KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2022
- Dosya no
- 2019/849
- Karar no
- 2022/91
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2018
- Numarası
- 2017/501 Esas 2018/1073 Karar
- Davanın konusu
- Hasar ve Değer Kaybı Tazminatı
- Karar yazım tarihi
- 18.01.2022
Karar Metni
1.054 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2018 tarih 2017/501 Esas 2018/1073 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 20.12.2016 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını, davalı tarafça bir kısım ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında kaldığını, müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını ileri sürerek, bakiye hasar bedeli 200,00 TL, değer kaybı tazminatı 50,00 TL olmak üzere toplam 250,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle hasar bedeli talebini toplam 21.550,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe limiti olan 31.000,00 TL'den sorumlu olduğunu, araçta değer kaybı oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiş, bilirkişi raporuna karşı verdiği 28.09.2018 tarihli dilekçede davadan önce davacıya 19.500,00 TL araç hasar bedeli ödendiğini belirtmiş, 08.10.2018 tarihli dilekçesinde de müvekkilince 19.500,00TL ve 5.455,09 TL ödendiğini ifade etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, aracın pert total değerlendirilmesinin ekonomik bulunduğu, buna göre araçta 55.000,00 TL hasar meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre davalının 41.500,00 TL ile sorumlu olması gerektiği, davadan önce yaptığı ödemenin mahsubu icap ettiği, aracın pert olması nedeniyle değer kaybından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.750,00 TL hasar bedelinin(200,00 TL'sinin 14.03.2017, 21.550,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 08.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, aktüerya bilirkişisince zarar 41.250,00 TL olarak belirlenmiş olsa da poliçe limitinin 31.000,00 TL olduğunu, davadan önce 19.500,00 TL ödenmiş olmakla poliçe limitinin 11.500,00TL kaldığı için bu miktara hükmetmek gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiş, Davalı vekili istinaf süresi içinde bir gün sonra verdiği ek istinaf dilekçesinde davadan önce değer kaybı tazminatı nedeniyle 5.455,09 TL ödendiğini, bu ödemenin de bakiye limitten düşülmesi halinde müvekkilinin 6.044,91 TL ile sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, hasar ve değer kaybı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Davacı vekili, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını, davalı tarafça yapılan kısmi ödemenin zararı karşılamadığını ileri sürerek bakiye hasar ve değer kaybı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusurlu olduğu, aracın pert sayılmasının ekonomik bulunduğu, araçta toplam 55.000,00 TL hasar oluştuğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre davalının 41.250,00TL hasardan sorumlu tutulması icap ettiği, davalı tarafça hasar bedeline ilişkin ödeme yapıldığına dair bir belge ibraz edilmediği belirtilmiştir.
Davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı verilen dilekçede davadan önce 27.03.2017 tarihinde davacıya 19.500,00TL ödendiği belirtilerek ödeme belgesi sunulmuş, mahkemece bu miktar toplam hasar tazminatından düşülerek 21.750,00 TL'ye hükmedilmiştir.
Oysa ki dosyadaki poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın poliçe limiti 31.000,00 TL olup hasar miktarı poliçe limitini aştığı için daha önceki ödeme, limitten mahsup edilerek bakiye 11.500,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı sigortanın limiti aşılacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarını içerir dilekçesinden sonra verdiği 08.10.2018 tarihli dilekçesinde davacıya ayrıca 5.545,09TL'lik ödeme yapıldığını da belirtip, bu miktardaki ödeme dekontunu sunmuştur. Bu ödeme dekontu incelendiğinde dava tarihinden sonra 05.01.2018 tarihinde davalı ... tarafından ...
Bankası A.Ş. aracılığıyla 5.455,09 TL'lik ödeme yapılmış ise de alıcının davacı olmayıp İzmir 4. İcra Memurluğu olduğu, dava tarihinden önce yapılan ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan 19.500,00 TL'lik ödeme dekontundaki alıcı bilgileriyle örtüşmediği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili süresinde verdiği ek istinaf dilekçesinde 5.455,09 TL'lik ödemenin değer kaybı tazminatı olarak yapıldığını, bu ödemenin poliçe limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yapılan ödemenin eldeki dava dosyasıyla ilgisi anlaşılamamış olmakla Yargıtay 17. H D 'nin 01.02.2017 tarih 2016/7453E, 2017/866K sayılı kararında belirtildiği üzere davadan sonraki ödemenin infazda da değerlendirilmesi mümkün olmakla karar sırf bu yönden kaldırılmamıştır.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak bakiye 11.500,00 TL'nin tahsiline dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/849, K. 2022/91, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama