İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/682 K.2025/1017

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2025/682Karar2025/1017Tarih26 Haziran 2025Okuma16 dk · 3.183 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
2025/682
Karar no
2025/1017
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/12/2024
Numarası
2024/547 Esas - 2024/1032 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
26/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.183 kelime·16 dk okuma

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM Sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın, vekil edeninin sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde meydana gelen 06/10/2019 günlü trafik kazasında müvekkili davacının ağır bir biçimde yaralanarak maluliyete uğradığını ve bakıma muhtaç şekilde yaşamak zorunda kaldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan Kocaeli/Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen Özürlü Sağlık Raporu'na göre müvekkilinin %29 oranında özre sahip olduğu belirtilmiş ise de, özür oranının esasen daha yüksek bulunduğunu beyanla,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak-) 100,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş.

26/02/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.183,78-TL'si geçici iş göremezlik ve 292.945,64-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere maddi tazminata ilişkin istek miktarını tüm davalılar bakımından arttırdıklarını açıklamış;

ayrıca kusurlu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Kasko ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortalı olduğundan, davalı sigorta şirketinin maddi tazminata ilişkin sorumluluk limitinin her iki sigorta poliçesi limitine göre belirlenmesini istediklerini ve dahi bu Kasko Sigorta Poliçesine göre manevi tazminatların da teminat kapsamında bulunduğundan, manevi tazminata ilişkin taleplerini sigorta şirketine de yönelttiklerini bildirmiştir.

Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; -Davacının Maddi Tazminat Talebinin KABULÜ ile; -Islah ile artırılmış 5.183,78 TL geçici iş göremezlik zararı ve 292.945,04 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 298.128,82 TL'nin;-ZMMS poliçesi limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile 118.025,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

- İMSS Kasko Poliçesi limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, - ZMMS ve İMSS poliçesi limitlerini aşan 80.103,38 TL'sinin ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının Manevi Tazminat Talebinin KISMEN KABULÜ ile;

-20.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden İMSS poliçesi limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,-Fazlaya dair talebin REDDİNE, karar verilmiştir.

17/12/2020 günlü bu karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde Dairemizce verilen 04/07/2024 gün ve 2021/1107 Esas - 2024/1101 Karar sayılı ilamla; maddi tazminata ilişkin talep bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin hüküm nitelikli karar bulunduğu hususunun davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında ileri sürüldüğü belirtildikten sonra; "(1)Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır.

Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.

Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.

Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya arasında yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 19/06/2015 tarihli K-2015/5565 sayılı kararının incelenmesinde; dosyamız davalısı tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine davaya konu kaza nedeniyle bakiye 15.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı istemiyle başvuruda bulunulduğu, talebin kısmen kabulüne karar verildiği, ancak mahkemece tahkim kararının usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı görülmüştür.

Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.

Hal böyle olunca; tahkim kararının, kararı saklamakla görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise de mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.

(2) Davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın hem ZMM sigortacısı hem de kasko sigortacısı olup davacı vekili dava dilekçesinde; poliçe numarasını bildirerek sigorta şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında maddi tazminat talebinde bulunmasına ve manevi tazminat yönünden sigorta şirketinden bir talebi olmamasına rağmen mahkemece tazminatın her iki sigorta poliçesi yönünden ve manevi tazminat yönünden de kabulüne karar verilmiştir.

Talep aşılarak karar verilmesi isabetsizdir." denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/547 esasa kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek.

Davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde 06.10.2009 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacı ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'in %100 tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın ise kusursuz bulunduğu,

davacı ...'ın geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, kişinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre % 55 kaybetmiş sayılacağının ATK 2. İhtisas Dairesi'nden aldırılan maluliyet raporu ile tespit edildiği ve aktüerya bilirkişinin raporu ile de davalı ... Sigorta Şirketi tarafından davacı ...'a 26.06.2014 tarihinde yapılan 28.621,79 TL indirime esas ilk ödeme ile daha sonra davalı ...

Sigorta şirketi tarafından davacı ...'a Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının 09.01.2015 başvuru, 19.06.2015 karar tarihli, 2015/E-3535 ve 2015/5565 K. Sayılı kararı ile indirime esasa ikinci 3.352,77 TL'lik ödemeler düşüldükten sonra, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 5.183,78- TL zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davalı ...

Sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının da 292.945,04 TL olduğunun belirlendiği; dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 19/06/2015 tarihli K-2015/5565 sayılı dosya sureti dosya celp edilerek yapılan incelemede davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine davaya konu kaza nedeniyle bakiye 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı istemiyle başvuruda bulunulduğu, talebin kısmen kabulüne karar verildiği tahkim kararının saklaması için İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği,

Mahkemenin 2015/1894 D.iş sayılı dosyası ile tahkim kararını taraflara Mahkeme tarafından tebliğ edilmediği ve buna ilişkin mazbatanın dosyada yer almadığı anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/1107 Esas 2024/1101 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin derdest dava niteliği taşıdığı,

bu durumda dava konusu sürekli iş göremezlik tazminat talebinin HMK 114/1-ı ve HMK 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kaldırma kararı ve önceki hüküm dikkate alındığında kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı, her ne kadar davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın hem ZMM Sigortacısı hem de Kasko Sigortacısı ise de,

dava dilekçesinde poliçe numarası bildirilerek sigorta şirketinden ZMMS Poliçesi kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, manevi tazminat yönünden sigorta şirketinden bir talep olmadığı, bu durumda davacının trafik kazasından kaynaklanan manevi zararı yönünden sigorta şirketi dışında kalan diğer davalıların sorumluluğu yoluna gidilebileceği şeklindeki özet gerekçeyle; -Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; -Dava konusu 5.183,78 TL geçici iş göremezlik tazminatının kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 06/10/2009 tarihinden itibaren, davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Dava konusu sürekli iş göremezlik tazminat talebinin HMK 114/1-ı ve HMK 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, -Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile,

a-Dava konusu 20.000,00 TL manevi tazminatın kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; mahkemece verilen önceki karara karşı sadece sigorta şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, diğer taraflarca karar istinaf edilmediği gözetildiğinde maddi tazminata ilişkin olarak diğer davalılar hakkında verilen önceki kararın kesinleştiği ve müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmaksızın, maddi tazminata ilişkin talebin tüm davalıları kapsar biçimde kısmen kabulüne ve usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,

ayrıca fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sigorta tahkim komisyonuna yapılan başvurudan sonra vekil edeninin kazada kırılan bacağı nedeniyle bir kaç kez daha ameliyat olmak zorunda kaldığı, dolayısıyla gelişen ve değişen durum bulunduğu, maluliyette artış meydana geldiği hususunun 26/02/2020 günlü dilekçe ile bildirilerek, buna ilişkin belge ve bilgiler mahkemeye sunulduğu halde huzurda görülen davanın gelişen durum ve maluliyet oranındaki artışa bağlı olarak açılan ek dava niteliği taşıdığı gözetilmeksizin sonuca ulaşılmış olmasının da isabetsiz bulunduğuna yöneliktir.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Yargılama sırasında davalı sigorta şirketi vekili tarafından kesin hüküm oluşturduğu ileri sürülen ve ilk derece mahkemesince de derdest dava niteliğinde bulunduğu kabul edilen Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin ilgili dosyası incelendiğinde.

Davacının 06/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak maluliyete uğradığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısı bulunan ...

Sigorta Şirketi'ne yapılan başvuru neticesinde uğranılan sakatlık nedeniyle bir miktar ödeme yapılmış ise de, bu ödemenin yetersiz olduğu ileri sürülmek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 15.000,00-TL "sürekli iş göremezlik" tazminatı talep edildiği ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce yapılan yargılama neticesinde.

Davacıya ÇSO-180 Tablosu kullanılarak %2 teknik faiz uygulaması ve %12 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda sigorta şirketi tarafından davacıya 28.621,79-TL ödeme yapıldığı, ancak başvuru sahibi tarafından ödemeye esas özürlülük oranını düşük tutulduğu, özürlülük oranının %29 olması gerektiği ve teknik faizin de "0" olması gerektiği ileri sürülerek ek tazminat talep edildiği, yargılama sırasında temin edilen 05/05/2015 günlü aktüer bilirkişi raporunda davacının uğradığı güç kaybı bakiye tazminatın 3.352,77-TL olarak hesaplandığı belirtilerek;

davanın kısmen kabulü ile 3.352,77-TL'nin sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine itiraz yoluna başvurulmak kaydıyla temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, 19/06/2015 gün 2015/E-353.5-K-215/5565 sayılı iş bu kararın başvuru sahibi ...vekili avukat ...'ye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini gösterir belge mevcut olmadığı ve dolayısıyla itiraz prosedürü dahi tamamlanmadan dosyanın saklanması için İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemenin 2015/1894 Değişik İş esasına kayıtlanan dosyayla ilgili olarak Tahkim kararının taraflara tebliğ edilmediği,

buna ilişkin mazbataların dosyada yer almadığı görülmüştür. Bu durumda davacının bakiye kalıcı iş göremezlik zararının tazmini talebiyle davalı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açtığı davanın derdest dava niteliği olduğu yönündeki mahkeme kabulünde kural olarak bir yanılgı bulunmamakta ise de.

HMK'nın 114.madde hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olan ve mahkemece resen gözetilmesi gereken derdestlikten bahsedilebilmesi için her iki davanın aynı dava olması, yani her iki davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. Davalar bu üç unsur bakımından aynı değil ise derdestlikten söz etmek olanaklı değildir.

Bundan ayrı; davacının uğradığı zarar, tek bir olaydan kaynaklanmakta olup, 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler.

Kusursuz veya bir miktar kusurlu olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe , kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebilir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; huzurdaki dava sadece ZMM Sigortacısı olan davalı sigorta şirketine değil, zarar veren aracın malikine ve sürücüsüne karşı da yöneltilmiş olup, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen davanın muhatabı ise sadece davalı sigorta şirketidir.

Her ne kadar teselsül hükümlerine göre zarar sorumlularından herhangi biri tarafından yapılan ödeme kadar diğer zarar sorumluları da borçtan kurtulacak olduklarından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceği konusunda bir duraksama bulunmamakla birlikte, sigorta şirketi aleyhine açılan tahkim yargılamasına ilişkin dava ile eldeki davanın taraflarının aynı olmaması nedeniyle HMK'nın 114 ve 115.madde hükümlerinin görülmekte olan davada tüm davalılar bakımından uygulanması olanaklı değildir.

Tüm bunlardan ayrı; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasında yaralanarak maluliyete uğradığına dayanmak suretiyle maddi ve manevi tazminat talepli olarak eldeki davayı açtığı, dava açan dilekçede iş bu dava açılmadan önce sigorta şirketince yapıldığı anlaşılan ödemelerden ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan davadan ve dahi karar gereği yapılan ödemeden bahsedilmediği anlaşılmakla birlikte; dairemizin kaldırma kararına konu ilk derece mahkemesinin önceki kararına dayanak teşkil eden 04/02/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunda;

davacının geçici iş göremezlik zararının 5.183,78-TL, kalıcı iş göremezlik zararının da 340.910,06-TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapıldığı anlaşılan tüm ödemelerin ( Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 19/06/2015 tarih 2015/E.3535-2015/K.5565 sayılı kararına konu ödeme dahil) güncellenmiş hallerinin düşülmesi neticesinde davacının nihai kalıcı iş göremezlik tazminatının 292.955,04-TL bulunduğunun belirtildiği ve mahkemece verilen önceki kararda;

söz konusu bilirkişi raporuyla belirlenen, toplam 298.128,82-TL maddi tazminatın, 118.025,44-TL'sinin ZMM Sigorta poliçesi limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan, 100.000,00-TL'sinin de İMM Sigorta Poliçesi limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla yine tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmolunduğu ve ZMM Sigorta Poliçesiyle İMM Sigorta Poliçesinin teminat limitlerini aşan 80.103,38-TL'sinden de sigorta şirketi dışında kalan diğer davalıların sorumluluğu yoluna gidildiği ve bu karara karşı sadece davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu,

diğer davalılarca kararın istinaf edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılar aleyhine tesis olunan önceki kararla davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalıların davacıya karşı olan sorumluluklarının kapsamının ne olduğu belirlendiğinden, ilk derece mahkemesinin 17/12/2020 gün ve 2016/1080 esas-2020/709 karar sayılı ilamındaki konuya ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin davacı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağı konusunda duraksamamak gerekir.

Bu durumda mahkemece.

Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen davanın sadece davalı sigorta şirketi bakımından derdest dava niteliğinde olduğu kabul edilmek ve diğer davalıları yönelik dava bakımından da davacı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış haklara değer verilmek ve dahi 17/12/2020 günlü önceki karara karşı davacının da istinaf yasa yoluna başvurmadığı gözetilerek davalı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış haklara da halel gelmemek suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın açıklanan durumlara uygun şekilde sona erdirilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması isabetsizdir.Ancak;

davacı taraf aleyhine gerçekleşen hatalı bu uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda gösterilen nedenlere münhasır kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek,

geçici iş göremezlik tazminatına ve manevi tazminata ilişkin hüküm bölümlerinin esasına dokunulmaksızın (ifade ediliş şekli hariç), davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı talepli davasının davalı sigorta şirketi yönünden ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi usulden reddedilmek;

diğer zarar sorumluları olan davalılar bakımından ise kabulüne (faiz cinsi ve faiz başlangıcı bakımından davalılar yararına oluşun usulü kazanılmış hak dikkate alınmak kaydıyla) karar verilmek ve sonuç karara göre de kamu düzeninden olan harç hariç tarafların yargılama giderlerine ve vekalet ücretleri ilişkin sorumlulukları usulü kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla yeniden tespit edilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, (I)İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarih ve 2024/547 Esas - 2024/1032 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 615,40-TLmaktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, (II)İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarih ve 2024/547 Esas - 2024/1032 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 1/Davacının maddi tazminat talebi bakımından; a/Dava konusu 5.183,78-TL geçici iş göremezlik tazminatının kazanılmış hak ilkesi gözetilerek davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 06/10/2009 tarihinden itibaren, davalı ...

Sigorta A.Ş yönünde ise kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak suretiyle dava tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; b/Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminat talebiyle davalı ...

Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın HMK 114/1-ı ve HMK 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, c/Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminat talebiyle davalı ...

Sigorta Şirketi dışında kalan diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise -gerekçe bölümünde belirtilen ve davalı sigorta şirketi yönünden derdest dava niteliğinde olduğu kabul edilen Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ki dava sonucuna göre mükerrerlik oluşturmayacak ve mükerrer tahsilata sebep olmayacak şekilde- kabulü ile 292.945,04-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalılar yararına ilk derece mahkemesince verilen 17/12/2020 günlü karar gereğince oluşan usulü kazanılmış hak ilkesi nedeniyle) 80.103,38-TL'sinin kaza tarihinden işletilecek,

212.841,66-TL'sinin de dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2/Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, a/Dava konusu 20.000,00-TL manevi tazminatın kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b/Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 3/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden alınması gerekli 21.731,38-TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 171,12-TL peşin harç ve 1.020,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 20.540,26-TL'nin tüm davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca maktu harçtan az olamayacağı da gözetilerek 615,40-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

4/Davacı tarafından yatılan 171,12-TL'si peşin harç ve 1.020,00-TL'si tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.191,12-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5/Davacı tarafça yargılama sırasında yapıldığı anlaşılan 29,20-TL'si başvuru harcı, 649,30-TL'si posta ve tebligat gideri, 600,00 TL'si bilirkişi ücreti,

562,00-TL'si Adli Tıp Kurumu(Maluliyet) fatura bedeli olmak üzere toplam 1.840,50-TL yargılama giderinin davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.681,89-TL'sinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 26,91-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6/Davalı ...

Sigorta A.Ş tarafından dosyada sarf edilen 120,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 117,92-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...

Sigorta A.Ş'ye verilmesine,bakiye yargılama giderinin adı geçen davalı taraf üzerinde bırakılmasına,7/Davalı ..., ... tarafından dosyada sarf edilen 40,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 39,30-TL'nin davacıdan alınarak davalı ..., ...'e verilmesine,bakiye yargılama giderinin adı geçen davalılar üzerinde bırakılmasına,

8/Usuli kazanılmış hak nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen 17/12/2020 tarihli karar uyarınca kabul edilen ve maddi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 29.319,02-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 5.183,78-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davacıya verilmesine,9/Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden belirlenen 5.183,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalı sigorta şirketine verilmesine,

10/Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (III)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde.

SONUÇ / HÜKÜM

04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/682, K. 2025/1017, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/682
Karar No
2025/1017
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/682 K.2025/659
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/683 K.2025/681
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/683 K.2025/901
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2025/685 K.2025/952
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2025/685 K.2025/782
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/685 K.2025/894

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.