KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/832
- Karar no
- 2020/348
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/12/2017
- Numarası
- 2016/670 Esas - 2017/910 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın, 18/10/2013 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde hasarlandığını, ... plakalı aracın olayda 6/8 kusurlu bulunduğunu, sigortalı araçta müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu 8.000,00 TL hasar bedelli tespit edildiğini, bu hasar miktarının 21/01/2014 tarihinde sigortaladıkları araç sahibine ödendiğini, ... plakalı aracın olayda 6/8 kusurlu olarak müvekkili şirketin zararına sebep olduğundan,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6.000,00 TL'nin, 21/01/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 12.12.2012/2013 tarihleri arasında trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını ancak poliçenin kazadan önce 23/05/2013 tarihinde feshedildiğini, bu nedenle poliçenin kazayı kapsamadığından müvekkilinin zaradan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... müştereken sundukları dilekçe ile mağdur duruma düşürüldüklerini beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davalılar ..., ... ve ....'ye karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulüne, 6.000,00 TL maddi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereği ödeme tarihi olarak belirtilen 21/01/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ... şeklinde yazılmasına rağmen cevap dilekçelerinde plakanın sehven ... olarak açıklandığı, ... plakalı aracın dava konusu kazayla ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ... şeklinde yazılmasına rağmen hatalı yazılan ... plakalı hasar ile hiçbir ilgisi bulunmayan araç üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin oluşan hasar sebebiyle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek hatalı ve eksik şekilde kurulan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut uyuşmazlıkta kaza tespit tutanağında kazaya karışan araçlar ... (Sürücü ... - ...i 2013) ve ...
(Sürücü (davalı) ... - Audi 1989) olarak yazılmıştır. ... plakalı aracın ZMMS poliçesine göre 12.12.2013/12.12.2013 tarihleri arasında davalı ... şirketine trafik sigortası bulunduğu, sigortalının ... olduğu görülmektedir.
Ayrıca bu araç için üzerinde, noter satışı nedeniyle istek üzerine iptal edilmiştir yazan, 23.05.2013/12.12.2013 arası zeyilname düzenlenmiştir. ... plakalı aracın ZMMS poliçesine göre 28.06.2015/2016 tarihleri arasında davalı ... şirketine trafik sigortası bulunduğu, sigortalının ... olduğu görülmektedir. 6100 sayılı HMK`nun 194/1. maddesinde; "...taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar..." hükmüne.
31. maddesinde ise "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açısından belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Davanın doğru biçimde sonuçlandırılması için davanın ne olduğunun anlaşılması gerekir. Mahkemece, dilekçenin içeriğine göre davacının isteği belirlenip uyuşmazlık buna göre çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına göre dava dilekçesinde davalıların sorumluluğunun dayandırıldığı aracın plaka numarası ile kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın kullandığı aracın plaka numarası farklı olduğu halde HMK'nın 31 ve 194.maddeleri gereğince davacı vekiline bu açıdan talebini açıklamak ve gerektiğinde düzeltmek konusunda süre verilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; kaza tespit tutanağında yazılı olmayan laka nolu araç yönünden karar verilmiş olmak ile karar gerekçesinde karışıklık yaratılmış olduğu, ... plakalı araçtan dolayı dava açıldığının kabulü halinde ise, aracın satıldığı ve poliçenin iptal edildiği iddia edildiğinden bu iddia üzerinde durularak davalıya husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin tartışılmaması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/832, K. 2020/348, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama