TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 19/11/2015 tarihinden diğer davalılar yönünden 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak muris ...'nin veraset ilamındaki mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya dair maddi tazminatın reddine, 4/Manevi tazminatın kısmen kabulüne, a/30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak muris ...'nin veraset ilamındaki mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, b/10.000,00'er TL manevi tazminatın 08/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak davacılar..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı verilmesine, fazlaya dair manevi tazminatın reddine, 5/Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 5.829,53-TL karar ve ilam harçından, peşin alınan 792,40-TL peşin harç ile 136,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 928,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.901,13-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 266,49-TL ile sınırlı olmasına) hazineye gelir kaydına, 6/Davacı tarafça yatırılan 27,70-TL başvurma harcı,
792,40-TL peşin harç ile 136,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 956,10TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 85,26 TL ile sınırlı olmasına) davacılara verilmesine,7/Davacı tarafından yapılan 1.900,00-TL bilirkişi gideri, toplam 3.511,50-TL adli tıp kurumu fatura gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 1.046,75-TL olmak üzere toplam 6.458,25-TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 2.027,89-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 575,90-TL ile sınırlı olmasına) davacılara verilmesine,
bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,8/Davalı ... tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 102,90-TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
9/MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN VEKALET ÜCRETİ;a/Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden 15.339,33-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, b/Reddedilen maddi tazminat yönünden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ile sigorta şirketine verilmesine, 10/KABUL EDİLEN MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN VEKALET ÜCRETİ;a/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca ... bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine,b/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı... bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, c/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, d/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak iş bu davacıya verilmesine, e/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 10.000,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...
A.Ş.'den alınarak davacı ...'e verilmesine, 11/REDDEDİLEN MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN VEKALET ÜCRETİ; a/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca ... bakımından reddedilen manevi tazminat nedeniyle belirlenen 30.000,00- TL vekalet ücretinin ... mirasçıları olan diğer davacılardan alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'a verilmesine, b/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı... bakımından reddedilen manevi tazminat nedeniyle belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı...'den alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'a verilmesine,
c/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından reddedilen manevi tazminat nedeniyle belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'a verilmesine, d/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından reddedilen manevi tazminat nedeniyle belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'a verilmesine,
e/Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı ... bakımından reddedilen manevi tazminat nedeniyle belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'a verilmesine,12/Davalı ...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1962, K. 2025/563, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama