KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/1576
- Karar no
- 2024/1420
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 29/12/2023
- Numarası
- 2023/943 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile hasar, kazanç ve değer kaybı alacağının tahsili ile birlikte davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.Mahkemece 29/12/2023 tarihli ara karar ile " ..talep konusu hakkında, yapılan inceleme sonunda(Ay. m.141); sunulan deliller, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; tedbir konulması istenilen davalıların mal varlıklarının uyuşmazlık konusu olmaması HMK 389/1 uyarınca tedbirin ancak uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebilecek olması,
talebin ihtiyati haciz olarak değerlendirilmesi halinde ise alacağın varlığı ve miktarının ancak yapılacak yargılama sonucunda tespit edilebilecek olması bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak" gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde.
İİK'nın 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nın 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir.
Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamındadır.Somut olayda, zararın haksız eylemden kaynaklandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihte, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamında muaccel hale geldiği kabul edilmektedir.
Ancak trafik kazasından kaynaklanan ve talep konusu olan hasar , değer ve kazanç kaybı tazminatı davası yönünden zararın miktarı, araçta oluşan hasarın niteliği, kusur oranı gibi birçok ölçütün bir arada değerlendirilmesi sonucu saptanabilecektir.
Bu itibarla dosya kapsamından haksız eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte oluşan zararın miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığının anlaşılması karşısında, ihtiyati haciz talebinin reddi yerine tedbir talebinin reddi denilmiş ise de, mahkemece talebin ihtiyati tedbir olarak kabul edilmesi haline göre de değerlendirme yapılmış ancak dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep edilmiş olmasına göre sonuç itibariyle talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1576, K. 2024/1420, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama