KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/377
- Karar no
- 2024/1157
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/06/2021
- Numarası
- 2017/199 Esas - 2021/508 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ın geçirdiği kaza nedeniyle yaralanmış ve malul olduğunu ve fazlaya ilişkin hakları saldı olmak üzere ; davalı sigorta şirketine ait ... saydı Trafik Poliçesi ve bu poliçeye bağlı hasar dosyası açıldığını ve davacıda oluşan cismani zarar nedeniyle oluşacak maddi tazminat nedeniyle, sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin tazminat tutacının, bakıcı giderinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere,
öncelikle 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının uyuşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belcelerle pirllkte müvekkili şirkete başvurması gerektiğini ve Kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini , trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını, SGK tarafından yapıfan rücuya tabi ödemelerin sorularak hesaplanacak tazminat miktarından tenzilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun maddi olayı doğru olarak yansıtmadığını, itiraz konusu ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun sadece kaza tespit tutanağı, sanık ve müşteki beyanları dikkate alınarak düzenlendiği, ceza dosyasının ve duruşma tutanaklarının yeterince irdelenmediğinin görüleceğini, yeterli inceleme yapılmaksızın düzenlenen kusur raporuna dayanılarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Somut olayda 04.03.2016 günü davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...caddesini takiben ... istikametinden Teşvikiye yönüne doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde daha önce yapılan çalışma nedeniyle üzeri toprak malzemeyle kapatılmış münferit çukurlara girmemek için karşı yön şeridi içine girmesi ve aracının sol ön kısmı ile karşı istikametten gelmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu davacı sürücünün yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan bilirkişi raporunda ; sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi, iki yönlü yol üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşı yönünden kontrolsüzce şerit ihlali ile yön bölümüne giren ve üzerine gelmekte olan otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığını, davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi, iki yönlü yol üzerinde seyir halindeyken,
olay mahallinde karşı istikametten yaklaşan aracın varlığını kontrol etmeksizin kendi yön bölümünde bulunan üzeri toprakla kapatılmış münferit çukurlara girmemek için karşı yön bölümüne kontrolsüzce geçmesi akabinde diğer sürücü idaresindeki otomobilin yön bölümünü kapattığı kazada %100 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/22 Esas 2017/710 karar sayılı kararıyla " Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan sanık ...'ın Çınarcık İlçesi ...Caddesi'nden Teşvikiye istikametine doğru seyir halinde iken ... Sitesi ...
Blok önüne geldiğinde yoldaki çukurlara girmemek için karşı şeride geçtiği, karşı yönden seyreden katılan sanık ...'in de alkollü olmasının etkisi ile kontrolsüz şekilde araç kullanması neticesinde kazanın meydana geldiği, ...'ın aracında bulunan katılanların yaralandığı ve katılan sanık ...'ndan şikayetçi oldukları, katılan sanık ...'in de ...'dan şikayetçi olması dikkate alınarak katılan sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldığı, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile İstanbul ATK raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ...'ın asli kusurlu olduğu, ...'nun ise kusursuz olduğunun bildirildiği,
5237 sayılı TCK'nın 89. Maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, somut olayda bilinçli taksir teşkil edecek herhangi bir eylemin bulunmadığı, 19/12/2017 tarihli celsede katılan sanıkların birbirlerinden şikayetçi olmadıkları anlaşılmakla TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince katılan sanıklar hakkında açılan davaların şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, alkollü araç kullanan ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçu yönünden gereğinin takdir ve ifası için gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına,
dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda Mahkemece aldırılan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/377, K. 2024/1157, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama