İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1937 K.2024/1139

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2021 tarih 2018/1290 E. 2021/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2021/1937Karar2024/1139Tarih5 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.026 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Haziran 2024
Dosya no
2021/1937
Karar no
2024/1139
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19.01.2021
Numarası
2018/1290 E. 2021/50 K.
Davanın konusu
Alacak
Karar yazım tarihi
05.06.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.026 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2021 tarih 2018/1290 E. 2021/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.

Şti'nin davacı bankanın ...-... şubesi kredi müşterisi olduğunu, davacı banka, belirtilen müşterisi tarafından, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere ciro yoluyla teslim alınan ve davalı-borçlu ... ...-Adi Ortaklığının tanzim edip imzaladığı çekten dolayı alacaklı olduğunu, söz konusu çek bedelinin ödenmediğini, davacı banka tarafından, söz konusu çekle ilgili olarak 14/11/2016 tarihinde, İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15113 Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı ve diğer ciranta tarafından, takibe karşı alacaklı bankayla herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, hiçbir borcunun olmadığını,

ödeme emrinde belirtilen 5932952 no'lu çekin tarafından düzenlenmediğinden bahisle takibe konu borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, icra dosyasında bulunan çek fotokopisinden de anlaşılacağı gibi çeke Adi Ortaklık olmasına rağmen kasıtlı biçimde sadece ... tarafından imza atıldığını ve çekin yürürlüğe sokulduğunu, davalının işbu itirazlarının kötü niyetli olarak yapıldığını, çekin lehtarı olup çekte cirosu bulunan ... San. ve Tic. Ltd.

Şti'nin davacı bankanın kredi müşterisi olduğunu, söz konusu firmaya kredi kullandırıldığını ve kullandırılan kredinin geri ödememesi nedeni ile kredi hesabı kat edilerek borçluya ihtarname keşide edildiğini, ... San. ve Tic. Ltd.

Şti firması tahsilinde bedeli kullandığı krediye mahsup edilecek çeki davacı bankaya verdiğini, esas kredi borçlusunun temerrüde düşmesi nedeni ile, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere davacı bankaya teslim edilen çekin de icra takibine konu edildiği ve davalı borçluların haksız ve mesnetsiz bir şekilde takibe itiraz ederek,

sebepsiz olarak davacı banka aleyhine zenginleştiği miktarı ödemekten kaçınmak istediğini, kötü niyetle hareket eden davalıların alacağın tahsilini geciktirmek istediğini, bu nedenle alacaklarının tahsili için TTK 730/14. maddesi hükmü atfıyla TTK 664 md. ve genel hükümlere göre sebepsiz iktisap koşullarının doğduğunu belirterek davalıların bedelini ödemediği çekten dolayı sebepsiz iktisaba dayalı olarak asıl alacak 145.700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %9 oranındaki yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu iddia edilen 145.700,00-TL tutarlı, 31/10/2016 keşide tarihli çekin kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını, söz konusu çekte keşideci ...-...

Adi Ortaklığı olduğunu, davalı ...'in ise ciranta konumunda olduğunu, iş hayatındaki teamüller gereği yalnızca iki ortağı bulunan adi ortaklıklarda genellikle münferiden temsile yetkili olunduğunu, bu hususun basiretli bir tacir ve özellikle bir bankadan beklenilmesi gereken bir özen yükümlülüğü kapsamında araştırılması gerektiğini, bu husus hakkında adi ortaklık sözleşmesine göre hüküm verilmesi gerektiğini, taraflarına gönderilen çek suretinde ise tek imza atıldığının açıkça görüldüğünü, imzanın çekte bulunması zorunlu unsurlardan olduğunu, imzanın bulunmamasının çekin kambiyo senedi özelliğine haiz olmasını engellediğini,

davacı yanın bu hususu gözettiğinden davalı aleyhine ilamsız yolla genel icra takibi olarak başlatıldığını, söz konusu çekin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu halde davacının çok daha lehine olan Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla İcra Takibi imkanı bulunduğunu, kambiyo taahhüdü vasfına haiz olmayan işbu çekte ciranta olan davalı aleyhine alacak davası açılmasının açıkça davacı yanın kötü niyetini gösterdiğini, davacı yanın sebepsiz iktisap hükümlerine göre alacak talep ettiğini,

söz konusu beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın neresinden tutarsa mantığıyla elindeki sermaye gücünü kötü niyetli olarak bir tehdit gibi kullanarak davalı aleyhine mesnetsiz davalar açtığını, açılan bu davalardaki beyanların kendi içinde çeliştiğini, davalının ticari hayattaki itibarını mahvetmek saikiyle kamu gücünden faydalanıldığını, davacının bu fiilleri nedeniyle hukuki çarelere başvurulacağını, davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayandırıldığını, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için davacı aleyhine, davalı lehine kazanç söz konusu olması gerektiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini,

davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı olarak göstermesi gereken tarafın kredi borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. oldugunu, husumet noksanlığı sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 19.Noterliğinin 22.02.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 12 maddeden ibaret olduğu ve yönetim ve temsili noktasında ortakların münferiden yetkili bulunduğu ancak kararların oy çokluğu ile alınabileceği, kazanç ve zarardan yarı yarıya sorumlu olmakla birlikte katılım paylarının da yine aynı miktarda olduğu yine açıkça sözleşmenin 9.maddesinde ''ortaklığın kendisine yönetim görevi verilen bütün ortaklar 3.kişilere karşı münferiden temsil etmeye yetkilidir.'' şeklinde belirtildiği,

sözleşmenin 11.maddesinin asıl konusunun ortaklar arasındaki hususlar olduğu ve bu anlamda sözleşmenin 11.maddesinin 3.kişileri etkilemeyeceği ancak adi ortakların iç ilişkisinde geçerlilik ifade edileceği sözleşmenin bütününden ve bu anlamda maddelerinden anlaşıldığı, dolayısıyla mahkemece alınana bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ... tarafından çekin adi ortaklık adına tek kişinin talebi üzerine verildiği,

yine söz konusu adi ortaklık sözleşmesinde yer alan yukarıda ifade edilen maddenin işleyişi de ortaklar arasında söz konusu olduğuna göre kendisini ticaret sicil gazetesinde de ilan ettiren adi ortaklığın tacir yükümlülüklerine tabii olduğunun açık olduğu, bu anlamda adi ortaklık adına çek keşide ederken tek imza olarak kendi imzasını atan davalı ...'nın dosya kapsamında yer alan adi ortaklık sözleşmesi ve ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan da dikkate alınmak suretiyle 3.kişilere karşı tek başına yani münferiden yetkili olduğu adi ortaklık adına işlem yaptığının anlaşıldığı,

bunun dışında bir kıymetli evrak olan çeke keşideci olarak imza attığı da dikkate alındığında söz konusu keşidecinin yasal bir sebeple tek imza ile temsil edilememesi halinde dahi kıymetli evrak hukukuna hakim olan imzaların istiklali ilkesi gereğince şahsen sorumluluğunun da bulunduğu, bu anlamda davalı ...'ın çek altına atmış olduğu imzadan dolayı çek bedelinden sorumlu olduğunun da açık olduğu,

davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli çekte lehtar olarak görülen diğer davalı ...'ın kendi cirosu ile çeki devrettiği ve bu anlamda kendi cirosundan sorumlu olduğu anlaşıldığından söz konusu borçtan dolayı diğer davalı ...'ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile. 145,700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... vekili, dosyaya konu alacağın davacıya ciro edilen 31/10/2016 tarihli ve 145.700,00-TL bedelli muhatabı ... olan çeke dayandırıldığını, söz konusu çek adi ortaklık tarafından tek imza ile piyasa sürülmüş olmakla yerel mahkemece yapılan incelemede adi ortaklık sözleşmesi uyarınca münferiden imzaya yetkili olunmasından dolayı çekin kambiyo vasfının bulunduğu değerlendirilmesi yapıldığını, bu doğrultuda ilgili çek yönünden ciranta konumda bulunan davalınında sorumluluğunun var olduğu değerlendirilmesi yapılmış ise de, bu değerlendirmelerin yanlış olduğunu,

söz konusu yargılamanın kambiyo senedine itirazın sonucu olarak görülen yargılama olmayıp, 6102 sayılı TTK md. 732 kapsamında sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılmış alacak davası olduğunu, davacı yanca ibraz edilen dava dilekçesi uyarınca 6762 Sayılı TTK madde hükümleri ifade edilmişse de 2012 yılı uyarınca yürürlüğe konmuş olan yeni TTK kapsamında istemi TTK md. 732 bağlamında olduğunu, bu kapsamda sebepsiz zenginleşmeye dayalı isteme yönelik bir inceleme yapılmalı ve davacı ile çek alımını gerçekleştirdiği firma arasında gerçekleşen temel ilişkiye dayalı olarak sebepsiz zenginleşmenin varlığının araştırılması gerektiğini,

mezkur çekte davalı ciranta konumunda olmakla banka ile birebir herhangi bir ticareti bulunmadığını, söz konusu evrak delil gösterilerek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalıdan hak talep edebilecek kişi hamil/davacı banka değil ilgili çeki davalıdan ciro ile alan kişi olduğunu, yerel mahkemece iş bu husus araştırılmaksızın eksik inceleme ile söz konusu hükmün kurulduğunu, davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayandırılmış olup, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için davacı aleyhine, davalı lehine kazanç söz konusu olması gerektiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini,

davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı olarak göstermesi gereken taraf, kredi borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, husumet noksanlığı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ilgili yargılama kapsamında 6762 S.

TTK md. 644 uyarınca bir değerlendirme yapıldığının kabulü halinde dahi davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kararda davalı yönünden kabule ilişkin hiçbir gerekçe sunulamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davaya konu çeke dayalı olarak alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile 145,700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporunun alındığı, adi ortaklık sözleşmesinin dosyaya kazandırıldığı, buna göre İzmir 19.Noterliği'nin 22.02.2013 tarihli ve 3997 yevmiye numaralı "Adi Ortaklık Sözleşmesi"yle ... ve ...'nın %50 oranında yarı yarıya ortak olduğu ,katılım paylarının 500 er TL olmak üzere toplam 1.000 TL'den oluştuğu ve yarı yarıya olduğu, adi ortaklığın süresiz olarak kurulduğu, ...

Sanayi Ticaret ünvanına sahip olduğu, kararların oy çokluğu ile alınacağının belirtildiği, yönetimin bütün ortaklar tarafından münferiden yetkili olduğu temisilin ise yine münferiden olacağının belirtildiği, 11.maddesinde ortaklar arasındaki ve ortaklık yapısındaki değişikliklere ilişkin olarak kaleme alındığı, buna göre ortaklardan herhangi birinin ortaklık adına başkalarına diğer ortakların haberi olmadan borçlanamayacağı, çek, bono, senet veremeyeceği ve kefil olamayacağının belirtildiği görülmüştür.

Dava konusu ... ... ... Şubesine ait ..., ... adi ortaklığının keşidecisi bulunduğu, İzmir 31.10.2016 keşide tarihli lehtarı ... ... olan, 145.700 TL bedelli çekin ... tarafından ciro edildiği ve neticeten ... Bankası ... ... şubesi tarafından ''31.10.2016 tarih ibraz edilen işbu çek keşideci adi ortaklığa ilişkin sözleşmenin 11.maddesi karşısında keşideci imzası eksik bulunduğundan işleme alınamamıştır.'' şeklinde şerh düşülerek ... adına ... Bankası A.Ş. tarafından imzalandığı, çekin keşidecisi altında tek imzanın bulunduğu, yine genel kredi sözleşmesi ve devamında yer alan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 05.09.2014 tarih ve 8647 sayılı nüshasının 160.sayfasında 165724 ticaret sicil numarası ile ... ticaret ünvanı adı altında ilan edildiği anlaşılmıştır.

İstinafa gelen tarafın istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; alınan bilirkişi raporunda tespit olunduğu üzere davacı banka nezdindeki 21.06.2016 tarihli çek tevdi bordrosuna göre, gerek keşideci davalı ...'ın, gerekse çekte ciranta olan davalı ...'ın, dava dışı kredi borçlusu ile ticari ilişkisinin bulunduğu, dava konusu çekin tevdi bordrosuna göre de, davalı ...'ın dava dışı kredi borçlusuna dava konusu çek dışında başka bir çek de keşide ettiği, bankanın bu çeki de tahsilinde kredi alacağından düşmek üzere ciro yolu ile teslim aldığı,

davalı ...'ın davaya konu 145.700,00 TL bedelli çekte hem lehtar hem de ciranta olarak yer aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde genel hükümler, Borçlar Kanunu'ndaki (77 vd. maddeleri) sebepsiz zenginleşme hükümlerine nazaran ilk derece mahkemesince verilen; ... tarafından çekin adi ortaklık adına tek kişinin talebi üzerine verildiği, yine söz konusu adi ortaklık sözleşmesinde yer alan yukarıda ifade edilen maddenin işleyişi de ortaklar arasında söz konusu olduğuna göre kendisini ticaret sicil gazetesinde de ilan ettiren adi ortaklığın tacir yükümlülüklerine tabii olduğunun açık olduğu,

bu anlamda adi ortaklık adına çek keşide ederken tek imza olarak kendi imzasını atan davalı ...'nın dosya kapsamında yer alan adi ortaklık sözleşmesi ve ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan da dikkate alınmak suretiyle 3.kişilere karşı tek başına yani münferiden yetkili olduğu adi ortaklık adına işlem yaptığının anlaşıldığı, bunun dışında bir kıymetli evrak olan çeke keşideci olarak imza attığı da dikkate alındığında söz konusu keşidecinin yasal bir sebeple tek imza ile temsil edilememesi halinde dahi kıymetli evrak hukukuna hakim olan imzaların istiklali ilkesi gereğince şahsen sorumluluğunun da bulunduğu,

bu anlamda davalı ...'ın çek altına atmış olduğu imzadan dolayı çek bedelinden sorumlu olduğunun da açık olduğu, davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli çekte lehtar olarak görülen diğer davalı ...'ın kendi cirosu ile çeki devrettiği ve bu anlamda kendi cirosundan sorumlu olduğunun kabulü yönündeki kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı ... istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 9.952,77 TL'den peşin alınan 2.488,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.464,58 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1937, K. 2024/1139, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1937
Karar No
2024/1139
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1939 K.2024/1153
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1942 K.2024/1230
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1945 K.2024/900
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1947 K.2024/1150
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1947 K.2024/840
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1948 K.2024/1110

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.