Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin sevk ve idaresindeki bisiklet ile seyir halinde iken 01.10.2016 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını, müvekkilinin sürekli maluliyetinin bulunduğunu ve bakım ihtiyacı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 7.000,00-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi süresince bakım ihtiyacı olduğundan 100,00-TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
26.06.2020 tarihli dilekçe ile dava dilekçesindeki maddi tazminatın 6.500,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 500,00-TL'sinin sürekli iş göremezlik, 100,00-TL'sinin ise bakıcı giderine ilişkin olduğunu bildirmiş, 01/03/2021 tarihli dilekçe ile; sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 123.736,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen kabulü ile,
geçici iş göremezlik zararı 968,18-TL, sürekli iş göremezlik zararı 123.736,00-TL olmak üzere toplam 124.704,18-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik yönünden fazlaya dair istem ile bakıcı giderine ilişkin istemin reddine, dair kararının, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine, Dairemizin 23.05.2024 tarihli 2021/1127 Esas ve 2024/882 Karar sayılı ilamı ile, "...Somut uyuşmazlıkta;
kaza tarihinin 01.10.2016 olması nedeniyle davacının maluliyetinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleme yapan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 31.08.2020 tarihli 11726 sayılı raporunun ve bu rapor ile belirlenen maluliyet oranına göre hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir..." gerekçesi ile,
kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; davacının maluliyetinin belirlenmesi için ATK'dan alınan yeni raporda maluliyet oranının % 32 olarak belirlendiği, ATK raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, davacının zararının tespiti için alınan akteür bilirkişi ek raporunda;
% 32 maluliyet oranı ile 9 aylık geçici iş göremezlik süresi ve davacı tarafa yüklenen % 75 kusur oranı üzerinden karar tarihine en yakın tarih baz alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının 902.342,33-TL sürekli iş göremezlik 968,18-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 903.31051-TL maddi zararı hesaplanmış ise de, mahkemenin 2018/998 Esas 2021/378 Karar sayılı dosyasının yalnızca davalı ... hesabının istinaf ettiği davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı bu hali ile davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu bu nedenle önceki kararla verilen tazminatın aşılamayacağı gerekçesi ile;
"Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Geçici iş göremezlik zararı 968,18-TL, sürekli iş göremezlik zararı 123.736,00-TL olmak üzere toplam 124.704,18-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Geçici iş göremezlik yönünden fazlaya dair istem ile bakıcı giderine ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı yaptıkları istinaf başvurusu neticesinde, kararın, müvekkili lehine kaldırıldığı,
kaldırma kararına binaen alınan maluliyet raporu ile daha düşük oranda maluliyet belirlenmesine ve müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluşturmasına rağmen kaldırma kararından evvel belirlenen maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğu,
ilk karara karşı davacı tarafça istinaf talebinde bulunulmaması nedeniyle alınan ek raporda, gelire ilişkin olarak asıl rapordaki verilerin esas alınması gerekirken güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde. ATK 2. İhtisas Dairesi'nin 28.08.2024 tarihli 15944 sayılı rapor ile.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacı olmadığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 10.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; bilinen en son net aylık asgari ücret güncellenerek esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış, davacının geçici iş göremezlik zararının 3.081,83-TL olduğu,
SGK tarafından yapılan ve davalı kurumdan tahsil edilen 2.113,65-TL geçici iş göremezlik zararının mahsubu neticesinde bakiye 968,18-TL geçici iş göremezlik zararı bulunduğu, 06.01.2025 tarihine kadar işlemiş dönem ve bu tarihten sonraki işleyecek dönem için sürekli iş göremezlik zararının %32 maluliyetine göre 902.342,33-TL olduğu bildirilmiş, ilk derece mahkemesince, ek rapor hükme esas alınmış, davacının maddi zararı daha yüksek ise de,
Dairemizce kaldırma kararı verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle davalı taraf yararına kaldırılan ilk kararda hükmolunan tazminat miktarının geçemeyeceği gerekçesi ile, kaldırma kararı verilen ilk hüküm korunarak karar verildiği anlaşılmış ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Somut olayda; ilk derece mahkemesince, ilk karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmadığı gibi hükme esas alınan 16.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna tazminat hesabı yönünden davacı tarafça itirazda bulunulmadığı,
Dairemizin kaldırma kararında belirtilen (davacının maluliyet oranı) hususlar dışında 16.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun, aktüer bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabı yönünden, davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu göz önüne alınarak Dairemizin kaldırma ilamından önce alınan aktüerya uzmanı bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınarak ve kaza tarihindeki Yönetmelik hükümleri esas alınarak tespit edilen %32 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan (1.295.664,90x%32x%25) 103.653,19-TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunması gerekirken davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakları zedeler
şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.
(Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarihli 2016/21-817 E. - 2020/167 K. sayılı, Yargıtay 4. HD'nin 27.03.2024 tarihli 2024/1066 E. - 2024/3152 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin 15.02.2021 tarihli 2020/997 E. - 2021/1305 K. sayılı ve 08.12.2014 tarihli 2014/19053 E. - 2014/17962 K. sayılı ilamları) Açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davanın kısmen kabulü ile,
geçici iş göremezlik zararı 968,18-TL, sürekli iş göremezlik zararı 103.653,19-TL olmak üzere toplam 104.621,37-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2025 tarih ve 2024/408 Esas 2025/151 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 26/02/2025 tarih ve 2024/408 Esas- 2025/151 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davanın KISMEN KABULÜ ile.
Geçici iş göremezlik zararı 968,18-TL, sürekli iş göremezlik zararı 103.653,19-TL olmak üzere toplam 104.621,37-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,b/Geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik yönünden fazlaya dair istem ile bakıcı giderine ilişkin istemin reddine,c/Alınması gereken 7.146,69-TL karar ve ilam harcından,
davacı tarafça yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 421,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 6.689,79-TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,ç/Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 421,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d/Davacı tarafından yapılan 384,90-TL keşif harcı, 4.350,00-TL bilirkişi ücreti, 633,45-TL tebligat ve posta gideri toplamı 5.368,35-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 4.309,20-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,e/Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT'nin 13/1 madde hükmü gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f/Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 25.714,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g/Davalı tarafından yapılan 402,50-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre belirlenen 79,41-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı yan üzerinde bırakılmasına,3/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2025