İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2488 K.2025/274

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2024/2488Karar2025/274Tarih19 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.111 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Esas no
2024/2488
Karar no
2025/274
İncelenen dosyanın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
15/10/2024
Numarası
2021/1105 Esas - 2024/926 Karar
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.111 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu, müvekkiline ait aracın 07/01/2012 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeyken dava dışı ...'nin takip mesafesini korumaması ve yolun kaygan olması nedeniyle bu kişinin kullandığı ... plaka sayılı araca çarptığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın pert olduğunu, müvekkiline isnat edilebilecek kusur bulunmadığı halde davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını,

...'un kanında alkol bulunmadığının tespit edildiğini belirterek 25.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait aracın sicil kaydında ...'nin rehin kaydı bulunduğunu, bu nedenle rehin hakkı sahibinin açık muvafakatinin alınması gerektiğini, davacının tazminat talebinin riziko sonrası bildirim ve bilgilendirme yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle reddedildiğini, kazanın olay tarihinden 20 gün sonra müvekkiline ihbar edildiğini, olayda sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden firar etmiş olması nedeniyle olaya ilişkin ifade tutanakları ve alkol raporunun olaydan 6 ay sonra verildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından olaya ilişkin araştırma yapılamadığını,

kaza tutanağında araç sürücüsünün firar etmesi nedeniyle kimlik bilgileri ve alkol ölçümünün yapılamadığının belirtildiğini, ifade tutanaklarına göre sürücü ...'un arkadaş grubuyla birlikte kazadan önce dışarıda eğlenerek alkol aldıklarının tespit edildiğini, ...'un kazadan 43 saat sonra alındığı belirtilen kan örneğinde alkol bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle hasarın kasko sigortası genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, bunun aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, dava dilekçesindeki iddianın kaza tespit tutanağı ile örtüşmediğini,

kaza tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallinden firar etmesini haklı gösterecek bir neden gösterilmediğini, bu nedenlerle davacının tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkiline (imm sigorta da içeren) kasko poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait ... plaka sayılı aracın 07/01/2012 tarihinde karıştığı kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden kimliği tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresindeyken ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrasında ... plaka sayılı araç hasarının zarar gören aracın kasko sigorta şirketi olan ...

Sigorta'ya 27/04/2012 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödendiğini, kaza tespit tutanağında davalıya ait araç sürücüsünün olay sonrası firar etmesi nedeniyle kimlik bilgileri ile alkol ölçümünün yapılamadığının belirtildiğini, kazaya sebebiyet veren davalıya ait aracın aynı zamanda müvekkiline kasko sigortalı bulunması nedeniyle kaza sonucu araçta oluşan hasarın müvekkili şirkete davalı tarafından ödenmesi istemiyle yapılan başvuruda kaza anında sürücüsünün ... olduğu ileri sürülerek kazadan 43 saat sonra alınan alkol raporunun ibraz edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün müvekkiline bildirim görevini kasten yerine getirmediğini,

sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden haklı sebeple uzaklaştığına dair bir delil bulunmadığını, sürücünün kasten ve kötüniyetli olarak olay yerini terk ettiğini, bu nedenle davalının sigorta haklarının ortadan kalktığını, müvekkili tarafından ödenmiş olan bedelin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, ödenen tazminatın davalıdan tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ilamsız takip başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Kazanın havanın yağışlı ve yolun kaygan olması nedeniyle gerçekleştiğini, sürücünün firar etmediğini, olay gerçekleştiğinde olayın verdiği şokla ne yapacağını bilemediğini, ertesi günü polis merkezine gittiğini, kazanın oluşumunda müvekkiline ait araç sürücüsünü kusurunun bulunmadığını, bu nedenle ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini, davacının ihbar yükümlülüğüne ilişkin beyanlarının gerçeğe uygun olmadığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Asıl Davanın reddine, 2-Birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, Buna göre;

davaya konu icra takip dosyasında 50.000,00-TL asıl alacak ve 3.571,58-TL işlemiş faiz ile faiz oranı yönünden birleşen davanın davalısının itirazının iptaline, takibin devamına 3-Birleşen davada davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... San. ve Dış Tic. Ltd.

Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davacının müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün kazadan sonra kan tahlili vermiş ve kan değerlerinde alkole rastlanmadığını, dosyada mevcut araç sürücüsünün kan tahlili raporu, tanıkların ifadesi, bilirkişi ve ATK raporları araç sürücüsünün alkolsüz olduğunu doğruladığını, dosyada ayrı ayrı alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazanın sadece alkolün etkisi ile meydana gelmiş olamayacağının belirtildiğini, davaya konu kazada, davacı şirkete ait aracın sürücüsü ... alkollü olmayıp,

kazanın havanın yağışlı ve zeminin kaygan olması sebebiyle sürücünün frene basmasına rağmen aracı durduramaması nedeniyle meydana geldiğini, kazada davacı müvekkili şirkete atfedilebilecek kusurun olmadığını, dosyada mevcut tüm bilirkişi ve ATK raporlarının ortaya koyduğunu, müvekkiline rücu hakkı olmadığını, kazada müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın pert olduğunu, şirket aracını kullanan araç sürücüsünün, kötü niyetli olarak hareket etmediğini, davacının müvekkil şirkete ait araçta, riziko teminat dışı hallerden bir durum gerçekleşmediğinden aracın meydana getirdiği hasarın sigorta teminatı içerisinde olduğunu,

dolayısı ile davalı sigorta şirketinin davacı müvekkili şirkete rücu hakkı doğmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemi, birleşen dava; aynı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından 3. Kişiye ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla girişilen takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/11/2021 tarih, 2019/2610 Esas ve 2021/2026 Karar sayılı kararı ile " ...Emsal Yargıtay kararı doğrultusunda, somut uyuşmazlıkta; kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücünün firar ettiğinin yazılı olduğu, olayın saat 02.24 civarı Avcılar istikametinde seyir halindeyken Şirinevler Metrobüs durağı karşısında meydana geldiği, sürücünün aracındaki yaralanan arkadaşlarını da bırakarak ayrıldığı,

olaydan önce sürücü ve araçta yolcu olarak bulunan ve yaralanan arkadaşlarının birlikte yemek yedikleri, olay akabinde alınan ifadelere göre aynı zamanda araçta yolcu olarak bulunan sürücünün arkadaşlarının alkol aldığı ancak sürücü ...'in alkol almadığı, sürücü ...'in kazadan 43 saat sonra alkol raporu verdiği, bu oluş haline göre sürücünün olay yerini terk etmesi için Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.5.10. maddesi anlamında zorunlu bir hal bulunmadığından haklı sebeple olay yerini terkten bahsedilemeyecektir.

Bu nedenle davacı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi (6762 sayılı TKK'nın 1290.maddesi) uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya geçmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yukarıya aktarılan yasal mevzuat, kasko poliçe genel şartları, yargıtay içtihatları ışığında olayın oluş şekli, dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, ifade evrakları, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı incelenerek gerekli görülmesi halinde, alkolün kazada münhasıran etkili olup olmadığının değerlendirilmesi konusunda bilirkişi heyetinden ek raporda alınarak somut olayın özellikleri gereği sigortalının,

sigortalı araçta meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünü yerine getirip getirmediği tartışılarak sigortalının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken çelişki oluşturacak şekilde hem asıl ve hem de birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. .." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından. 07/01/2012 tarihinde asıl davada davacı (birleşen dava davalı) ... Ltd.

Şti. adına kayıtlı bulunan ve asıl dava davalı (birleşen dava davacı) ... Sigorta A.Ş. tarafından ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeyken, ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, asıl davada kasko sigortası kapsamında ... plaka sayılı araçta oluşan hasarının talep edildiği.

Birleşen davada ise kasko sigortasındaki İMM kapsamında dava dışı ... plaka sayılı araçta oluşan hasar nedeniyle, dava dışı ... plaka sayılı aracın kasko sigortacısı olan dava dışı ...

Sigorta A.Ş.'ye 27/04/2012 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığı açıklanarak yapılan bu ödemenin tahsili için başlatılan takibe davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine itirazının iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ... plaka sayılı araç için 06/08/2011-2012 tarihlerini kapsar şekilde ticari genişletilmiş kasko poliçesi düzenlenmiştir. Bu poliçede (diğer teminatlar yanında) 25.000,00 TL kasko ve 50.000,00 TL ihtiyari mali mesuliyet teminatı bulunmaktadır.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması,

çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar.

A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar.

A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır.

Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte,

sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi (6762 sayılı TKK'nın 1290.maddesi) uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.

Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, kazanın meydana geldiği sırada sürücünün alkollü ve ehliyetsiz olup olmadığı, dolayısıyla hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11677 Esas ve 2017/6905 Karar sayılı kararında "Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da;

somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu savunulan ...'in, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazadan 4 gün sonra kolluk birimlerine başvurduğu, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.

Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.

Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiği dikkate alınarak; davacının bu konudaki delillerini sunmasının sağlanması, bu husustaki davacı delillerinin toplanmasından sonra, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmiş olup olmamasına göre, zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken;

yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir" belirlemesinde bulunmaktadır (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3272 Esas ve 2021/2118 Karar sayılı kararı).

Daire kararımız doğrultusunda dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında sigortalı araç sürücünün alkollü olup olmadığının, kusura etkisinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu haliyle ispat yükü kendisinde olan ana dosya davacısının sigortalı araç sürücüsünün olay anında alkollü olmadığını ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediğine göre İlk Derece Mahkemesince ana dosya yönünden hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10 kapsamında teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine birleşen dosyanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; asıl dava davacısı birleşen dava davalısı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Asıl dava davacısı birleşen dava davalısı ... Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.659,47 TL harçtan peşin alınan 1.342,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.316,97 TL harcın asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... San. ve Dış Tic. Ltd.

Şti. 'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2488, K. 2025/274, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2488
Karar No
2025/274
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2507 K.2025/275
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2519 K.2025/174
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/2520 K.2025/302
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2523 K.2025/493
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2534 K.2025/502
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2569 K.2025/291

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.