KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1258
- Karar no
- 2025/41
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/03/2021
- Numarası
- 2017/534 Esas - 2021/187 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
2.391 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in eşi ve oğlunun aynı zamanda diğer davacıların annesi ve kardeşi olan ... ve ...'in 28/10/2015 tarihinde Akyazı Gişeler Mevkiinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiklerini, aynı kazada davacı ...'in de yaralandığını ve %27 oranında malul kaldığını, kazanın davacı ...'in kullandığı ... plakalı binek araç ile davalı ...'a ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse arasında gece 03.00 sıralarında meydana geldiğini, olaydan hemen sonra tırın sürücüsünün olay yerini terk ederek kaçtığını, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve olay yeri inceleme raporunda,
söz konusu kazaya davalıya ait sürücüsü firar eden ve tespit edilemeyen ... plakalı tır (buna bağlı ... plakalı dorse) sürücüsünün sebebiyet verdiğini, otoyolda aracı çalışır vaziyette kapıları açık, çapraz bir şekilde orta ve sağ şeridi kaplar vaziyette bıraktığı ve gerekli önlemleri almadan bu şekilde hareket ederek,
kuralları ihlal ettiğini, davacı ...'in ise normal olarak orta şeritte seyrettiği ve kazada kusurunun olmadığının belirtildiğini, müteveffa ... ve ...'in ölümü ile birlikte geride anneleri ve kardeşlerini kaybeden 3 çocuk ile eşini ve oğlunu kaybeden bir baba ve eş kaldığını, büyük üzüntü ve elem içine düştüklerini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ...'in vefatı sebebiyle mirasçıları ... için 90.000TL, ... için 70.000,00TL, ... için 70.000TL, ... için 70.000TL manevi tazminat, ...'in vefatı sebebiyle mirasçıları ... için 100.000TL, ... için 80.000TL, ... için 80.000TL, ... için 80.000TL,
...'in %27 maluliyeti sebebiyle 50.000TL manevi tazminat ve ...'in %27 maluliyeti ve ... ile ...'in vefatı sebebiyle eksik ödenen ve hesap bilirkişisinin raporuyla daha fazla çıkacak alacakların bakiyesini sonradan tamamlama dilekçesi ile talep etmek üzere 5.000TL maddi tazminat olmak üzere toplam 695.000TL tazminatın kaza tarihi olan 27/04/2014 tarihinden itibaren TCMBnin kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede belirtilen azami teminat ile sınırlı olmak üzere) tazmin ve tahsili ile,
maddi tazminat açısından aynı zamanda dava şartı olan davalı sigorta şirketine yapılmış olan başvuru ve sigorta şirketinin poliçe teminat bedeli kadar yapmış olduğu ödeme de dikkate alınarak, diğer tüm müşterek ve müteselsil sorumlu davalılar açısından davalı sigorta şirketinin ödediği miktar da dahil edilerek, olay tarihinden itibaren faiz işletilerek hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeni ile davalı şirkete başvurulduğunu, davacıya maluliyeti nedeniyle 04/05/2017 tarihinde 43.698,04TL ödeme yapıldığını, davacının trafik kazası nedeni ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtildiğini, dava öncesinde ... ve ...'in vefatı nedeniyle 04/05/2017 tarihinde 113.637,72TL,
20/04/2017 tarihinde 49.998,30 TL ödeme yapıldığını beyanla, temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Davacı ... tarafından destekten yoksun kalma ve maluliyete dayalı maddi tazminat davasının her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine, manevi tazminata ilişkin açılan davanın davalı Sigorta Şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...
Sigorta A.Ş. lehine haksız ve hukuka aykırı şekilde karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, dava dilekçesinde, ... Sigorta A.Ş.'nin maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun poliçe kapsamı ile sınırlı olduğu açıkça belirtmiş olmasına rağmen Mahkemenin, taleplerini dikkate almaksızın tüm maddi ve manevi tazminatların davalı ...
Sigorta A.Ş.'den doğrudan talep edildiği varsayımına dayanarak haksız bir şekilde toplam 65.780,00TL karşı vekalet ücretine hükmettiğini, dosyada alınan kusur raporunun hükme elverişli olmadığını, davalıya ait aracın, şeride tecavüz etme kuralını açıkça ihlal ettiğini, ATK raporunda olayın oluş şeklinin yanlış değerlendirildiğini, ... plakalı çekici ve ... plakalı römork sürücüsü, KTK ve Yönetmeliği çerçevesinde bir çok kuralı ihlal etmiş olmasına rağmen raporda bu ihlallere yer verilmediğini, kazaya sebebiyet veren tır sürücüsünün kim olduğunun halen daha tespit edilememiş olduğunu,
sürücünün kaza sonrası hiçbir önlem almaksızın olay yerini terk ettiğini, karar tarihindeki asgari ücret esas alınarak düzenlenecek rapora göre hüküm kurulması gerekirken, hukuka aykırı bir şekilde 2020 yılı ücretleri esas alınarak düzenlenen rapora göre hüküm kurulduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının olayın oluş şekline, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine ve paranın alım gücüne göre çok az olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin yanıltma aldatma kastı bulunmamakla birlikte kendisinin sahte evraklarla ... tarafından kandırıldığını, müvekkili şahıs şirketine ait araca ilişkin firen hortumunun kopmuş olduğuna ilişkin belgelerde Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki soruşturma dosyalarına sunulduğunu, aracın kaza yerinde zorunlu ve acil olarak durduğunu, karar verilen maddi ve manevi tazminat yönünden ise ...
Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin güncel hale çevrilip hesaplandığında maddi zararların tamamının karşılandığının ortaya çıkacağını, faiz bakımından da itirazlarının olduğunu, kaza tarihi itibaren faiz uygulanması yasalara aykırı olduğunu, müvekkilinden istenilen manevi tazminat miktarının kabul edilebilir durumda olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 28.10.2015 günü saat 02:25 sıralarında, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile otoyol üzerinden Akyazı istikametinden Hendek istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile kendisiyle aynı istikamette arızadan kaynaklı sağ şerit ile orta şeridi kapatacak şekilde çapraz vaziyette duran kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun arka sol köşe kısımlarına çarpması neticesinde ölümlü ve yaralamalı dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden ve genişletilmiş kuruldan alınan bilirkişi raporunda " ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun kimliği belirlenemeyen sürücüsü, olay mahalli otoyol üzerinde gece vakti aracında meydana gelen arıza sebebiyle aracının hareket kabiliyetini kaybettiği ve mahalde sağ ve orta şeridi kapatacak şekilde yola çapraz vaziyette aracın kaldığı hususlarını dikkate alarak,
araçtan güvenle indikten sonra geriden gelen araç sürücüleri uyarmak ve zamanında tedbir almalarını sağlamak üzere gerekli ve yeterli tedbirleri alması gerekirken bu hususlara yeterince özen göstermediği anlaşılmakla, bu haliyle dava konusu kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı kanaatine varılmış olup kazanın oluşumunda %20, ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkta meydana gelen ve aracın hareket kabiliyetini kaybedip kaplama içerisinde çapraz vaziyette kalmasına neden olan teknik arızanın dava konusu kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı,
bu haliyle kazanın oluşumunda %30, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla gece vakti aydınlatma bulunan otoyolda seyri sırasında, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden araç ile arasına yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak seyrini sürdürmesi, görüş alanını kontrol altında bulundurarak dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara özen göstermemesi neticesinde, önünde seyreden aracın yol üzerinde arıza yapmış olan çekiciyi belli mesafeden fark edip etkin direksiyon tedbiri ile çekiciye çarpmadan müsait olan sol şeride geçmesi ile,
önünde yol içerisinde bulunan çekici ve yarı römorku son anda fark ettiği, aldığı etkin fren tedbirine rağmen duramayıp yarı römorkun arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada % 50 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen kusur raporunun olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı Sigorta Şirketi tarafından dava öncesi yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığının ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanması gerektiği nedeni ile yeni tarihli asgari ücretin uygulanmasının sonuca etkisi bulunmayacağı nedenle davacı vekilinin; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Haksız fiil sorumlusu olan davalı sürücü haksız fiil (kaza) tarihi itibariyle mütemerrit olduğundan hükmedilen tazminat yönünden faizin başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak gösterilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dilekçesi kapsamında maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. ZMMS sigortacısı olan davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin poliçe kapsamında manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığından mahkemece davalı sigorta şirketi hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak İlk Derece Mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat davasının tamamının reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı AAÜT'nin 10/3.maddesi gereğince Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre maktu vekalet ücreti belirlenmesi gerektiği halde nispi vekalet ücreti belirlenmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine, davacılar vekili vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1258, K. 2025/41, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama