KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/2297
- Karar no
- 2024/172
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/12/2019
- Numarası
- 2015/178 Esas - 2019/1307 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
2.737 kelime·14 dk okuma·3 bölüm
Birleşen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015-836 Esas Sayılı Dosyası
DAVA
Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi ve Manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 09.12.2012 günü saat 21.03 sıralarında müvekkillerinin çocuğu ve kardeşi olan ...'in bulunduğu sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Bilecik istikametinden Sakarya'ya doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan Osmaneli ilçesi ...
Caddesi üzerinde bulunan dörtyol ışıklı kavşaktan ilçe merkezine sola dönmek istediği sırada Sakarya'dan Bilecik'e doğru seyreden sürücü ...'un sevk ve idaresindeki kamyonun ön kısmı ile otomobilin sağ kısmına çarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, ...'in olay sonucu hastanede vefaat ettiğini, kaza sonrasında müvekkillerinin 21 yaşındaki oğullarını kayıp ettiklerini, bu sebeple destekten yoksun kaldıklarını,
tüm bu sebeplerle trafik kazasında oğullarının ve kardeşlerini kayıp eden müvekkili davacıların 6100 sayılı Kanunun 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden,
diğer davalı sigorta şirketleri için ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile tahsiline. sorumluluğun derecesine göre ve maddi zararın kapsamına göre anne ve baba için 30.000'ar TL ve kardeşler için 15.000'er TL olmak üzere toplam 90.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı dava dilekçesinde özetle.
09/12/2012 tarih saat 21:00 sıralarında müvekkilerinin çocuğu ...'in içinde bulunduğu ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin seyir halinde iken ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile kaza yaptığını ve ...'in hayatını kaybettiğini, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/178 Esas sayılı dava dosyası ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla dava açtıklarını, 19/11/2015 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile ... hakkında dava açıp bu dosya ile birleştirilmesi hususunda ara kararı oluşturulduğu , müvekkilerinin 21 yaşındaki çocuklarını kaybettiklerini,
destekten yoksul kaldıklarını belirterek baba ... için 30.000,00- TL, anne ... için 30.000,00-TL, ölenin kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ... ve ...'in destekten yoksun kaldırlarından dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 14.11.2012-14.11.2013 tarih aralığında müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminat talebinin değerlendirilmesi için tüm delillerinin toplanmasından sonra dosyanın ATK Trafik İhtisasa Daire Başkanlığına gönderilerek kusur tespitinin yapılmasını, müvekkili şirket tarafından ödenen 29.039,13 TL nin değerlendirilmeye alınmasını, müvekkili şirketin sorumluluğunun azami limit ile sınırlı olacağını,
müvekkili şirketin temerrüde düşmediği için hüküm altına alınacak alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesine, müvekkili şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde manevi tazminat taleplerine ilişkin teminat bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle.
Müteveffanın davacı anne babaya destekte bulunmadığı, tek çocuklarının müteveffa olmadığı, kazanın ...'in kusurundan ileri geldiği, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, kendisi adına kayıtlı olan aracını ... Gıda Ltd.Şti'ye kiraya verdiğini, araç sürücüsü ...'unda bu şirketin çalışanı olduğunu, kaza ile ilgili hiç bir ilgisinin ve sorumluluğunun bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle dosyanın yetki bakımından davanın reddi ile esas bakımından ise müvekkili ...'un tali kusurlu bulunduğu göz önüne alınarak davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesine beyan etmiştir. Davalı ...
Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, husumet, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, sigortalı aracın kusurlu olduğunun belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminatın sigorta poliçesi teminatı dışında bulunduğunu, gelir durumunun hesaplanması gerektiğini, rücuya esas bir ödeme alınıp alınmadığının belirlenmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Asıl ve birleşen davada maddi tazminat isteminin kabulü ile. A) 26.612,47 TL' nin tahsil ve tekerrür olmamak üzere ...' ten kaza tarihi olan 09/12/2012 tarihinden, ... Sigortadan 24/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ... verilmesine, B) 15.051,67 TL nin tahsil ve tekerrür olmamak üzere ...' tan 09/12/2012 tarihinden, ...
Sigortadan 12/05/2014 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ... verilmesine, C) 33.855,89 TL nin tahsil ve tekerrür olmamak üzere ...'ten 09/12/2012 tarihinden, ...
Sigortadan 24/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacı ... 'e verilmesine, D) 19.619,78 TL nin tahsil ve tekerrür olmamak üzere ... tan 09/12/2012 tarihinde ... sigorta dan 12/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı ...' e verilmesine, E) Davacıların ... hakkında açtıkları maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Asıl ve birleşen dosya yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile.
A) 16.000,00 TL manevi tazminatın 12.000,00 TL sinin ...' ten 4.000,00 TL sinin ...' tan kaza tarihi olan 09/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile, davacı ...' e verilmesine, B) 16.000,00 TL manevi tazminatın 12.000,00 TL sinin ...' ten 4.000,00 TL sinin ... 'tan kaza tarihi olan 09/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile, davacı ... e verilmesine, C) 8.000,00 TL manevi tazminatın 6.000,00 TL sinin ... 'ten 2.000,00 TL sinin ... tan 09/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacı ... e verilmesine,
D) 8.000,00 TL manevi tazminatın 6.000,00 TL sinin ...' ten 2.000,00 TL sinin ... tan 09/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacı ...' e verilmesine, E) ... hakkında açılan manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, F) Davalı sigorta şirketleri hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...
Sigorta (... Sigorta) Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Meydana gelen kaza ile illiyetli olarak müvekkili sigorta şirketi aleyhine dava açıldığını, davalı sigortalı ...'ın adına kayıtlı aracı kiraya verdiğini müvekkil şirkete bildirmemiş olması dolayısıyla müvekkilinin sorumluluk sahibi olmayacağını, durumun poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının desteklerinin yoksunluk tazminatına ilişkin hesaplamada askerlik süresinin düşülmesi gerektiğini, hesaplamada bu durumun dahil tutulduğunu, müteveffanın koruyucu tertibatları eksik şekilde araç içi yolculuk etmiş olduğunu, emniyet kemeri takmaksızın yolculuk yaptığını, kemer takılmamasının müterafik kusur olduğunu,
müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili sigorta şirketine başvuran davacıların, murisin destekleri olduğunu iddia ve talep etmişlerse de; söz konusu davacıların müteveffa murisin aynı zamanda mirasçıları olduğunu, dolayısıyla mirasçıların ölen kişinin yerine geçmeleri sebebiyle 3. kişi olarak değerlendirilmeyeceklerini, bu durumda murisin kusuru oranında indirim yapılması zaruret içerdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Hükmedilen manevi tazminatın mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmadığını, mahkemenin hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmetmediğini, her ne kadar sigorta şirketlerinin manevi tazminat yönünde bir sorumluluğunun olması zorunlu olmasa da sigorta şirketine manevi tazminat için ekstra bir prim ödenip ödenmediği ve manevi tazminat da poliçe kapsamına alınmış olup olmadığı hususunda araştırılma yapılmasını talep ettiklerini,
kendilerinin sigorta şirketlerinden doğrudan manevi tazminat talep etmediklerini eğer diğer davalıların bu minvalde rizikoları var ise sigorta şirketlerinin de sorumlu olmasını talep ettiklerini, davanın kabulü şeklinde hüküm edilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş gibi davalı sigorta şirketleri lehine vekalet ücretine hükmolunması, yargılama giderinin bir kısmının davacı müvekkiller üzerinde bırakılması ve bu yönde davacı müvekkiller aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında desteğin emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sorumluluk sigortası türlerinden biri olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, sigorta ettiren durumunda olan işleten ve onun gibilerin, motorlu araçların neden oldukları zararlardan dolayı kendilerine düşen hukuki sorumluluğu, sigortacı belirli limite kadar karşılamakla yükümlü olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile,
destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketi sorumlu olacağına göre (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları) sorumluluğunun bulunmadığına yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda askerlik süresinin düşüldüğünün belirtildiği görülmekle bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası işleteni değil, aracı takip eder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu; sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği; sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği; ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
KTK'nun 95/2. maddesi gereğince, sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller, sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yapmak zorunda olacaktır. Davalı sigorta vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak dava dilekçesi anlatımda davalı sigorta şirketi hakkında manevi tazminat talep edilmediği gözetilmeden manevi tazminat davası yönünden red kararı verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. Kabule göre de mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine manevi tazminat davası açılmamış olması nedeni ile bu yönde poliçe bulunup bulunmadığının araştırılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta şirketi vekilinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/2297, K. 2024/172, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama