KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/353
- Karar no
- 2024/1139
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/11/2021
- Numarası
- 2021/38 Esas - 2021/914 Karar
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın 26.10.2016 tarihinde, Ukrayna uyruklu sürücü ... idaresinde iken, yaya vaziyetteki ...'ye kusurlu olarak çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, davacı şirket aleyhine verilen Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/65665 E. 2019/11756 K. sayılı kararı ve İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası sonucu 34.514,00 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, hasar miktarı, davalının kusur durumu ve teminatı dikkate alınarak karşı tarafa ödendiğini, sürücünün ehliyetinin olmadığını, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek 34.514,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunarak, dava konusu aracın davalı şirkete ait olup uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, Karayolları Trafik Kanununda da belirtildiği gibi karşı tarafta meydana gelen zararlardan işletenin sorumlu olduğunu ve yine aynı kanunun 3.maddesinde işleten olarak sayılanlar arasında aracı uzun süreli kiralayanlarında bulunduğunu, aracın uzun süreli olarak kiralanması nedeniyle araç sahibi olan davalı şirketin işleten vasfında olmadığını, meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını,
kaza anında aracın sevk ve idaresinin uzun süreli olarak kiralayan kişide olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 33.283,26 TL alacağın ödeme tarihi 05.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi geçerli olmayan bir ehliyet söz konusu olmadığından, bu hususla alakalı olarak trafik sigorta genel şartları ilgili maddesine göre rücu şartlarının gerçekleşmediğini, Yargıtay kararlarına göre sürücü yüzde yüz kusurlu olmakla birlikte, kastı veya kasta yakın bir kusuru söz konusu değilse, sigortacının dönme (rücu) hakkı doğmayacağını, bu nedenle % 100 kusurlu bile olsa ağır kusurdan bahsedilemeyeceğini, mahkemece taleplerinin reddedilerek eksik ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak,
usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin ilgili tüm kanunlara ve davacı sigorta şirketiyle arasındaki süregelen sözleşmesine harfiyen uyduğunu ve mevcut diğer şirket araçları için de uymaya devam ettiklerini, araç kiralama şirketlerinin, dava konusu kaza ve benzeri diğer olaylar yaşandıktan sonra sigorta şirketleriyle birlikte hareket ederek ilk olarak müşterilerinin sağlığını ve haklarını tazminini sözleşme ve kanunların yüklediği sorumluluk uyarınca her zaman sağladıklarını,
somut olayda kendilerine dava konusu için sorumluluğu doğuran herhangi bir dayanak yahut delil mahkeme huzuruna sunulamadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, davalı ...
San. ve Tic A.Ş.'nin maliki olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alınan ... plakalı aracın, sürücü ... kullanımındayken, 26.10.2016 tarihinde dava dışı yaya ...'ye çarpması ile yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, olayda yaralanan dava dışı yayanın sigorta hakem heyetine müracaat ettiği, karar sonucu icra dosyasına ödeme yapan davacının sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeni ile rücu talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ZMMS poliçesi düzenlendiği görülmüştür. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Somut olayda, dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır.
Ceza Mahkemesince Beşiktaş Kaymakamlığı/ İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya 10.02.2018 tarihli verilen cevaba göre inceleme yapan Bilirkişi raporunda, "...... ile ilgili olarak , ...
Sorgusunda Trafik Tescil Büro Amirliğince 02.08.2016 Tarihinde ... sicille sürücü belgesi almış olduğu tespit edilmiş olduğu, ... plakalı araç ile 28.10.2016 tarihinde yaralamalı trafik kazası yapan sürücü ...'nun 02.08.2016 tarihinde AB Sınıfı ... sicil nolu sürücü belgesi aldığı, 22.02.2017 tarihinde 20 ceza puanı ( 47/1-c md.) 22.03.2017 tarihinde 10 ceza puanı ( 73 md.) aldığı sürücü belgesi detay bilgisinde görülmüş, sürücünün sürücü belge sahibi olduğu..." tespitinde bulunmuştur.
Bu yazı içeriğine göre sürücü ...'nun kaza tarihinde T.C. yetkili makamlarından alınan geçerli ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından davacı sigorta şirketinin, davalı sigorta ettirene KTK'nın 95/2 ve ZMSS poliçesi Genel Şartları’nın B.4.b maddesi uyarınca rücu koşulu oluşmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Dairemizce açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/353, K. 2024/1139, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama