KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1160
- Karar no
- 2024/2234
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/02/2022
- Numarası
- 2016/787 Esas - 2022/98 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.420 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 28.07.2014 tarihinde, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan, davalı .... Şti. adına kayıtlı ve diğer davalı ...
Şirketi'ne Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı, çekicisi .... plaka numaralı, frigofrik kasa tip yarı römorku (dorsesi) ... plakalı TIR kamyonu ile, Pozantı yönünden otoyolu takiben Tarsus istikametine doğru seyretmekte iken, anılan yolda, Kavşaklar mevkiinde, davacı sürücü ... tarafından, yolun, gidişine göre, sağ tarafındaki emniyet şeridi üzerinde, ancak emniyet şeridine bitişik sağ şeridine 30 cm taşacak şekilde ve arka dörtlüleri yanar vaziyette geçici olarak park edilmiş bulunan, kendi adına kayıtlı, ... plakalı ticari otobüse arkadan çarpması ile oluşan kaza sonucunda,
... plakalı otobüste hasar meydana geldiğini, her kalem için fazlaya ait talep hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik; onarım bedeli olarak 43.979,78 TL, nakliye ücreti olarak 3.000,00 TL ve kazanç kaybından 10.000,00 TL olmak üzere toplam 56.979,78.-TL'nin tüm davalılardan, 7.500,00 TL sigorta primi zararının davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'nden olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı bildirilen ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davacıya 25/09/2014 tarihinde EFT yoluyla 17.210,50-TL ödeme yapıldığını, 2 yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın dava konusu kaza tarihi olan 28/07/2014 tarihinden daha önce geçirdiği bir kaza sebebiyle değer kaybına uğrayıp uğramadığının araştırılması, maddi hasarın tespiti ile ticari faiz taleplerinin ve davanın reddini talep etmiştir.Davalı ....
Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davacının tazminat talepli dava açmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ticari iş yaptığının ve gelirinin ne seviyede olduğunun yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından aracın 1 ay tamirde kaldığı iddiasının soyut olup hiç bir şekilde belgelendirilmeyen bu taleplerinin reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,
"Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalı ...'in olay sonrasında müvekkile çok uykusuz ve yorgun olduğunu, seyir esnasında uyuyakaldığı için aracı fark edemediğini söylediğini ancak müvekkilin aracında olay nedeniyle yaralanan yolcu olduğu için her iki aracın takograf kayıtları zorunlu olarak polis memurları tarafından alındığı halde mahkemeye gönderilmediğini, bu kayıt ve belgeleri yok eden memurlar tarafından tutulan tutanağın da gerçeği yansıtmayacağını,
bilirkişi raporuna itirazlar üzerine Mahkeme tarafından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14.01.2020 tarihli bilirkişi raporu öncekiyle taban tabana zıt olduğunu ve hüküm tesis etmeye elverişli nitelikte olmadığını, bu nedenle rapora 17.02.2020 tarihinde itirazda bulunarak, dinlenmeyen tanık ...'un dinlenmesine, tanık dinlendikten sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilerek yeniden rapor alınmasına karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde bu talebi değerlendirilmeksizin bilirkişiye tevdi edildiğinden,
hatalı kusur tespitine dayalı olarak düzenlenen 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ve buna dayanılarak verilen kararın da yanlış olduğunu, hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda, olay sonrasında polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkilin aracının bir kısmının emniyet şeridinin dışında bulunduğunun belirtildiği gerekçesi ile müvekkilin olayın meydana gelmesinde %75 kusurlu tespit edildiğini ancak bu kusur oranı doğru olmayıp. davanın başından bu yana ifade ettikleri üzere müvekkilinin,
1-2 dakika gibi çok kısa bir süre için aracını zorunlu olarak ve dörtlü lambalarını da yakarak emniyet şeridine çektiğini ve aracını emniyet şeridinin tamamen içinde kalacak şekilde durdurduğunu, davalının çok büyük ve ağır olan tır ile çarpmasının etkisiyle aracın sol arka kısmı emniyet şeridine kaydığını, aracın hasarlanan kısmı ve meydana gelen hasarın büyüklüğü de bu iddiayı doğruladığını, bu büyüklükte bir aracın hızla gelerek çarpması soncunda müvekkilin aracının hiç yerinden kıpırdamadığı herhalde düşünülemeyeceğini, tüm bunların yanı sıra, kusur oranını kabul anlamına gelmemek üzere davalılar ...
Şti. ile ...Sigorta arasındaki ihtilafta alınan tahkim raporunda bile taraflara %50'şer kusur izafe edildiğini, tahkim sonucu bu davalılar yönünden kesinleştiğini ve davalılar da davaya verdikleri cevapta bu rapordaki kusur oranlarına itibar edilmesi gerektiğini savunduklarını, buna rağmen mahkeme tarafından önceki raporlarla ve sigorta tahkim komisyonunun raporu ile de çelişen bilirkişi raporuna yaptıkları haklı itirazların gerekçe belirtilmeksizin reddedildiğini ve müvekkilin %75, davalı ...'in %25 oranında kusurlu olduğunu belirten bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verildiğini,
oysa davalıların kabul ettikleri kusur oranları dahi aşılmak suretiyle müvekkile %75 oranında kusur izafe edilmesine ilişkin olup tarafların itirazları üzerine bir başka bilirkişiden yeni rapor alındığı halde, itiraza uğrayan önceki çelişkili raporda belirlenen kusur oranlarına itibar edilmesi doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 28.07.2014 günü saat 04:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicisi ile Pozantı istikametinden Tarsus yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada aracının sağ ön köşe ve sağ yan kısmıyla;
bankette ve bir kısmı (30 cm) sağ şeride taşmış olarak duraklayan davacı sürücü ...'a ait ... plakalı otobüsün sol arka köşe kısmına çarpması neticesi dava konusu ... plakalı otobüste maddi hasarın oluştuğu trafik kazası meydana gelmiştir.İlk Derece Mahkemesince dosya içerisindeki çelişkilerin giderilerek kusur durumunun kesin olarak belirlenmesi için alınan 13/11/2020 tarihli ATK raporunda "...Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri içeriği, sürücü ifadeleri, kaza tespit tutanağı, ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde incelenmiştir.
Otobüsün kazadan sonra bir kısmının sağ şeritte olduğu görülmüştür. Bu tarz bir kazada çarpışma neticesinde otobüsün sağ şeride ötelenemeyeceği ve kazadan öncede otobüsün sağ şeridin bir kısmını işgal ettiği kanaatine varılmıştır.
Otoyolda gece vakti sisli hava şartlarında yeterli banket genişliği olmasına rağmen aracını tam olarak bu alana yanaştırmadan duraklama yapan davacı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunu belirten 14.01.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu oluşa uygun bulunmuş ve heyetimizin kanaati aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
Mevcut bulgulara göre;Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki aracı ile otoyolda seyri sırasında hareket alanını yeterince iyi kontrolü altında bulundurmadığı ve şeridine girmiş olan otobüsü her ne kadar sisli hava şartlarında ilerliyor olsa da zamanında fark edemediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada tali (%25 oranında) derecede kusurludur.Davacı sürücü ...,
meskun mahal dışı otoyolda yeterli banket genişliği bulunmasına rağmen aracının bir kısmı ile sağ şeridi işgal ettiği ve sağ şeritte ilerlemekte olan davalı sürücünün seyir durumunu etkileyerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli (%75 oranında) derecede kusurludur." şeklinde kusur belirlenmesi yapılmıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 13/11/2020 tarihli AKT kusur raporunun aksi sabit oluncaya kadar geçerli olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır trafik kazası tespit tutanağı, davacı vekilinin beyan ve itirazları, Mersin Meteoroloji Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı, soruşturma dosyası ve dosyada bulunan ifade tutanakları,
tazminata konu olay nedeniyle alınan kusur raporları ve kusur raporlarına karşı dava vekilinin vermiş olduğu itiraz dilekçeleri ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde incelendikten sonra "...Otobüsün kazadan sonra bir kısmının sağ şeritte olduğu görülmüştür.Bu tarz bir kazada çarpışma neticesinde otobüsün sağ şeride ötelenemeyeceği ve kazadan öncede otobüsün sağ şeridin bir kısmını işgal ettiği" sonucuna varılarak "28.07.2014 günü saat 04:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicisi ile Pozantı istikametinden Tarsus yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada aracının sağ ön köşe ve sağ yan
kısmıyla; bankette ve bir kısmı (30 cm) sağ şeride taşmış olarak duraklayan davacı sürücü ...'a ait ... plakalı otobüsün sol arka köşe kısmına çarpması neticesi" trafik kazası meydana geldiği kabul edilerek kusur belirlenmiş olmasına ve bu doğrultuda davacı tarafın tüm itirazların ve daha önce alınan raporların da incelenerek raporlar arasında çelişkiyi gidermiş olmasına, kusur durumunun dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olmasına göre davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1160, K. 2024/2234, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama