KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/736
- Karar no
- 2025/1029
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/12/2024
- Numarası
- 2023/420 Esas - 2024/842 Karar
- Dava
- Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 21/04/2009 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu trafik kazasında ... isimli kişinin yaralanıp kalıcı maluliyete uğraması nedeniyle buna ilişkin açtıkları maddi tazminat davası İstanbul 2.Asliye Ticaret Mhk.nin 2016/137 E. daha sonra 2021/285E.ile devam edildiğini, neticede davanın kabulüne karar verildiğini, kararın icrasına ilişkin açtıkları icra takibi Adana ... İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyası olduğunu, Yargıtay onama kararı sonrasında yapılan kapak hesabına göre 130.009 TL ödenmesi gerekirken ... vekili tarafından icra dosyasına sunulan 30/01/2023 tarihli yazıda 22.000 TL temlik alacağının ,temlik alacaklısı ... için kesildiği ayrıca stopaj kesintisi yapıldığı belirtilerek icra dosyasına 104.247,27 TL aynı tarihte ödendiğini, İcra takibi açılış tarihi 16/08/2018 olduğunu, temlikname tarihi ise 11/10/2018 olduğunu, takip açıldığı tarihte temlikname henüz alınmadığından alacaklısı ..., borçlusu ... olan icra dosyasında temlik sahibi ...'nın dahil edilmediğini,
bu dava öncesinde temlik alacaklısı ...'ın vekaleti tarafımızdan ...'na ibraz edildiğini, temlik alacağının taraflarına ödenmesi talep edilmişse de , davalı ... bu ödemeyi yapmadığını, davalı ... ile Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlamayamadıklarını, Saruhanlı Noterliği'nce düzenlenen 11 Ekim 2018 tarih ve ... yevmiye nolu temlikname uyarınca davalı nezdinde bulunan 22.000 TL nin, temlikname tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Mahkemenin görevli olmadığını, davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, temliknamenin geçersiz olduğunu, davacının alacak talep hakkının olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılmadığını, temlik eden ile temlik alan arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini, ...nın sorumluluğu kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, temlikname şekil şartlarının yerine getirilmediğini, temliknamenin aslının ibrazını,
talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu, davanın öncelikle usulden, zamanaşımından, aksi kanaat halinde diğer nedenlerle esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarar dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Temlik alacağının tahsili için ikame edilen dava neticesinde Mahkemece temliknamenin icra dosyasına sunularak kabul görmemesi halinde İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet konusu edilebileceğinden dava yolu ile görülmesinde hukuki yarar bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiğini, dava konusu icra işlemi şikayeti değil temlik alacağının tahsiline ilişkin olduğunu, Mahkemece yanlış değerlendirme yapılarak konunun icra işlemine yöneltilip buna mecbur bırakılması anlamına gelen mahkeme kararı yanlış olup usul ve kanuna aykırı olduğunu,
hak sahibi ister dava yoluyla isterse icra yoluyla hak talebinde bulunabileceğinden mahkemece önce İcra Hukuk Mahkemesine başvuru gerektiğine ilişkin tespit ve kararı yanlış olup hukukta böyle bir mecburiyet olmadığını ve davacının buna zorlanması hukuka ve hak arayışına aykırı olduğunu, dava dosyası kapsamından da anlaşılacağı üzere temlik alacağı sahibi müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla netice itibariyle dava yoluna gittiğini, dosyada tüm deliller toplanmış ve davanın ispatlandığını davanın usulden reddi yanlış olup kararın kaldırılmasını ve davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, temlik bedelinin ödenmesi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 21/04/2009 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu trafik kazasında dava dışı ...'nın yaralanması nedeniyle davalı aleyhine açtığı maddi tazminat davasının İstanbul 2.Asliye Ticaret Mhk.nin 2016/137 E. ve daha sonra 2021/285 E.sayısıyla devam edilerek davanın kabulü ve kesinleşmesi ile Adana ...İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyasında ilamlı takibe konu alacağın 22.000 TL kısmının davacı tarafından temlik alındığı ancak davalının icra dosyasına ödeme yaparken bu miktarı düşerek ödeme yaptığı ve icra dosyasının infazen kapatıldığının icra dosyasında belirtilerek temlik alacaklısı olarak icra dosyasına eklenmediği ve talebinin icra müdürlüğünce reddine karar verildiği bu nedenle davacıya ödenmesi gerektiği belirtilen temlik miktarı olan 22.000 TL'nin temlik tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep edildiği anlaşılmıştır.Dava şartı,
mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi ve esasa ilişkin bir hüküm verebilmesi için gerekli şart olarak tanımlanmaktadır. Hukuki yarar da açıkça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-(h) hükmünde genel dava şartları arasında sayılmıştır.
Hukuki yarar, dava ikamesiyle mahkemeye yöneltilen talebin esası hakkında incelemede bulunulabilmesi ve esasa ilişkin karar verilebilmesi için varlığı aranan olumlu bir dava şartı olarak kabul edilmektedir (Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sema Taşpınar Ayvaz, Emel Hanağası, Medenî Usul Hukuku, Ankara 2022, s.332, 338. Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul, On 5. Baskı, 2017, s.927, 947).
TBK'nın 189/1.maddesinde "Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklarda devralana geçer." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; ilamlı takipte borcun bir kısmının davacıya temlik edildiği, temlik alacaklısı olan davacının TBK'nın 189/1. maddesi gereğince kendisine temlik edilen alacak kadar aynı takipte alacaklı yerine geçerek takibe devam etmesi, talebinin kabul görmemesi halinde icra mahkemelerine şikayet konusu etmesi gerekirken, temlik edilen alacak kesinleşmiş ilama dayandığı halde aynı alacak için yeni bir dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince "...
Eldeki dava dosyası bakımından ise taraflar arasında hukuki bir ilişki bulunmayıp davacı tarafça ilamlı icraya konu alacağın temlik alınması nedeniyle ödenmediği iddia edilen 22.000,00-TL'nin davalı taraftan tahsili istenilmektedir. Davacı vekilince icra dosyasından alacağın temliki nedeniyle kendisine ödeme yapılması talebinin icra dairesince reddedildiği ancak iş bu ret kararının icra mahkemesine şikayet yolu ile dava konusu edilmediği görülmüştür.
Mevcut dosyada taraflar arasında herhangi bir çekişmeye konu husus bulunmayıp davaya konu talebin özünü davacı vekilinin icra dosyasında temlik alan sıfatı ile alacaklı olarak yer almaması oluşturmaktadır. İcra dairesince talebin reddine karar verilen bu husus icra mahkemesine şikayet konusu edilebilecek ise de dava yolu ile görülmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Taraflar arasında yargılamaya konu edilecek bir ihtilaf bulunmadığı, ilamlı icraya konu alacağı temlik aldığını iddia eden kimsenin icra dosyasında taraf olması neticesinde alacağını elde edebileceği, icra dairelerinde verilen kararların icra mahkemelerine şikayet konusu edilebileceği de göz önünde bulundurulduğunda genel mahkemelerde alacak davasına konu etmesinde hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/736, K. 2025/1029, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama