KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2025
- Esas no
- 2022/2726
- Karar no
- 2025/1806
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27/05/2021
- Numarası
- 2016/324 Esas - 2021/361 Karar
- Dava
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 21/03/2016
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.02.2016 günü ... plakalı motosikleti ile Başıbüyük Dağ Yolu mevkiinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı davalı sürücü / araç maliki ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak davacının motosikletine arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını ve kafasından almış olduğu darbe ve travmadan dolayı hastanede 3 gün uyutularak tedavi edildiğini, tedavisinin halen devam ettiğini,
davacının kaza tarihinde araba bakım ve onarım işi ile uğraştığını ve devamlı ayakta kalması gerektiğinden ağrı ve komplikasyonların meydana geldiğini, kendi işinde çalışamaz hale geldiğini ve bir başka işte çalışmasının zorlaştığını, gelirinden mahrum kaldığını, iş kaybının yanında hastane, ilaç, bakım, iaşe, ulaşım masrafları oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla SGK tarafından karşılanmayan tedavi, ilaç, ulaşım vb giderler için şimdilik 100,00 TL,
iş göremezlik zararı için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç işleteni ve sürücüsü ...'tan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde 290.000,00 TL azami tutar ile sorumlu olduğunu, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın 02.10.2015/2016 vadeli 14214089 numaralı ZMMS sigortasının müvekkil sigorta şirketi nezdinde düzenlendiğini, kasko poliçesine rastlanmadığını, davacıların davaya konu kazada müterafık kusurlu olup olmadıklarının tespit edilmesini ve kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, ayrıca davacıların kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespiti için ATK'dan maluliyet raporu alınmasını,
SGK'dan rücuya tabi bir ödeme var ise tenzilini, bakıcı giderleri ile tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu ve dava öncesi davacıların tazminat talebi ile müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunmadıklarını, herhangi bir ihbar ve hasar dosyasının tespit edilemediğini bu nedenle ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne, 32,81 TL geçici işgöremezlik tazminatı 1.000,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 1.032,81 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müşeterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporunun maddi zararlara yönelik tespitine yönelik değerlendirmenin 5. başlık A maddesi kapsamına göre hüküm kurduğunu, mahkemenin bu değerlendirmesinin hatalı olup raporun B kapsamında hüküm kurması gerekirken buna yönelik kurulan kararın mahkemece göz önünde bulundurulan gerekçeler kapsamında kaldırılması ve ıslah ile talep edilen miktar doğrultusunda hüküm kurulmasını istinaf ettiklerini,
mahkemenin manevi tazminata yönelik kısmen ret - kısmen kabul kararı kapsamında taktir edilen miktarın ise çok düşük olup hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece değerlendirileren miktarın talep edilen doğrultuda artırılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,
08.02.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde maddi tazminat olarak "...kafasındaki travma ve gözlerinde yaşadığı görme sorunu yaralarıma ve iş gücü kaybı nedeniyle gerek mesleğini yapması, gerekse başkaca bir işte çalışması çok zorlaşmıştır.
Bu sebeple fazlaya ilişkin istem ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, dava tarihine kadar işinden gücünden geri kalan, maaş alamayan müvekkilin oluşan iş kaybı ve mahrum kaldığı olası kazanç için mahrum olduğu gelir kaybının karşılığı ve hastane, ilaç, bakım, iaşe, ulaşım masraflarının sigorta tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olarak 100,00 TL, müvekkilin kaza nedeniyle yaralanması ve bu yaralanmanın iş göremezlik durumu oluşturması nedeniyle, fazlaya ilişkin istem ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, sağlıklı emsallerine göre,
maluliyeti ile orantılı olarak davacının efor kaybına dayalı maddi yararı icin 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminat..." talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı vekiline efor kaybına dayalı talebini açıklaması için mehil verilmesi üzerine davacı vekili ilk verdiği dilekçesinde; "...trafik kazasından dolayı geçici-sürekli iş görememezlikten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebi olup bu talep doğrultusunda değerlendirme yapılmasını" talep etmiş.
Hakim değişikliği sonrasında 18/09/2020 tarihli celsede yeniden HMK 31. maddeye göre açıklama istenmesi üzerine davacı vekilinin verdiği dilekçede; "trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini olarak geçici iş göremezlik nedeniyle gelir kaybı ve tedavi masrafları nedeniyle maddi zararlarına karşılık gelmek üzere talep ettiğimiz tutar ve meslekte kazanma gücü (efor) kaybı nedeniyle maddi zarar" talep edildiğini beyan ederek dava dilekçesindeki taleplerini açıklamıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacının trafik kazasına bağlı sürekli maluliyet bulunmadığı, yine doktor bilirkişinin de içinde olduğu heyet raporunda 9 ay süreyle geçici iş göremezliği bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince rapor ile belirlenen 9 aylık geçici iş göremezlik süresi yerine davacının raporlu olduğu süreye göre belirlenen geçici göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dava dilekçesinde talep edilen toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL'sinin ulaşım gideri olduğu belirtilmiştir.
Harcıda yatırılan ıslah dilekçesinde ise geçici iş göremezlik talebi olan 1.000,00 TL'nin 10.025,66 TL artırarak, tedavi masrafları kapsamında ulaşım masrafı talebi olan 100,00 TL'nin 900,00 TL artırarak toplamda 10.925,66 TL ye yükseltildiği ve harca esas değerin 10.925,66 TL olduğu belirtilmiştir.
Islah ile toplam dava değeri 11.925,66 TL olmuştur (1.100,00 TL + 10.925,66 TL) Her ne kadar ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik talebinin 1.000,00 TL olduğu belirtilmiş ise de dava dilekçesinde yazılı 1.000,00 TL içerisinde aynı zamanda sürekli iş göremezlik talebi de bulunduğu açıktır.
Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunda 5/B maddesinde 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre hesaplanan tazminat tutarları esas alınarak ancak taleple de bağlı kalınarak 1.000,00 TL ulaşım gideri ile davacı vekili SGK tarafından yapılan ödeme düşülerek dava ıslah ettiğinden 9.925,66 TL geçici işgöremezlik tazminatı için davanın kabulüne, ıslah edilen tutara göre kalan 1.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının ise reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi de yerinde görülmüştür.
Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-Davacı tarafın adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2726, K. 2025/1806, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama