KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/1936
- Karar no
- 2024/1161
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01.06.2021
- Numarası
- 2015/533 Esas 2021/437 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 06.06.2024
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2021 tarih 2015/533 Esas 2021/437 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde davacının yaralanarak maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun davalı tarafta bulunduğunu, zararın davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, davalılara yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL maddi 40.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazada kusuru bulunmayan taraftan tazminat talep edilemeyeceğini, davalının gerçek zararın tespiti halinde kusura göre poliçe limitleri dahilinde sorumlu olabileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ..., davacının iddialarını kabul etmediklerini, kazanın plakası alınamayan bir aracın davalıların işleteni olduğu araca çarpması neticesinde aracın hakimiyetinin kaybedilmesi nedeniyle davacı mobilya şirketinin mallarına zarar verildiğini, kazada araç sürücüsü davalının kusurunun bulunmadığını, davalıların tazminattan sorumlu tutulamayacağını, ürün bedellerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, tazminat isteminin reddi gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının aniden araç önüne çıktığını, davalının gerekli manevrayı yaparak aracı durdurduğunu ancak çarpmayı önleyemediğini, davalının kusursuz olduğunu, davacının maddi zararının ispatının gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücüsünün kusursuz olduğu, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davacının yanında kucağında çocuğu olan gelini ile birlikte karşıya geçmek isterken davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalı şoför ... sevk ve idaresindeki otobüsün çarpması sonucunda ağır yaralandığını, kazaya karışan aracın davalı ...
Sİgorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, olayın oluşumunda davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, soruşturma dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacının yolun yarısını tamamlamış ve karşıya ulaşmak üzereyken korna çalarak uyarılması yerine neden frene basarak aracın durdurulmadığına ve olay yerinde fren izinin olmadığına değinilmediğini, otobüsün önünden önce davacının gelinin kucağında çocuğu ile geçmiş olmasına rağmen davalı şoförün davacıyı görmemesinin imkansız olduğunu, davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu sayıldığı halde bilirkişi raporunda davalının asli ve tam kusurlu kabul edildiğini,
olay nedeni ile davacının on iki gün bu hastanede yattığını, devam eden süreçte de dört kez kez çok ciddi şekilde ameliyat geçirdiğini, halen tedavisinin devam ettiğini, bu dönem zarfında aile fertlerinin bakımına muhtaç şekilde yaşamak zorunda kaldığını, kazadan dolayı psikolojik tedavi görmeye başladığını, kusur raporlarının hükme esas alınamayacağını eksik incleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir
GEREKÇE
Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının cismani zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
3. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu çerçvevede, dosyaya kazandırılan keşfe dayalı, açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ve soruşturma aşamasında düzenlenen ATK kusur raporuyla uyumlu bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davacının % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davalı sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur durumun anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sürücünün atfı kabil kusuru bulunmaması nedeniyle tazminat koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1936, K. 2024/1161, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama