İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/481 K.2025/562

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2024/481Karar2025/562Tarih24 Mart 2025Okuma20 dk · 3.968 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Mart 2025
Esas no
2024/481
Karar no
2025/562
İncelenen dosyanın mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
02/11/2022
Numarası
2014/1960 Esas - 2022/900 Karar
Dava
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.968 kelime·20 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan 13/10/2012 günü davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın Bursa istikametinden İzmir İli istikametine doğru aşırı hızla seyir halindeyken Bursa-Karacabey İlçesi, Harmanlı köyü yol ayrımında ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın 73 metre ileriye fırladığını, aracın şoför kapısının 70 cm içeriye girdiğini, ... plakalı aracın 42 metre sonra durabildiğini, ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini,

davalı ... hakkında Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/889 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigortacı şirket olduğunu, sorumluluğu poliçe teminat miktarlarıyla sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminattan sorumlu olduğunu, davalı ...

Genel Sigorta A.Ş.'nin müteveffa ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet -kasko sigortacısı olduğunu, maddi zararın tespitinden sonra, ... plakalı aracın ZMMS poliçesi teminat sınırlarını aşan ve yine kasko poliçesindeki teminat sınırlarıyla sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminattan sorumlu olduğunu, müteveffa ...'ın 10/04/1976 tarihinde doğduğunu, olay tarihinde ... San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nde 3.000,00 TL net maaş, aylık ortalama 3.000,00 TL- 4.000,00 TL net prim ve 200,00 TL yemek ücreti olmak üzere ortalama 6.200 TL ila 7.000 TL arasında geliri bulunduğunu, müteveffanın çalıştığı şirketin gerçek geliri sigorta kayıtlarında göstermediğini, davalı ... Sigorta A.Ş. ile aracın ihtiyari mali mesuliyet-kasko sigortacısına gerekli ihbarların yapıldığını, yapılan incelemeler sonucunda sadece 71.989,00 TL'nin davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından 20/03/2013 tarihinde ödendiğini, TBK'nun 53/1-3 maddesine göre haksız fiil nedeniyle ölüm halinde somut dava bakımından maddi zarar kalemleri, cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan zararların olduğunu belirterek, eş ... 250.000 TL, çocuk ... için 250.000 TL ve diğer çocuk ... için 250.000 TL olmak üzere toplam 750.000 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketleri dışında kalan ... ve ... Ltd.

Şti'den müşterek ve müteselsilen tahsilini, davalılardan ... ve ... Ltd. Şti'nin hükmolunacak maddi ve manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 13/10/2012 tarihinden, sigorta şirketleri bakımından ise hükmolunacak tazminatlara ihbar ve temerrüt tarihleri olan 19/12/2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın sürücüsünün ... plaka sayılı araç ile sağ şeritte giderken aniden ve önceden sinyal veya ikaz vermeksizin 90 derecelik açı ile müvekkilinin kullandığı ... plakalı sayılı aracın önüne çıktığını, müteveffa ...'ın olayın meydana gelişinde tam asli ve ağır surette kusurlu olduğunu, bu durum olayın davalı ile illiyet bağını dahi kopardığını, müvekkili ...'un olayın meydana gelişinde kusuru bulunmadığını, müvekkili ...'un olay sırasında trafik kaidelerine uygun surette seyir halinde olduğunu,

200-240 Km/h süratli olduğu iddialarının hakikati yansıtmadığını müteveffa ...'ın aylık kazancının 6.200-7.200 TL arasında olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediğini, ...

Sigorta şirketinden 71.989,00 TL ödeme alınması üzerine artık maddi tazminat talep etme hakkının ortadan kalktığını, yapılan ödemelerin maddi tazminat hesabında mahsup edilmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminat tutarlarının aşırı fahiş olduğunu, ağır ve tam kusurlu tarafın müteveffa olduğunu, müvekkili davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın vefatı nedeniyle hesaplanan tüm tazminat davacı yana ödenmiş olmakla müvekkil şirket ve sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsünün sorumluluğunun kalmadığını, müvekkil şirket açısından davanın reddi gerektiğini, ancak açıkça ve fahiş bir fark olması halinde aradaki tazminata hükmedilebileceğini, bilirkişi incelemesi yapılırken 20/03/2013 ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınmasını ve güncellenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle. 13/10/2012 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 01/03/2012 başlangıç- 01/03/2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Kiralama ve Servis A.Ş.

Adına kasko sigorta poliçesinde bedeni ve maddi zararlar için 50.000 TL'sine kadar artan azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu teminat miktarı davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacılar vekilinin müvekkili sigorta şirketine yönettiği davasının kabulünün mümkün olmadığını, davacıların uğradığı zarardan kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan ...

Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olabileceğini, doğan maddi zararın bu poliçenin limitini aşması durumunda varsa ... plakalı aracın kendi kasko sigortacısının kendi limitiyle sorumlu olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Karşı davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihinde davalı-karşı davacı ...'un ağır surette yaralandığını, kaburgalarından ve ayak kemiklerinde ve ayak parmaklarında kırık ve ağır hasarların oluştuğunu, vücut bütünlüğünün ihlal olduğunu, işlerinin bozulduğunu, manevi çöküntüler yaşadığını ve manevi dünyasında vaki acı ve ızdıraplı sürece uğradığını belirterek, tüm manevi zararların telafisi için 200.000,00 TL manevi tazminatını tüm davacılar-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini; ...

Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Yönünden ise ... plaka sayılı aracın kaza dolayısı ile ağır surette hasara uğradığını, kaza nedeni ile yaklaşık 5 aylık sürede aracın kullanımından mahrum kalındığını ve bu sürede uğranılan araç yoksunluğu zararı dolayısı ile 15.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Karşı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacı tarafından dört günlük istirahati karşılığında 200.000,00 TL gibi fahiş bir tutarındaki manevi tazminat talepli karşı davasının kötü niyetli olduğunu, davalı-karşı davacı tarafın kendi kusuru ile müvekkili ...'ın eşinin ölümüne sebebiyet vermesi bir yana henüz 37 yayındaki eşini kaybeden bir anne ve babalarını hiç tanıyamadan büyüyecek olan çocuklardan talep ettiği fahiş manevi tazminat talebinin bile davalı-karşı davacı yanın vahim kaza neticesindeki umursamaz ve kötü niyetli tutumunun göstergesi olduğunu,

somut olay bakımından kazanın ve neticenin gerçekleşmesine sebebiyet veren davalı-karşı davacı ... olduğunu, fiil ve netice arasındaki illiyet bağı davalının aşırı süratli araç kullanması olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl Dava İçin Davalılar - karşı davacı ..., ...Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş. için açılan davanın ödeme yapılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Davalılardan ...

Sigorta A.Ş. için açılan davanın 10.04.2014 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle reddine, Cenaze ve Defin Giderleri için açılan davanın kısmen kabulü ile takdiren 1.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.10.2012 tarihinden itibaren davalılar ..., ... Ltd. Şti.'den yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi Tazminat için tarafların kusur durumu göz önüne alınarak kısmen kabulü ile.

Davacı-karşı davalı Eş ... için 25.000,00TL ,davacı-karşı davalı çocuklar ... için 20.000,00TL, ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL Manevi Tazminatın davalılar-karşı davacılar ..., ...Ltd Şti'den kaza tarihi olan 13.10.2012 tarihinde itibaren Yasal Faizi müştereken ve müteselsilen davalılar-karşı davacılardan tahsili ile davacı-karşı davalılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karşı dava için Manevi Tazminat için tarafların kusur durumu göz önüne alınarak kısmen kabulü ile.

Davacı ... için 40.000,00 TL 'nin kaza tarihi olan 13.10.2012 tarihinde itibaren yasal faizi müştereken ve müteselsilen davacı-karşı davalılardan tahsili ile davalı-karşı davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Madde Tazminat İçin Açılan davanın kısmen kabulü ile;

... plakalı araçtaki Değer Kaybı Tazminatı Olarak 10.000,00 TL, Araç Yoksunluğu Nedeniyle uğranılan Tazminatı olarak 7.000,00 TL olmak üzere toplam 17.000,00 TL Maddi Zararın Karşı Kaza Tarihinden olan 13.10.2012 tarihinden itibaren Yasal Faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacı-karşı davalılardan tahsili ile davalı-karşı davacı ...Ltd Şti'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı - karşı davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı - karşı davacılar ... ve Tasfiye Halinde ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı - karşı davalılar ..., ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...'un gerek olay yeri inceleme görüntüleri, tutanakları gerek dosyalarda alınan bilirkişi raporları gözetildiğinde tam ve asli kusurlu olduğu sabit iken yapılan yargılamada müteveffa ...'ın birinci derecede %75 oranında davalı ...'un ikinci derece ve %25 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerektiğini,

İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi'nin 2018/314 E. sayılı ve 2021/389 E. sayılı dosyalar delil olarak dayanıldığı gibi mahkemece de dosya içine istenildiği halde müteveffanın son aldığı ücretin de belirlendiği bu dosyalar gözetilmeden sayın bilirkişi tarafından 01.09.2021 tarihinde hazırlanan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, cenaze ve defin giderleri bakımından taleplerinin tam miktar üzerinden kabul edilmesi gerekirken eksik ve hatalı gerekçelerle kısmen kabulünün hatalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin mahkemece eksik hükmedildiğini,

karşı davada karşı davacı ... lehine belirlenen manevi tazminat bakımından fahiş olduğunu, karşı davacıların maddi talepleri ile ilgili KTK 'nın 97.maddesi gereği sigorta şirketine müracaat etmedikleri ve davanın sorumlu sigorta şirketlerine ihbar edilmesi ya da davaya dahil edilmesi gerekirken mahkemece hiçbir işlem yapılmaksızın hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın araç değer kaybından mütevellit dava açamayacağı sabit iken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu,

muadil araç temini mümkün iken bu şekilde bir müracaatta bulunmayıp ve dahi araç kiraladığına dair somut ve inandırıcı bir belge de sunamayan davacı firmanın, ticari defter ve kayıtları da incelenmeksizin davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Karşı davacılar ... ve Tasfiye Halinde ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın ağır kusurunun illiyet bağını kesen düzeyde olduğunu, bu nedenle davalı / karşı davacı müvekkilinin manevi zararlardan ve maddi zararlardan illiyet bağının da kesilmiş olması nedeni ile sorumlu tutulamayacağını, müteveffanın ağır kusurlu oluşu, davalı - karşı davacının da yaşamsal tehlike geçirmiş olması,

mali ve sosyal durumlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, cenaze giderleri, dosyaya sunulan eker ambulans firmasına ödenen ve dosyaya sunulu bulunan fatura da da görüldüğü üzere davalılar tarafından karşılandığını, bu durumun gözönüne alınmadığını, feragat edilen ve karar verilmesine yer olmadığına dair kararlar nedeni ile davacıların vekalet ücretlerini davalı sigorta şirketlerinden tahsil etmiş oldukları belirtildiği halde, aynı vekalet ücretleri ile ilgili olarak müvekkili davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu,

davalı - karşı davacı ...' un olayda kusuru bulunmadığını, kusur izafesinin hatalı ve eksik değerlendirildiğini, ağır hasarlı olarak 5 aydan fazla süre araç yoksunluğu olduğunu, hükmedilen araç yoksunluğu ve değer kaybı zararlarının gerçek zararı karşılamadığını, davalı/ karşı davacı ...'un ağır surette yaralandığını ve hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu, işveren kusurları olduğu hususunun dikkate alınmadığını, SGK' dan alınan cenaze yardımları ve maddi tazminatlar dikkate alınmadığını,

ayrıca İstanbul İş Mahkemesinde açılmış bulunan başkaca işveren aleyhine davacılar tarafından açılmış bulunan davalar ve alınan tazminatlar olup olmadığı - derdestlik - itirazları da dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından, 13/10/2012 günü saat:09:10 sıralarında davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile Bursa istikametinden Balıkesir istikametine doğru seyir halindeyken Harmanlı köyü kavşağına geldiğinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin kavşak mahallinde dönüş yapmak için sola doğru manevra yaptığı sırada sol şeritte seyir halindeki ... plakalı araçla çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın vefat ettiği, sürücü ...'un yaralandığı anlaşılmıştır.

Asıl davada ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, karşı davada sürücü ...'un yaralanması nedeniyle manevi tazminat, ... plakalı aracın hasara uğraması nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybı talep edildiği anlaşılmıştır.

Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/889 Esas ve 2014/243 Karar sayılı kararı ile; "...13/10/2012 günü saat:09:10 sıralarında sanık ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Bursa istikametinden Balıkesir istikametine doğru seyir halindeyken Harmanlı köyü kavşağına geldiğinde ölen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin kavşak mahalinde dönüş yapmak için sola doğru manevra yaptığı sırada sol şeritte seyir halindeki sanığın kullandığı araçla çarpıştığı, çarpışma sonucu sürücü ...'ın öldüğü,

mahkememizce yapılan keşif, bilirkişi raporu, adli tıp raporu gözetilerek sanığın kavşağa gelmeden önce hızını azaltmamak, kontrollü biçimde araç kullanmamak etkin fren ve direksiyon tedbiri alamayacak derecede hızlı araç kullanmak suretiyle kazaya neden olduğu ve olayda tali kusurlu olduğu, ölen ...'ın ise sola dönüş manevrası yapmadan önce sol şeridi kontrol etmeden ve ilk geçiş hakkını yolda düz devam eden araca vermeden hareket etmek suretiyle asli derecede kusurlu olduğu sonucuna varılarak, sanık eylemine uyan TCK'nın 85/1.maddesi gereğince cezalandırılmıştır..." gerekçesi ile karar verilmiştir.

Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay incelemesinden maddi vakıa yönünden temyiz talebinin reddi ile düzeltilerek onanmış ve 28/04/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece alınan ve içlerinde makine mühendisi bilirkişisinin de bulunduğu heyettten bilirkişi raporunda davacıların desteğinin %75, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlemesi yapılmıştır. Mahkemece başka rapor alınmamış gerekçeli kararda "...

İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/996 Esas sayılı dosya içerisinde aynı trafik kazası nedeniyle 08/01/2017 tarihli Adli Tıp Kurumunun kusur raporunda davalı sürücü ...'un %20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden mahkememiz tarafından da kusur raporu olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08/01/2017 tarihli kusur raporu hükümde esas alınmıştır..." gerekçesi yazılarak İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin aldığı kusur raporu esas alınmıştır.

İlgili davanın davacıların desteğinin ölümü nedeni ile dava dışı ölenin anne baba ve kardeşleri tarafından açılmış manevi tazminat davası olduğu derdestlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kararın davacılar ve davalılar tarafından istinaf edildiği ve istinaf talebinin reddine dair 13/01/2021 tarihinde karar verildiği ve temyiz incelemesi ile onama kararı ile 01/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472.

HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez.

Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Ceza mahkemesinde sanık olarak yargılanan ...'un mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı, gerek davacı ve gerekse davalı taraf kusur raporuna itiraz ettiği,

aynı kaza nedeniyle İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/996 Esas sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinde görülen dava dosyalarında alınan kusur raporları ile eldeki davada alınan kusur raporu arasında kusur oranları bakımından çelişki bulunduğu,

kaldı ki İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2021/389 Esas sayılı dosyasında da müteveffanın işvereni aleyhine destekten yoksun kalma ve trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edildiğinden kusur oranına göre dava açılıp karar verilmemiş olması halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiğinden kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi ile davada taraf olmayan müteveffanın işvereni ... San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nde kusur oranın da belirlenmesi için ATK yada başka bir bilirkişi heyetinde kusur raporu alınması gerekirken davacıların taraf olmadığı İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/996 Esas sayılı dava dosyasındaki kusur bilirkişi raporu hükme dayanak yapılarak karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur.

Kazanın meydana geliş şekli ve kesinleşen maddi olguya göre davalı sürücünün de kazanın meydana gelmesinde tali kusuru bulunduğundan müteveffanın ağır kusurlu olduğu ve davalı sürücünün eylemi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı yönündeki istinaf başvuruları da yerinde görülmemiştir.

Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır.

Eğer desteğin, malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili, desteğin ... San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nde genel müdür olarak çalıştığını ve kaza tarihi itibariyle 6.000,00 TL geliri olduğunu iddia etmiş ve bu iddiayı ispat bakımından aynı kaza nedeniyle işlenen aleyhine İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2018/314 Esas sayılı dosyası ile yine aynı mahkemenin 2021/389 Esas sayılı (2014/345 ilk esas) dosyalarına delil olarak dayanmıştır.

Dosya kapsamına göre desteğin SGK'dan ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtilmiş, tanık dinlenmiş hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kaza tarihindeki geliri brüt 1.782,00 TL, net 1.241,67 TL olarak kabul edilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.

Davacıların delil olarak dayandığı İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2018/314 Esas sayılı dosyasında davacı eş ve çocuklar tarafından işveren aleyhine desteğin ölümü nedeniyle ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı, prim alacağı, yemek alacağı, fazla mesai ücretleri, UBGT günleri ücretinin tahsili istemi ile dava açılmış olup mahkemece 12/03/2021 tarih ve 2021/180 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararda müteveffanın aylık net 5.000,00 TL ücret ile çalıştığı, çıplak brüt ücretinin 6.993,89 TL, brüt ücretinin 7.252,28 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.

Bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32.Hukuk Dairesince verilen 02/11/2022 tarih, 2022/65 Esas ve 2022/1456 Karar sayılı kararı ile ücrete ilişkin istinafta değerlendirilmiş ve sonuç olarak dava dilekçesinde açıkça son ücretin net 3.000,00 TL olduğunun beyan edilmesi nedeniyle müteveffanın ücreti aylık net 5.000,00 TL kabul edilmesinin hatalı olduğu açıklanarak müteveffanın son aldığı ücretin net 3.000,00 TL, brüt 4.196,33 TL,

giydirilmiş brüt ücretinin ise 4.454,72 TL olarak kabulü ile yapılan hesaplamaya göre dava konusu edilen tazminat ve alacaklarla ilgili olarak yeniden hüküm kurulmuş ve bu karar 02/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir. İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2014/345 Esas sayılı dosyasında, müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle kazanın trafik iş kazası olduğu iddiası ile işvereni olan ... San. ve Tic. Ltd.

Şti. aleyhine davacı eş ve çocuklar tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açılmış olup, 24/11/2020 tarih ve 2020/1053 Karar sayılı kararı ile desteğin aylık 5.000,00 TL ücret aldığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata hükmedilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesinin 26/05/2021 tarih, 2021/948 Esas ve 2021/1145 Karar sayılı kararı ile "3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması,

davanın ...'a ihbarı, gerçek ücretin tespiti ile ek rapor alındıktan sonra davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi yönünden yukarıda belirtilen şekilde usuli işlemlerin tamamlanmasına yönelik olarak HMK'nın 353/l-a.6 maddesine aykırı davranılmış olması" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Kaldırma kararından sonra dosya aynı mahkemenin 2021/345 Esas sırasına kayıt edilerek yapılan yargılama sonucunda 08/06/2023 tarih ve 2023/411 Karar sayılı kararı destek müteveffanın AGİ hariç aylık net 2.000,00 TL ücret aldığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata hükmedilmiş ancak bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamına göre anlaşılamamıştır.

Müteveffanın 13/10/2012 tarihli çift taraflı trafik kazasında ölümü nedeniyle açılan ve iş mahkemelerinde görülen davalarda desteğin satış müdürü olarak çalıştığı kabul edilerek belirlenen ücreti, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ücretten daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle aynı kaza nedeni ile açılan davalarda müteveffanın kaza tarihindeki ücreti arasındaki çelişki giderilmeden ve ücreti belirlenmeden bu konudaki davacı taraf itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. SGK tarafından yapılan peşin sermaye değerli ödemeler hesaplanan tazminat miktarından düşülmüş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2018/314 Esas ve 2021/389 Esas sayılı dosyalarında müteveffanın işverenine karşı tazminat davası açıldığından, davanın tarafları aynı değildir. Bu nedenle davalılar vekilinin eldeki davanın derdest olduğu yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Ancak İstanbul Anadolu 5.İş Mahkemesinin 2021/389 Esas sayılı dosyasında da destekten yoksun kalma ve trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edildiği halde dosya getirtilerek hükme esas alınan aktüerya raporunda tazminatın işverinin kusur oranına göre hesaplanıp hesaplanmadığı da denetlenerek müteselsil sorumlu olan davalı ...'in kusur oranını da kapsar şekilde karar verilmiş olması halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır.

Yargılama sırasında davacılar vekili ile davalılar vekilinin davanın sigorta şirketlerine ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiş,taraflara ilgili kişilere davayı ihbar etme imkanı tanınmamıştır.

Tarfların dava sonunda ödeme yapmaları halinde rücu haklarının bulunduğu gözetilmek suretiyle HMK'nın 61.vd. maddelerine göre usulüne uygun ihbar dilekçesinin sunulması halinde, davanın ihbarı yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken, bu işlem yapılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.

KTK'nın 88. maddesindeki "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine göre de, zarar gören 3. kişi konumunda olan davacı zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir.Tazminata konu olay çift taraflı trafik kazası olup kazanın oluşumunda müteveffa ve davalı sürücü ... kusurlu bulunmuştur.

Kaza nedeniyle davalı- karşı davacı ... yaralanmış ve diğer davalının işleteni olduğu ... plakalı araç hasara uğramıştır. Karşı davada davacılardan ... yaralanması sebebiyle manevi tazminat, diğer davalı işleten ise araçtaki değer kaybı ve kazanç kaybı nedeniyle maddi tazminat talep etmektedir.

Karşı davalılar zamanda murisleri olan sürücü müteveffanın kusuru oranında vermiş olduğu zarardan işleten ve ZMMS sigortacısı ile birlikte zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludurlar. Karşı davacılar oluşan zararlarını işleten sürücü ve ZMMS sigortacısından talep edebileceğinden karşı davalılar vekilinin öncelikle kasko ve ZMMS sigortacısından zararın tahsili gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Yine, karşı davada ZMMS sigortacısından tazminat talep edilmediğinden KTK'nın 97.maddesi gereğince başvuru koşulu aranmayacaktır. Cenaze ve defin gideri bakımından dosyada delil bulunmadığından mahkemece TBK'nın 50.maddesi uyarınca resen 1.000,00 TL'ye hükmedilmiştir.

Bu kapsamda, sadece cenaze ve defin giderleri talep edilebilecek, mevlüt, yemek vs.. giderler ise talep edilemeyeceğinden aksi yöndeki davacı taraf istinafı yerinde görülmemiş, kaza tarihine göre belirlenen 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin de makul olduğu sonucuna varıldığından aksi yöndeki davalı taraf istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.

Karşı davada ... plakalı aracın kaza nedeniyle değer kaybının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda, değer kaybı hesaplamasında yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre benimsenen fark yöntemine göre kaza tarihindeki hasarlı haldeki değeri ile hasarsız haldeki değeri arasındaki fark üzerinden yapılmış olduğundan değer kaybı hesaplamasına; araçtaki kazanç kaybının ise makul onarım süresine göre belirlenmiş olmasına göre kazanç kaybına ilişkin hesaplanın yerinde olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.

TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Dosyada bulunan maluliyet raporuna göre karşı davacı Sadettin Tunç'un kaza nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde bedensel zarara uğradığı anlaşıldığından TBK'nın 56/1.maddesi gereğince lehine manevi tazminat talep edebileceğinden aksi yöndeki karşı davalı istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.

TBK’nın 56/2. maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler nazara alınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde ve meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarda tazminata hükmedilmesi gerekecektir.

Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre kusur oranları konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğinden kusur durumu netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, davacı - karşı davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı - karşı davacılar ... ve Tasfiye Halinde ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı - karşı davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı- karşı davacılar ... ve Tasfiye Halinde ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından,

vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı - karşı davalılar ..., ..., ... ile davalı - karşı davacılar ... ve Tasfiye Halinde ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/481, K. 2025/562, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/481
Karar No
2025/562
Tarih
24 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/481 K.2025/179
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/481 K.2025/161
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/481 K.2025/352
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/481 K.2025/188
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/482 K.2025/186
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/482 K.2025/236

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.