İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/614 K.2024/1630

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2022/614Karar2024/1630Tarih3 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.278 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
3 Ekim 2024
Esas no
2022/614
Karar no
2024/1630
İncelenen dosyanın mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
03/12/2021
Numarası
2019/427 Esas - 2021/951 Karar
Dava
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.278 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç 21/09/2017 tarihinde kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada %100 kusurla müvekkiline ait ... ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait 2016 model ... marka model aracın yeni bir araç olduğunu, mevcut kaza nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, araçta bir kısım parçaların yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçaların ise tamir görerek onarıldığını,

aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen 24.284,62 TL hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağını, aracın değer kaybının ZMSS teminatı poliçesi limitinde olduğunu, 22/01/2018 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından 4.025,00 TL kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları salmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı bedelinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline,

müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı zararının tespiti için ödenen 236,00 TL ekspertiz ücretinin TTK'nın 1426 maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen yargılama gideri sayılarak, 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin ise ...'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....

A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirket kusur oranı tespit edildikten sonra bu oranda olmak kaydıyla sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nednele dava konusu kazanın meydana gelmesinden sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığnıın ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini,

söz konusu kazadan dolayı aracın kullanılamamış olması sebebiyle ticari anlamda meydana gelen davacı şirketin aktifindeki azalma dolaylı zarar olduğundan poliçe teminat kapsamının dışında olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, eğer müvekkilinin değer kaybından sorumlu tutulacaksa sigortanın yaptığı ödemenin değer kaybını da kapsayıp kapsamadığının araştırışması,

değer kaybı hesaplamasında uzman bilirkişi tarafından tarafların kusur oranları ve onarımda değer kaybına etki etmeyen hususlar açıkça tespit edilmeli ve bilirkişi raporun ilk tespit edilecek olan kusur oranlarına göre karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 10.093,75 TL değer kaybı alacağının davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limite gözetilmek üzere davalı sigorta şirketinde 08-02-2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlike müştereken ve müteselsilen tahsiline, araçtan mahrumiyete ilişkin 2.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'in den tahsiline" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ...

A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kanun koyucu belirli alacak davalarında kısmi dava açılamayacağına ilişkin kanun maddesini yürürlükten 01.04.2015 tarihinde kaldırdığını, kararın gerekçesinde belirtilen üzere değer kaybına ilişkin taleplerinin belirli olduğu kabul edilse dahi, davalarının kısmi dava olarak açılmasını engelleyen bir kanun hükmü artık kanunda yer almadığını, davalı sigorta şirketinin aleyhe hükmedilen harç ve yargılama giderlerinden poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,

dosyada yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yetkisizlik iddiasında bulunan davalı lehine dava esas değerini aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kaza haksız fiilden kaynaklandığından davalı ... haksız fiil tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğunu, değer kaybına ilişkin faiz başlangıç tarihi kaza tarihi olan 21.09.2017 iken araç mahrumiyetine ilişkin faizin dava tarihinden itibaren verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.

Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin poliçe teminat sorumluluk tutarı net ve kesin şekilde tespit edilmesi gerektiğini,

davalı sigorta şirketinin dava öncesinde müvekkili %100 kusurlu kabul ederek dava dışı ...'ya 28.622 TL + 4.025 TL olmak üzere toplamda 32.647 TL ödeme yapmış olacağı fakat davacı şirketin de %25 kusurlu olduğunun yargılama kapsamında tespit edilmiş olmasına göre davalı sigorta şirketinin 32.647 TL * %25 = 8.161,75 TL fazla ödeme yapmış olacağı ve buna ilaveten 353TL poliçe limiti kaldığı davalı sigorta şirketinin kabulünde olduğundan bu durumda davalı sigorta şirketinin en kötü ihtimalle poliçeden kaynaklı halen 8.161,75 TL + 353 TL= 8.514,75TL sorumluluğu bulunduğu" yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini,

gerekçeli kararın hüküm alt başlığında değer kaybı tazminatı için belirtilen faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, yasal süresinde yapmış olunan yetki itirazı Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesince kabul edilerek yetkisizlik kararı verdiğinden, yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesince lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, gerekçeli kararın ikinci sayfasındaki savunma başlığı altında dava konusu ile ilgili olmayan bir takım ifadelerin ilişkin olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumlululuğu Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulduğu limit şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerektiğini, mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmedilen harç, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin poliçe limitine oranla belirlenmesi gerektiğini, sigorta poliçesi limitiyle sorumlu olan müvekkili şirket aleyhine,

poliçe limitinin ödenmesine hükmedilmişken oranlama yapılmadan diğer davalı ile birlikte harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinden müşterek müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının zararına ilişkin 4,025.00 TL değer kaybı tazminatının 08.02.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, bu ödemeyle taraflar arasında borç ilişkisi sona erdiğini, davanın hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bakiye alacak bulunmadığı yönündeki itirazlarının baki kalmak üzere bakiye alacağa hükmedilmesi durumunda dahi Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini,

hükme esas alınan raporda sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranı fahiş olup bu orana katılmalarının mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 21 09.2017 tarihinde saat 18:00 sıralarında .... sahil yolunda seyreden davacının malik ve sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, davalı ...

A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının eldeki davayı açarak değer kaybı ve kazanç kaybı talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan kusur raporunun tarafların olay akabinde imzaladıkları maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, araçların çarpma noktalarına göre olayın meydana geliş şekline uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2019 tarih, 2017/17-1099 E. ve 2019/460 K. sayılı kararında "Somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabilecektir.

Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir.

Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır." yönünde karar verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta da dava, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerine dayanmakta olup dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek niteliktedir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı hesabının zaten Sigorta Genel Şartlarında belirlenen formüle göre yapıldığı anlaşıldığından hesaplamaya.

HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmekte olup talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığından ekspertiz ücretine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır.

Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve 2020/7081 K., 2020/1864 E. ve 2020/6061 sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aracında oluşan değer kaybının 18.825,00 TL, davalının %75 kusur oranına göre 14.118,75 TL olacağı, tamirde kaldığı süreye göre araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00 TL, davalı tarafın kusuruna göre 2.250,00 TL olduğu,

KDV hariç 24.284,00 TL'de hasar oluşacağı belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti teminatı dahilinde 4.025,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığından 14.118,75 TL'den 4.025,00 TL düşülerek nihai olarak 10.093,75 TL değer kaybı belirlenmiştir. Dosya kapsamından davalı sigorta şirketinin 28.622,00 TL hasar bedeli ve 4.025,00 TL ise değer kaybı olmak üzere toplam 32.647,00 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Kaza tarihinde maddi hasarlarda poliçe limiti 33.000,00 TL'dir.

Hükme esas alınan kusur raporuna göre, sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketi 18.825,00 TL değer kaybı ile 24.284,00 TL hasar bedeli toplamı 43.109,00 TL'den davalının %75 kusur oranına göre 32.331,75 TL'sinden sorumludur (Ancak davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu miktardan daha fazla ödeme yapmıştır).

Sigorta limitinden yapılan 32.647,00 ödeme düşüldüğünde kalan limit 668,25 TL olduğu halde, davalı sigorta şirketi bakımından limiti aşacak şekilde hüküm kurulması ve kalan limitin de hüküm de gösterilmemiş olması doğru olmamıştır.

Yine sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, vekalet ücretinin de kalan poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması da doğru olmamıştır.Davalıların yetki itirazı üzerine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2019 tarih, 2018/220 Esas ve 2019/36 Karar sayılı yetkisizlik kararı verilerek dosya ilk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.

Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya devam edilen İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik kararı nedeniyle davalı taraf yararına kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2019 yılı AAÜT hükümlerine göre vekalet ücreti belirlenmemiş olması doğru olmamıştır.

Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de yetkisizlik kararı tarihindeki AAÜTYe göre maktu vekalet ücreti 2.725,00 TL ise de dava değeri 150,00 TL olup henüz ıslah yapılmadığından 2019 yılı AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 150,00 TL vekalet ücreti belirlenmiştir.

Gerekçeli kararda davalı sürücü cevap dilekçesi özetinde davalının cevap dilekçesinde olmayan ve dava ile ilgili bulunmayan kısımların yazılı olması doğru değil ise de bu husus Dairemiz kararında düzeltilmiştir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur.

Bu nedenle davalı işleten/sürücü bakımından talebe uygun olarak değer kaybı tazminatı yönünden kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak araç mahrumiyet tazminatının temerrüt tarihinin olay tarihi olması gerektiği halde dava tarihinden faiz işletilmesi de doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ....

A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

Buna göre:1-Davanın Kabulüne,2-10.093,75 TL değer kaybı alacağının (Davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti olan 668,25 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketinde 08/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,

3-Araçtan mahrumiyete ilişkin 2.250,00 TL'nin kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'inden tahsiline,4-Karar harcı 843,20 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90 TL ve 208,25 TL ıslah harçtan mahsubu ile bakiye 599,05 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, (Davalı sigorta şirketi bakımından hesaplanan 689,50 TL'den peşin yatırılan harçların mahsubu ile bakiye 445,35 TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı,

35,90 TL peşin harç ve 208,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 280,05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, ekspertiz ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.273,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketi bakımından 84,31 TL'den diğer davalıler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri uyarınca 5.100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sigorta limiti üzerinden hesap ve takdir edilen 668,25 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla)9- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2019 tarih,

2018/220 Esas ve 2019/36 Karar sayılı yetkisizlik kararı nedeniyle HMK'nın 331/2. maddesi gereğince 2019 yılı AAÜT hükümlerine göre 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine (Davalı sigorta şirketinin istinafı bulunmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hal nedeniyle davalı sigorta şirketine lehine vekalet ücreti verilmemiştir) 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN. 1-Davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ...

A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 399,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, c)İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...

A.Ş.'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/614, K. 2024/1630, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/614
Karar No
2024/1630
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/614 K.2024/695
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/615 K.2024/802
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/616 K.2024/635
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/616 K.2024/1868
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/617 K.2024/690
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/618 K.2024/639

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.