KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1162 Esas
- Karar no
- 2024/2111 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/297 Esas - 2022/256 Karar
- Tarih
- 29/03/2022
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit
Karar Metni
2.036 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
8.10.2019 tarihinde ...bank'tan, kullanmakta olduğu kredi kartı ile ilgili telefon numarasına o gün yani 08.10.2019 tarihinde ve saat 23:39'da "...-... işyerinden yapılan 19.000,00 TL tutarındaki işlem bilginiz dışında ise ...' u arayınız" şeklinde davacıya mesaj geldiğini, bu işlem davacıya ait olmadığı için davacı müvekkil, derhal davalı banka müşteri hizmetlerini arayarak durumu anlatmış ve yapılan işlemin kendisince yapılmadığını belirtmiş ve kart kullanıma kapattırıldığını, işleme ait ... bilgisinin davacı müvekkiline ait olmadığını, davacı müvekkili tarafından yapılmadığını,
Kredi kartından yapılan usulsüz işlem sebebiyle 19.000,00 TL bedelin davacıya yükletilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu bakımdan, bahsi geçen 08.10.2019 tarihli ve 19.000,00 TL'lik işlemle ilgili olarak davacı müvekkilinin, davalı bankaya hiç bir borcu olmadığının tespiti bakımında iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, öncelikle;
davacı müvekkilin haksız yere mağdur olmaması bakımından, tedbiren davalı banka tarafından söz konusu 08.10.2019 tarihli, 19.000,00 TL'lik işlem bedeli ile ilgili yapılacak icra takibinin, davamız sonuçlanıncaya kadar ve takdiren teminatsız olarak duruldurulmasını, yargılama sonucunda da söz konusu işlemle ilgili davacı müvekkilinin davalı bankaya 19.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu işlemlerin ... ile gerçekleştirildiği davacı telefonuna kayıtlı numara üzerinden sisteme kayıtlı ... nolu telefon üzerinden ... uygulamasına eklendiği bunun 3D secure SMS ile gerçekleştirildiği davaya konu olan işlemlere ait log kayıtlarının dosyaya konulduğunu sisteme giriş işlemlerinin 3D kodu gönderilerek yapıldığını sistemlerinin yüksek güvenilirlikte olduğunu yapılan işlemlerin davacının telefonunun güvenliğini sağlayamadığından sorumluluğun davacıda olduğu,
huzurdaki dava kapsamında müvekkili bankaya yüklenebilecek kusur olmadığı, dava davacı tarafından bilgisi dışında olduğunu iddia ettiği transfer işlemini ve diğer tüm işlemleri yapan şahıs veya şahıslar ve hesabına para gönderilen şahıslara dava açmak yerine kusuru olmayan müvekkil bankaya karşı dava açılması nedeniyle sıfat yokluğundan davanın usulden reddini, mahkemenizce davanın esasına geçilmesi halinde yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen nedenlerle esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 29/03/2022 tarih ve 2020/297 Esas - 2022/256 Karar sayılı kararında. "Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davacı vekili, 08/10/2019 tarihinde "..." uygulaması üzerinden...'na ait işyerinde ... numaralı kredi kartından yapılan 19.000,00 TL tutarındaki harcamanın davacı tarafından yapılmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Davalı taraf ise; davacının harcama itirazında bulunduğu işlemin ... uygulaması kullanılarak internet üzerinden gerçekleştirildiğini, davacıya ait hesap ve kredi kartından yapılan işlemlerin sadece hesap sahibi tarafından bilinen bilgiler ve cep telefonuna gelen SMS doğrulama şifrelerinin sisteme doğru olarak girilmesi ile gerçekleşebilecek işlemler olduğunu,
dolayısıyla davaya konu işlemin davacı tarafından yapıldığını veya kullanıcı adı ve şifresinin 3. kişilerle paylaşıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Davalı taraf davaya konu harcamanın internet üzerinden yapıldığını savunmuş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre işleme ait SMS mesajları ve log kaydı ile GSM operatöründen alınmış olan işleme ilişkin veri bağlantısı kayıtlarına bakıldığında 8.10.2019 günü saat 23:38:12'de ... numaralı telefon numarasından ... adresinden işyeri sanal posu ile bağlantı kurulduğu, bu numaranıın ise davacının telefon numarasından farklı bir numara olduğu,
siparişin doğrulanması için davacının cep telefonuna tek kullanımlık bir şifre gönderilmiş olması gerekirken şifre içeren SMS mesajının dosyaya sunulmadığı, davacının cep telefonuna 23:39:20'de işlemin tamamlanmasını takiben bilgi mesajı gönderilerek, yapılan işlem bildirilip, bilgisi dışında ise bankayı araması tavsiyesi verildiği, 5464 sayılı yasanın ispat yükü başlıklı 32. maddesinde de “Kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükü üye işyerine aittir.” hükmü içerdiği,
davalı bankanın üye işyerinde yapılan harcama için davacıya onay mesajı gönderdiğine dair delilin dosyaya sunulmadığı dolayısıyla davaya konu harcamanın davacı tarafından yapılmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''Davanın KABULÜ ile 08/10/2019 tarihinde ... numaralı kredi kartından yapılan 19.000,00 TL tutarındaki harcama nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece 29.03.2022 tarihli duruşmada, davacının davasının kabulü ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin taraflarınca ödenmesine karar verdiğini; iş bu kararın, hukuka aykırı olarak verilmiş olup, istinaf incelemesi talebinde bulunma zorunluluğunun doğduğunu,Dava konusu işlemlerin... uygulaması ile gerçekleştirildiğini; dolayısıyla sadece davacının bilgisi dâhilinde gerçekleştirilebilecek işlemlere davacının itirazının geçersiz olduğunu, ... adına kayıtlı ... numaralı kredi kartının ... numaralı ... uygulamasına eklenmesi için 02/10/2019 günü ... hesabına ait sistemde kayıtlı ... numaralı telefon bilgisine aşağıda belirtilen ...
SMS’i yönlendirildiğini. SMS içeriğinde belirtilen 6 haneli şifre ... uygulamasına girişi ile kredi kartı ... uygulamasına eklenebilmiştir. Kredi kartının ... uygulamasına tanımlanabilmesi için kartın sistemde kayıtlı telefon bilgisine ...
SMS’i gönderilmektedir. sms içeriğinde belirtilen 6 haneli şifre girişi yapılmadan kredi kartı ... uygulamasına tanımlanamamakta olduğunu; şifrenin davacı telefonuna geldiği ve girişin doğru şekilde yapıldığı, bütün bu işlemlerin davacı bilgisinde yapıldığı bilirkişi tarafından da tespit edildiğini ancak buna rağmen işlem sonucunca yine de müvekkilin sorumlu tutulması kabul edilebilir olmadığını;
davaya konu işlemlerden davacının haberdar olmaması durumunun mümkün olmadığını, bu durumun raporla da teyit edildiğini, Davaya konu olan işleme ait ... uygulaması kullanılarak gerçekleştirilen işlemlere ait log kayıtları da dosyaya ibraz edildiğini;
işbu dilekçeleri ekinde de tekrar Mahkemeye ibraz edilmekte olduğunu, (EK-1). işbu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere fastpay uygulaması davacının bilgisi dahilinde yüklendiğini ve kullanıma tahsis edildiğini,Davaya cevap, bilirkişi raporlarına itiraz ve beyan dilekçelerinde açıkça belge ve beyanlarını ibraz etmemize rağmen bilirkişiler ve Mahkemenin taraflarınca davacının onay ve bilgisinde şifrenin doğru şekilde girişinin yapılarak kredi kartının ... numaralı fastpay uygulamasına eklendiğini hiçbir şekilde tartışmadığını ve bu konuda davacı tarafın sorumluluğunu görmezden geldiğini;
bu durumdan müvekkili Bankanın sorumlu tutulmasının yasaya ve hakkaniyete de aykırı olduğunu; davacı tarafın şifre ve kartın ,kart bilgilerinin güvenliğinden sorumlu olduğunu, Davaya konu olan işlem 08/10/2019 tarihinde gerçekleştirildiğini, işlem ile ilgili yine ... hesabına ait sistemde kayıtlı telefon bilgisine aşağıda belirtilen bilgilendirme SMS’i yönlendirildiğini,Davaya konu olan işleme ait... uygulaması kullanılarak gerçekleştirilen işlemlere ait log kayıtlarının da dilekçelerinde bulunduğunu, davacının harcama itirazında bulunduğu işlemlerin, ... uygulaması kullanılarak internet üzerinden gerçekleştirildiğini;
bu hususun davacının da kabulünde olduğunu; davacı her ne kadar bu işlemlerin rızası dışında yapıldığını iddia etse de davacıya ait hesap ve kredi kartından yapılan işlemler sadece hesap sahibi tarafından bilinen bilgiler ve cep telefonuna gelen SMS doğrulama şifrelerinin sisteme doğru olarak girilmesi ile gerçekleşebilecek işlemler olduğunu, kredi kartının ... uygulamasına tanımlanabilmesi için kartın sistemde kayıtlı telefon bilgisine ...
SMS'i gönderilmekte olduğunu; sms içeriğinde belirtilen 6 haneli şifre girişi yapılmadan kredi kartı fastpay uygulamasına tanımlanamadığını,Tüm bu işlemlerin de davacının banka sisteminde kayıtlı olan ... numaralı cep telefonuna gönderilen sms doğrulama şifrelerinin başarılı olarak teyidi sonrasında giriş yapılarak gerçekleştiğini; dava konusu işlemlere ait SMS doğrulama şifresinin davacının kayıtlı cep telefonu olan ... no’lu telefonuna SMS ile gönderildiği ve bu şifre sisteme girilerek işlemlerin yapıldığı ve bilgilendirme mesajlarının gönderilmiş olduğunu.
SMS doğrulama şifresinin internet bankacılığı giriş anında ilgili alana girilmeden işlemin gerçekleşmesinin de mümkün olmadığını; bu durumda 2 ihtimal olduğunu; birincisinin dava konusu işlemlerin davacı tarafından bizzat gerçekleşmiş olması olduğunu; ikinci ihtimalin ise davacının kullanıcı adı, şifre ve telefonuna gelen şifre bilgilerini 3. kişilerle paylaşmış olması olduğunu; her iki durumda da davacı Bankanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini,Dava konusu işlemlerin davacı tarafından fastpay uygulaması kullanılarak gerçekleştirildiğini;
müvekkili bankanın internet uygulaması yüksek güvenirliğe sahip bir sistem olduğunu, internet Bankacılığı kullanıcı oluşturma işleminizi gerçekleştirdikten ve şifre müşterinin sistemde kayıtlı cep telefonuna gönderildikten sonra Kullanıcı Adı, Kart Bilgileri veya TCKN bilgisinden biriyle birlikte parola bilgisinin girilmesiyle ...Bank İnternet Bankacılığı’na giriş yapılabileceğini ve bankacılık işlemleri gerçekleştirilebileceğini;
dolayısıyla müşterinin hesabında onun adına işlem yapmak isteyen birinin müşteriye ait üç bilgiden (Kullanıcı Adı, Kart Bilgileri veya TCKN) en az birini bilmesi ve bunlarla birlikte müşteri tarafından oluşturulan parola bilgisine de sahip olması gerektiğini,Ayrıca ...Bank ...
"SMS Doğrulama" adında ek güvenlik uygulaması sunduğunu; bu uygulamanın, tüm para transferlerinde, müşterinin sistemde kayıtlı cep telefonuna SMS yoluyla gelen Güvenlik Kodu'nu kullanarak işlemi gerçekleştirmesini sağladığını, dolayısıyla müvekkili Banka internet uygulamasının her türlü tehdide karşı yüksek güvenilirliğe sahip olduğunu;
müşterinin kullanıcı adı ve parola gibi özel bilgilerini üçüncü kişilerle paylaştığı durumlarda bile SMS uygulaması ile ek güvenlik sağlamakta olduğunu, davacının haklı olduğu kabul edilmemekle birlikte şayet davacı cep telefonu ve sms doğrulama şifresinin güvenliğini sağlayamamış ise bu sorumluluğun kendisine ait olduğunu,Taraflarından kabul edilmemekle birlikte davacının dava konusu işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığını iddia etmekte olup davalı Banka tarafından davacıya SMS doğrulama şifresi usulüne uygun şekilde gönderildiğine göre davaya konu işlemler kimin tarafından yapıldığını anlayamadıklarını;
bu sorunun cevabi ihtimallerinden birinin de davacının kart ve hesap ve şifre bilgilerini 3. kişilerle paylaşmış olabileceği olduğunu; bu durumda davacının tamamen kendi kusuru ile zarara sebebiyet vermiş olup davalı Bankaya herhangi bir kusur yükletilmesinin mümkün olmadığını,Nitekim.
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun “Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı bölümünde aşağıdaki hükümlerin bulunduğunu, “MADDE 15- Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.“MADDE 16- Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması,
çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.” Belirtilen hükümlerde de açıkça yer aldığı üzere, banka kartı ve kredi kartı kullanıcıları kartlarına ilişkin her türlü bilgiyi, şifreyi ve numaraları özenle saklamak ve kimseyle paylaşmamakla yükümlü olduklarını;
davacı tarafın açıkça bu yükümlülüklere aykırı hareket ettiğini, görülen dava kapsamında müvekkili bankaya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının hesabına ve kredi kartına ait şifrelerin muhafazasından ve güvenliğinden sorumlu olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında şifrenin üçüncü kişilere verilmesi durumunda Bankanın kusurlu olmadığı, müşterinin kart bilgilerini koruması gerektiğinin ayrıntılı bir şekilde yer aldığını,İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve re’sen belirlenecek sebeplerle Tehir-i icra taleplerinin kabul edilerek,
istinaf incelemesi sonuçlanana kadar Mahkeme kararının uygulanmasının geriye bırakılmasını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/297 Esas, 2022/256 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal Avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı kredi kartından rızası dışında fastpay üzerinden yapılan 19.000,00-TL'lik harcamadan ötürü davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece taraf delilleri toplanmış, taraflar arasındaki temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi, log kayıtları, soruşturma dosyası celbedilmiş, dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak kök ve ek rapor alınmış, davalı itirazları üzerine heyete yazılım mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle son rapor alınarak, istinaf konu karara verilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu işlemlere ait SMS doğrulama şifresinin davacının kayıtlı cep telefonu olan ... no’lu telefonuna SMS ile gönderildiği, bu şifre sisteme girilerek işlemlerin yapıldığı bilgilendirme mesajlarının gönderilmiş olduğu,
kendisine ait kredi kartı, TC kimlik numarası ve şifre bilgilerini korumak yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, işlem davacı rızası dışında gerçekleştirilmiş olsa dahi bu hususta davalı bankaya yüklenebilecek bir kusur olmadığı yönündedir.Dosyadaki belgelere göre; davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında cevap ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile de ileri sürüldükleri, mahkemece itirazların karşılanması için bankacı bilirkişiden ek rapor alındığı gibi, yazılım mühendisi eklenerek oluşturulan heyetten de rapor alındığı,
itirazların hükme esas alınan son bilirkişi raporunda karşılandığı, bizzat davacı tarafından dosyaya sunulan log kayıtlarında, dava konusu 08/10/2019 tarihli ve 19.000,00-TL tutarlı işlem için davacıya bir onay mesajı, yahut tek kullanımlık şifre gönderilmediğinin, işlemin tamamlanması akabinde bilgilendirme mesajı gönderildiğinin açık olduğu, ilk derece mahkemesi gerekçesinde davalının istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle;
ilk derece mahkemesi kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1162, K. 2024/2111, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama