KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2026
- Esas no
- 2026/154
- Karar no
- 2026/222
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 28/11/2025
- Numarası
- 2025/834 Esas - 2025/863 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26.12.2024 tarihinde davalıların işleteni/sürücüsü olduğu ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı ticari araca hasar verdiğini belirterek, şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin 26.12.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmakta görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerçek usulde vergi veren mükelleflerden olup tacir sıfatını haiz olduğunu, bu nedenle davaya Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır.
Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.".
21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,
basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre.
İlk Derece Mahkemesince yazılan müzekkerelere verilen yanıttan davacının ve davalının gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının bulunmadığı, davacının ...'nda esnaf kaydının bulunduğu, davacının basit usulde vergilendirilen mükelleflerden olup tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının da herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı, sadece davacı aracın ticari taksi olmasının uyuşmazlığı ticari uyuşmazlığa çevirmeyeceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle;
davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/154, K. 2026/222, 30 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama