KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/785
- Karar no
- 2025/57
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/01/2024
- Numarası
- 2023/779 Esas - 2024/41 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/07/2015 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motorsiklet ile sigortası bulunmayan traktörün çarpışması sonucunda meydan gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan yol, yemek, refakatçi gideri ve efor tazminatı olarak 1.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
29/05/2019 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 109.369,36-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, Dairemizin 26/10/2023 tarih, 2020/1456 Esas, 2023/1726 Karar sayılı ilamı ile; "..
1-) 19.03.2019 tarihli kusur ve aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunda, davacının yolcusu olduğu motorsiklet sürücüsü %25 oranında, sigortasız karşı araç sürücüsü %75 oranında kusurlu bulunmuş ve buna göre yani karşı aracın %75 kusuruna göre hesaplama yapılmış ise de davacının gerçekleşen kazada yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu,
müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince davacının zararının tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebileceği, davacı vekilinin, dava dilekçesinde davalının karşı aracın sigortasız olduğunu ve müvekkilinin yolcu olup kusursuz olduğunu belirterek zararın karşı aracın sigortasız olması nedeniyle Güvence Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereğince tazminatın tamamından sorumluluğuna hükmetmek gerekirken yazılı şekilde kusur oranına göre belirlenen miktardan sorumlu olacağı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği 2)Kaza
tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsü ...'ün ehliyetsiz olduğu anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerektiği, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesinin de doğru olmadığı'' gerekçesiyle,
davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; ''...davacının araçta yolcu olup kusursuz olduğu, müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereğince davalının tazminatın tamamından sorumlu olduğu, 19/03/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının maddi zararının (%13 maluliyete göre)109.369,36- TL olarak hesaplandığı,
bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, müterafik kusur indiriminin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilen tutar bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmediği ve yargılama giderlerinin paylaştırılmadığı,
tüm bu hususlar göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu '' kanaati ile;Davanın kısmen kabulü ile 87.495,49-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı vekili, davacının müvekkili kuruma başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, davacıya müvekkili tarafından makbuz ve ibraname karşılığında 42.072-TL ödeme yapıldığını, davacının müvekkili kurumdan başkaca alacağı kalmadığını, ibranamenin düzenlendiği tarihten 2 yıl geçtikten sonra iş bu dava açıldığından davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacı aynı zamanda sürücü olduğundan alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, davacının maluliyetinin geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, yeterli olmadığını,
ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması ve yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacı motosiklette yolcu olup dizlik takmadığından bu husustaki müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama %1,65 iskonto uygulanması gerektiğini, SGK tarafından ödenmiş bedel var ise bunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafça davalıya dava açmadan önce 17.05.2016 tarihinde başvurulmuş olup başvuru şartının yerine getirilmiş bulunmasına; savcılık dosyası ve iddianame içeriğinden davacının motosiklet sürücüsü değil, motosiklette yolcu konumunda olduğunun belirgin olmasına; dairemiz kaldırma kararından önce ve yargılama sırasında ileri sürülmeyen itirazların ( hatır taşıması) istinaf aşmasında ileri sürülmesi halinde dairemizce dikkate alınamayacak olmasına;
davacının dizlik-kask kullanımı kaza tespit tutanağında belirsiz işaretli olup bu hususta davacının müterafik kusuru bulunduğunun tespit edilememiş olmasına; kaldı ki davacının ehliyetsiz sürücüsünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusuru bulunmakta olup yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince aynı olayda birden fazla müterafik kusur sebebi bulunması halinde tek bir indirim yapılacağının açık olmasına; davaya konu kaza iş kazası niteliğinde olmadığından (davacı kaza tarihinde 17 yaşındadır) davacıya SGK tarafında rücuya tabi herhangi ödeme yapılmasının söz konusu olmamasına;
maluliyet tazminatı hesaplamasında iskonto uygulanmasının yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince mümkün bulunmamasına; zarara neden olan davalı aracı traktör olup yerel mahkemece tazminata doğru şekilde yasal faiz uygulanmış bulunmasına göre, davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazları yerinde görülmediğinden esastan reddi gerekmiştir.
2- Dosya kapsamından, davalı kurum tarafından mahkemeye sunulan 30.05.2019 tarihli cevabi yazıda, davacı ...'e maluliyetinden dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilmiş, bu kabul ile aktüerya hesabı yapılmış, yerel mahkemece kaldırma kararımızdan önceki ilk karar verilmiş, davalı tarafça karar istinaf edilmiş ise de ödeme hususu istinaf nedeni yapılmadığından Dairemizce istinaf nedenleri ile bağlı olarak yapılan inceleme sonucunda yukarıda bilgileri ve içeriği yazılı kaldırma kararı verilmiştir.
Ancak, dairemiz kaldırma kararı sonrasında yerel mahkemece verilen yukarıda bilgileri yazılı ikinci karar davalı tarafından yine istinaf edilmiş olup, bu kez davacıya ödeme yapıldığı ileri sürülerek belgeler ibraz edilmiştir.Belgeler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça davalıya yapılan başvuru neticesinde davacı vekili Av. ... ile davalı Kurum arasında 08.09.2016 tarihinde 'makbuz ve ibraneme' adlı belge imzalandığı,
davacıya bu doğrultuda davalı tarafından davadan önce 09.09.2016 tarihinde ( %11 maluliyet oranı, %25 kusur tenziline göre yapılan hesaba göre ) 42.072-TL ödeme yapıldığı görülmüş olmakla, iş bu davanın 24.10.2016 tarihinde açıldığı, KTK 111. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmediği, 08.09.2016 tarihli belgenin ise makbuz hükümde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde, her iki karar davalı tarafça istinaf edildiğinden davacı taraf lehine oluşan bir usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği gibi, ödeme hususu bu aşamada ileri sürülmüş olsa dahi (dikkate alınmaması sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden), ödeme tarihinin dava tarihine çok yakın olması da göz önüne alınarak 42.072-TL ödemenin, hesaplanan 109.369,36-TL'den mahsubu ile bulunan 67.297,36-TL'den %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucunda bulunan 53.837,88-TL'ye hükmedilmesi gerektiği belirgindir.
Hal böyle olunca, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak yanılgılı hususun düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın kaldırılıp yanılgılı husus düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,
c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın kısmen kabulü ile 53.837,88-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, b/Alınması gereken 3.677, 66- TL harçtan peşin alınan toplam 402,40 -TL harcın mahsubu ile bakiye3.275,26- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c/Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ve 371-TL ıslah harcı toplamı olan 402,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç/Davacı tarafından sarf edilen 1.624,77-TL yargılama giderinin ( rapor ücreti) davanın kabul-red oranına (0,49) göre hesap edilen 796,13-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/785, K. 2025/57, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama