KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1164
- Karar no
- 2024/1956
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/08/2021 (Dava) - 08/04/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/564 Esas - 2022/330 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 19/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.511 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2022 tarih ve 2021/564 Esas - 2022/330 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığı 08/05/2021 tarihinde meydana gelen kazada, (park halindeki) aracının davalıya sigortalı ... plakalı araç tarafından çarpılması sonucu maddi hasara uğradığı,
kusurlu sürücünün. ekte yer alan tutanak ile kusurunu kabul ettiğini, kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan dosyada, davalı ... şirketince ... plakalı aracın ... ... trafik poliçesinden ... ... nolu hasar dosyası açıldığ nı, davalının gönderdiği sigorta eksperinin 16.028.20 TL yedek parça tatarma 7.059.37 TL iskonto yaparak. işçilik 1.600,00 TL ile toplamda kdv dahil 12.471.22 TL tespit hasar tespiti yaptığını, yedek parçaları ori inal olarak tedarik edilmediğini, (eş değer ve) çıkma parça kullanıldığını, aracın ...de olduğunu, onarıldığımı, iskontonun kabul edildiği yönünde bir beyan ve mzalarının olmadığını,
kaldi ki sigorta servis ile anlaşsa bile mağdur olan müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinir bunun üzerine adli İisteye kayıtlı b lirkişiden uzman görüşü aldığını, bu rapora göre hasar tutarının kdv dahil 20.801,28 TL hesaplandığını, hiznet işin 462,73 TL fatura bedeli ödendiğini, bu raporda 16.028,20 TL yedek parça 1.600.00 TL işçilik ve kdv dahil 20.861,28 TL onarım bedeli tespit edildiğini, iki ayrı raporda farklılık çıktığını, uyuşmazlık olduğun 4, davalının 07.06.2021 tarihinde 12.471.22 TL ödeme yaptığını, gerçek zararın Ve farkın 8.330.,06 TL olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10 TL üzerinden dava açıldığını,
kaza sonrası eksik ödenen değer kaybı içinde Yargıtay ve BAM kararlarına göre hesaplanması gerektiğini, ekteki uzman görüşüne göre değer kaybının 48.000 TL olduğunu, davalının değer kaybı için 4.982,58 TL ödeme yaptığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kavdıyla müvekkili araçta oluşan hasar bedelinin Yargıtay kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar üzerinden hesaplanarak şimdilik 10 TL'nin 29.05.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, değer kaybi farkının da yine Yargıtay kararlarına göre gerçek Zzarar üzerinden hesaplanarak şimdilik 10 TL'nin 29.05.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki yarar yoluğu nedeniy!le davanırı reddi gerektiğini, davacının değer kaybına ilişkin zararı 26.07.2021 tarihinde 4.982,58 TL olarak. ödendiğinden ve karşılandığından davanın reddi gerektiğini, kaza tarihi dikkate alınarak değer kaybının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararının 09.10.2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, önceye etki edemeyecejğini, değer kaybının yeni genel şartlara göre hesabı gerektiğini, aracın önceki hasarlı parçalarının tespiti gerektiğini, başvurana 07.06.2021 tarihinde 12471,22 TL hasar ödemesi yapıldığını, zararının karşılandığını,
davacının hasar tespit, miktarlarına katılmanın mümkün olmadığını, eşdeğer parça üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, KDV den sorumlu tutulamayacaklarını, uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ekspertiz ücreti talebini kabul etmediklerini, faize ilişkin talepleri kabul ermediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....davanın kabulü ile 8.330,06 TL bakiye hasar bedeli ve 5.017,42 TL bakiye değer kaybı olmak üzere toplam 13.347,48 TL'nin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından dava öncesinde yapılan ekspertize ilişkin giderler 6100 sayılı HMK'nun 323. maddesi kapsamında iş bu dosyada yargılama giderleri ile birlikte değerlendirilmiş ve hüküm altına alınmıştır.
Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, 20/11/2021 tarihinden itibaren yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...(1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 9.000,00 TL'ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.350,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.350,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeye göre belirlenir...." düzenlemesi mevcuttur.
Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 1.350,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir.
Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir.
Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 5.100,00+1.350,00= 6.450,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 5.100,00-1.350,00= 3.750,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +1.350,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 5.100,00 TL'dir.
Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5.100,00 TL vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 1.350,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığı..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile, 13.347,48 TL'nin 28/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası açmakta başvuru sahibinin hukuki bir yararının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile başvuranın değer kaybının karşılandığını, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan araç rayiç d eğerinin gerçek değerinden çok uzak olarak fahiş miktarda belirlendiğini, kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihi dikkate alındığında değer kaybı hesaplamasının trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini,
herhalükarda değer kaybı taleplerinin 20/03/2020 tarihli ve 31074 sayılı resmi gazetede yeni genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu parçalarda %35-40 oranında iskonto imkanı bulunduğunu, iskontosuz yapılan hesaplamanın yetersiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu uyuşmazlıkta KDV sorumluluğu bulunmadığını, esasa girilmesi halinde kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının faize ilişkin taleplerinin kabul edilebilir olmadığını,
müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hasar bedeli ve değer kaybının zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, araçtaki hasar bedelinin ne kadar olduğunun ancak yapılacak yargılama iile belli olacağından belirsiz dava olarak dava açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu,
davalı aracının geri manevra yaparken park halindeki davacı aracına çarptığı olayda davalı sigortalı sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunun açık olduğu, kaza ve hasarın uyumlu olduğu, gerçek zararın karşılanması ilkesi uyarınca iskontosuz ve kdv dahil onarım bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bunun yanı sıra değer kaybının genel şartlara göre değil, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre tespit edilmesinin de doğru olduğu,
faizin davalının ödeme yaptığı tarih olan 07.06.2021 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken 28.07.2021 tarihinden itibaren başlatılmışsa da bu konuda davacı istinaf başvuru olmadığından aleyhe bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1164, K. 2024/1956, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama