KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Esas no
- 2019/1882
- Karar no
- 2021/1729
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/11/2018
- Numarası
- 2015/544 Esas - 2018/1182 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
2.012 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacıların murisi ...'ın ... plakalı motosiklet ile kızı ...'la beraber 15/09/2014 tarihinde seyir halinde iken ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu vefat ettiğini, kızının ise yaralandığını, olay esnasında olay yerinden kaçan, vatandaşlar tarafından plakası tespit edilen ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davalılardan ... ve ...'nin olay esnasında aracı kimin kullandığı konusunda birbirlerinin aleyhine beyanda bulunduklarını olayla ilgili savcılıkta tahkikatın sürdüğünü, diğer davalı ...'nın kazaya sebep olan aracın ruhsat sahibi,
davalı sigorta şirketinin de zorunlu trafik sigortasını yapan şirket olduğunu, müvekkili ...'ın ev hanımı olup gündelik işlere gittiğini, 31 yaşında dul ve yetim iki çocuğunun annesi olarak ortada kaldığını belirterek davacı ... için 200.000 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL maddi tazminat ve davacı çocuklardan her biri için 100.000 TL maddi tazminat, müteveffanın anne ve babası olan davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000'er TL manevi tazminat ve her biri için 10.000 TL maddi tazminat olarak müvekkilleri lehine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin araç kiralama işi yapan bir esnaf olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan ... plakalı aracı diğer davalı ...'a 15/09/2014 tarihinde uzun süreli olarak kiraladığını, işleten sıfatının sona erdiğini, aracı kiralayan davalı ...'ın kendi denetim ve sorumluluğunda aracı diğer davalı ...'nin sevk ve idaresine bıraktığını, müvekkilinin aracın tüm bakımlarını zamanında yaptığını, davacı tarafından talep edilen tazminat oranının çok yüksek olduğunu, belirterek öncelikle husumet itirazı yönünden,
devamında kusur açısından müvekkili ile kaza arasında illiyet bağının kesilmesi ve müvekkilinin sorumluluktan kurtulması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerini, ...'ın vücudunda sürekli sakatlık oluştuğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda özetle "Davacı tarafın davalı ... ve ... hakkında açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine. Davacı tarafın davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine. Davacılar ... ve ...' ın mirasçılarının davayı takip etmeyeceklerini beyan ettikleri anlaşılmakla iki davacı hakkında ki davanın işlemden kaldırılmasına.
Davacılar ... ve ...' ın davasının işlemden kaldırma süresinin dolmasının beklenmesi açısından tefriki ile yeni esasa kaydına. Davacı ...' ın Davalı ... aleyhine açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminat davasının 47.396,59 TL üzerinden kısmen kabulüne. Davacı ...' ın Davalı ... aleyhine açmış olduğu Manevi Tazminat davasının 50.000 TL üzerinden kısmen kabulüne.
Davacı ...' ın davalı ... aleyhine açmış olduğu Destekten Yoksun Kalma Tazminat davasının 12.234,07 TL üzerinden kısmen kabulüne. Davacı ...' ın davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının 25.000 TL üzerinden kısmen kabulüne. Davacı ...' ın davalı ... aleyhine açmış olduğu Destekten Yoksun Kalma Tazminat davasının 22.343,30 TL üzerinden kısmen kabulüne.
Davacı ...' ın davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının 25.000 TL üzerinden kısmen kabulüne, Davacı ...' ın maddi tazminat talebinin reddine. Davacı ...' ın kendi yaralanmasından dolayı davalı ... aleyhine açmış olduğu Manevi Tazminat davasının 5.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... ile tarafları arasında akdedilen sulh ve feragatname bulunduğunu, sulh ve ibranamede tarafların ve sigortalayanın davada feragat edileceklerine, davalı olan ... ve sigortalayan ...'nın da feragat ettiğine dair ibarelerin açıkça yazılı olduğu halde gerekçeli kararın 18. bendinde davalı ...ile davalı ... vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Gerekçeli kararın 18. maddesinde feragat nedeniyle davanın reddi için taraflarına verilen red vekalet ücretinin her davacı için her talep miktar kadar (davacı vekili lehine hesaplandığı gibi) ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bu kısmın her davacı için ayrı ayrı hesaplanarak düzeltilmesinin gerektiği, yine ...
Sigorta A.Ş. vekili tarafından ibraname sunulduğu ve davacılardan masraf ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı halde kararın 18. maddesinde davacının feragati nedeniyle lehlerine verilen vekalet ücretinin davalı ...
Sigorta A.Ş. vekiline bölüştürülmüş olmasının hatalı olduğunu, red vekalet ücretinin ... vekili olarak yalnızca taraflarına verilmesi gerektiğini, kararın 19. maddesinde, müvekkiline açılmış olan ... açısından 200.000,00 TL, ... açısından 50.000,00 TL manevi tazminatın feragat nedeni ile reddi dolayısıyla ayrı ayrı davacı vekilinin vekalet ücretini geçmeyecek miktar da vekalet ücreti verilmesi gerekirken sadece 2.180,00 TL vekalet ücreti verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, 30/12/2015 tarihli dilekçesi ile.
Dava konusu kaza nedeniyle ...'ın vefatına ilişkin olarak davacı vekiline adına aktüer raporuna göre asıl alacak ve fer' ileriyle toplam 233.981,69 TL ödeme yapıldığını, davacı vekilinin sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan müvekkili zimmetini tamamen, kesin olarak ibra etmiş, dava konusu olay nedeni ile müvekkil şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat etmiş olduğunu açıklayarak masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş;
davacılar vekili de 24/03/2016 tarihi duruşmada "Biz sigorta şirketi ile sulh olduk, diğer davalılar ile ilgili davaya devam ediyoruz. ... ile ilgili davadan feragat ettik." şeklinde beyanda bulunmuştur. Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu davalarda davadan feragatte hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp davacı taraf alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş, esasen dava konusuz kalmıştır.
Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinaf talebinin reddine, davacılar vekilinin bu yöne değinen istinaf talebinin kabulüne ve hükmün düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden, aleyhine reddedilen manevi tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken davacılar ... ve ... açısından reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı ... lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinaf talebinin kabulüne ve hükmün düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Bu nedenle. HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/1882, K. 2021/1729, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama