İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/123 K.2024/1414

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2021 tarih 2019/384 E. - 2021/625 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen…

Esas2022/123Karar2024/1414Tarih16 Temmuz 2024Okuma9 dk · 1.840 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Dosya no
2022/123
Karar no
2024/1414
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10.11.2021
Numarası
2019/384 E. - 2021/625 K.
Birleşen dava
Karşıyaka ATM'nin 2019/385 E.sayılı dosyası
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
16.07.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.840 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2021 tarih 2019/384 E. - 2021/625 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket adresinde13/10/2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında şirket işçisi ...'ın vefat ettiğini, 24.07.2014 tarihli İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine müvekkili şirket tarafından yapılan maddi ve manevi tazminat ödemelerinin 12.02.2015 tarihli başvuruyla davalıdan talep edildiğini, ancak bu girişimlerin sonuçsuz kaldığını,

vefat eden işçinin hak sahipleri olan eşi ve çocuklarına yapılan ve 11.09.2017 tarihli protokol ile kararlaştırılan 350.000,00 TL'lik maddi ve manevi tazminat ödemesini tahsili için Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2018/1947 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedimesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin işyerinde 13.10.2014 tarihinde meydana gelen ölümlü iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahipleri olan annesi ...'la ve kardeşleri ... ve ...'la yapılan maddi ve manevi tazminat ödemelerinin davalı tarafça karşılanmaması üzerine Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2018/1946 E. sayılı icra dosyası ile borçlu/davalıya karşı takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca itiraz edildiğini, davalı borçlunun Menemen İcra Müdürlüğünün 2018/1946 E.sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVADA CEVAP

Davalı vekili, poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde şahıs başına azami sorumluluğunun 100.000,00 USD ve sigortalının kusur oranı ve zarar ile sınırlı olduğunu, ...'ın 13.10.2014 tarihli iş kazası nedeniyle vefatından dolayı kaza sonrası müvekkili şirketin hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, davacı şirket tarafından kendi inisiyatifleri ile müteveffanın hak sahipleri ile sulh olunduğunu, sulh ile davacı tarafından ...’ın eşi ... için 60.000,00 TL ve çocuğu ... için 60.000,00 TL manevi tazminat.

230.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 350.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından haricen yaptırılan aktüer raporunda SGK tarafından müteveffanın hak sahiplerine herhangi bir peşin sermaye değerli gelir ödemesi yapılıp yapılmadığına ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığını, bu hususun hesaplamayı etkileyeceğini, ödenen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını,

dava konusu alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVADA CEVAP

Davalı vekili, poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde şahıs başına azami sorumluluk limiti 100.000-USD olup sigortalının kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını,... çalışanı ...'ın 13.10.2014 tarihli iş kazası nedeniyle vefatından dolayı kaza sonrası müvekkili şirketin hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, ...’ın annesi ... için 15.000,00-TL manevi10.000,00-TL maddi,

kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi ve kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000-TL ödemenin 25.11.2014 tarihinde yapıldığını, eldeki dava ile davacı ... tarafından müteveffanın hak sahiplerine yapılan ödemenin müvekkili şirketten rücuen tahsili hususunda açılan Menemen İcra Müdürlüğü 2018/1946 numaralı icra takibine, müvekkili şirketin itirazı ile takibin durması sonucu itirazın iptali talep edildiğini, ödemelerin ... tarafından 25.11.2014 tarihinde yapıldığını, şirkete rücu istemiyle yapılan başvurunun ise 05.06.2018 tarihli ve 2018/1946 numaralı icra takibi yoluyla olduğunun görüldüğünü,

TBK md.73 gereği 2 yıllık rücu zamanaşımı dolduktan sonra taraflarına rücu istemiyle başvuru yapıldığını, eldeki davaya konu talebin zamanaşımı sebebiyle kabulünün mümkün olmadığını, kusur durumunun neye göre belirlendiğinin hiçbir şekilde anlaşılmadığını, davacının müteveffanın hak sahiplerine ödemiş olduğu manevi tazminat tutarının da fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde,

böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işveren davacı şirketin iş güvenliği bakımından gerekli tedbirleri almadığından %30; davacı şirket genel müdürü ...'in %20; iş yeri teknik emniyet makine mühendisi hizmetlerini yerine getiren ve olay sırasında sağlam ve uygun olmayan forklifti kullandıran makine mühendisi... ile ...'nun toplam %20; iş yeri güvenliği uzmanı ...'ın (forkliftin kullanılamaz ve tehlikeli olduğunu işverene rapor etmesi gerekirken yeterli özen ve dikkati göstermediğinden) %10;

olay sonucu vefat eden forklift operatörü ...'ın (operatör belgesine sahip tecrübeli birisi olarak forklifti sevk ve idare hatası yaptığından, forkliftin lastikleri aşınmış ve emniyet kemeri faal olmadığı halde böyle bir forklifti kullandığından) %20 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın icra takip taleplerinde işlemiş faiz alacak talebinin yer almadığı,

icra takiplerinin açılması ile davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının Menemen İcra Müdürlüğünün 2018/1947 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin 258.682,85 TL'lik kısmına yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın davanın kabulüne, davalının Menemen İcra Müdürlüğünün 2018/1946 E.sayılı dosyası ile yapılan 55.000,00 TL'lik takibe yönelik haksız itirazının iptaline,

takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçe teminat limitinin ve icraya konu alacak miktarının belirlenmesinde müvekkilince yapılan ödeme tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, hasar ve prim ödemelerinin ödeme günündeki USD karşılığı (TL veya döviz olarak yapılacağı) ve TC Merkez Bankası A.Ş. döviz satış kurunun esas alınacağından bahisle, teminat limitlerinin, hak sahiplerine ödeme yapılan tarihler baz alınarak hesaplandığını, ancak poliçede yer alan bu düzenlemenin davalı sigortacı ile davacı sigortalı müvekkili arasındaki ödemelere ilişkin olup,

müvekkilinin dava dışı hak sahiplerine yaptığı ödemelerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluk miktarının kendisinin hasar ödemesi yapacağı tarihe göre belirleneceğinden, teminat limitinin, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılacak tarihteki (güncel) kur üzerinden hesaplanarak,

müvekkilinin hak sahiplerine yaptığı ödemelerin teminat limiti kapsamında olup olmadığının bu şekilde belirlenmesiyle müvekkil tarafından hak sahiplerine yapılan tüm ödemelerin teminat kapsamında kaldığının görüleceğini, sigorta şirketinin ödeme yapacağı tarihteki kurun esas alınması gerektiğini, henüz ödeme yapılmadığından karar tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın eşi ve oğlu yönünden reel zarar 230.000-TL iken, hatalı biçimde 186.207,91-TL olarak hesaplandığını, müvekkil tarafından yapılan ödemelerin, bilirkişilerce daha düşük miktarlarda hesaplandığını, ayrıca.

SGK tarafından rücu kapsamında talep edilecek olan ödemelerin de teminat kapsamında olduğunu, bu miktarların tazminat tutarlarından düşülmesinin de hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihi bakımından bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme yapıldığını, sigorta şirketine yapılan başvuru borcun muaccel hale geldiğini, ek raporda faiz hesabında bir değişiklik yapmadığını, faiz başlangıcı olarak 12.09.2017 tarihinin baz alınmasının yerinde olmadığını,

İzmir 5. Noterliği’nin 12.02.2015 tarihli ihtarnamesinin 16.02.2015 tarihli tebliğ şerhi aslına göre sigorta şirketinin kazadan haberdar olduğu ve temerüde düştüğü tarihin 16.02.2015 tarihi olup, faiz başlangıç tarihi olarak 12.09.2017 tarihinin kabul edilmesi ve hesaplamanın bu tarih üzerinden yapılmasının yerinde olmadığını, davalı hakkında icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bunun talebin reddi yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 2 yıllık rücu zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, poliçe limiti 100.000,00-USD olup, Poliçede "Isbu poliçe, 02.06.2014 tarihli T.C.

Merkez Bankası Döviz Satıs kuru üzerinden 1 USD = 2,0954 TL.esas alınarak düzenlenmistir." ibaresi bulunmakta olup, tanzim tarihindeki sabit kura göre poliçe limitinin 209.540,00-TL şeklinde taraflarca belirlendiğini, bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki kur esas alınarak poliçe teminat limitinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, raporda şahıs başına poliçe limiti 100.000,00-USD olarak belirtilmiş olsa dahi asıl alacak ve ferileri ile birlikte ödenecek toplam tutarın ancak poliçe teminat limiti kadar olabileceğini, bu nedenle sigorta şirketinin asıl alacak ve ferilere ilişkin toplam sorumluluğunun 209.540,00-TL'yi geçemeyeceğini,

hükmedilen toplam tazminatın poliçe limitini aştığını, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalı işverenin kusuru ve poliçedeki payı ile sınırlı olduğunu, kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, kazalı ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu yalnızca sigortalısının kusuru ile sınırlı iken şirket genel müdürünün, iş yeri mühendisinin ve iş sağlığı güvenliği uzmanının kusurunun da poliçe kapsamında değerlendirildiğini, hesaplamaya esas alınan gelirin gerçeği yansıtmadığını,

avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu tazminatın işçi ve işveren arasındaki haksız fiilden kaynaklanmakta olup ortada ticari bir ilişki bulunmadığını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, davacıya ait işyerinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan maddi ve manevi tazminat ödemelerinin İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince rücuan davalıdan tahsili hususunda başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, taraflar arasında İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı şirket işçisi ...'ın 13/10/2014 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle asıl dosyada ölenin eşi ve çocuklarına; birleşen dosyada ise annesi ve kardeşlerine yapılan maddi ve manevi tazminat ödemelerinin poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuan tahsili hususunda davacı tarafça icra takibine girişildiği,

mahkemece alınan kusur ve hesap bilirkişi raporları doğrultusunda asıl dava dosyasında davacı tarafça yapılan ödemenin poliçe limitini aşan kısmı yönünden davanın reddine, davalı sigorta şirketince ödenmesi gereken poliçe limitleri dahilindeki tutarın 258.682,85 TL olması nedeniyle bu kısma yönelik itirazın iptaline, birleşen davada ise yapılan ödeme miktarının poliçe limiti içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şartları oluşmadığından her iki dosyada icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delillere göre, tarafların tacir olup, taraflar arasında akdedilen işyeri sigorta poliçesinin ticari nitelikte olmasına ve ödeme emirlerinde faiz talep edilmemiş olması nedeniyle asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilesinde ve koşulları oluşmadığında davacı lehine icra inkar tazminatı ile davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, poliçe hükümleri uyarınca poliçe limitinin ödeme tarihleri nazara alınarak belirlenmesine,

hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı yönünden asıl ve birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan (427,60x2) 855,20 TL'den peşin alınan (59,30x2) 118,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 736,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı yönünden asıl ve birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan (17.670,62 + 3.757,05) 21.427,67 TL'den peşin alınan 5.400,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.027,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/123, K. 2024/1414, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dava
  5. Birleşen Dava
  6. Asıl Davada Cevap
  7. Birleşen Davada Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İstinaf Nedenleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/123
Karar No
2024/1414
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/124 K.2024/558
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/124 K.2024/1377
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/125 K.2024/1331
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/126 K.2024/500
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/127 K.2024/1357
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/128 K.2024/1355

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.