İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/250 K.2024/1581

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.11.2021 tarih 2020/265 Esas 2021/615 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından…

Esas2022/250Karar2024/1581Tarih25 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Eylül 2024
Dosya no
2022/250
Karar no
2024/1581
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05.11.2021
Numarası
2020/265 Esas 2021/615 Karar
Davanın konusu
Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
Karar yazım tarihi
25.09.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.11.2021 tarih 2020/265 Esas 2021/615 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili, davacılardan ...'un kızı ve diğer davacıların kardeşi olan müteveffa ...'un 31.08.2019 günü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak seyahat ederken otomobilin Uşak yolu Güre Mevkiinde ... plaka sayılı tıra arkadan çarpması sonucunda ağır yaralandığını ve tedavi gördüğü hastanede aynı gün 31.08.2019 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...'nin Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasında mahkum edildiğini, davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında davacı ...'a 98.137,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin "fazlaya dair dava ve yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla kabul ediyoruz" şerhi düşülerek taraflarınca kabul edildiğini, kaza sonucu vefat eden ...'un yasal mirasçıları olan davacılardan ...'un maddi destekten yoksun kaldığını, manevi olarak da kızını kaybetmiş olmanın ortaya çıkardığı elem ve acıyı hayatı boyunca yaşayacağını,

davacıların çok ciddi maddi ve manevi kayıplar yaşadıklarını belirterek trafik kazası neticesinde ölüm sebebiyle murisin desteğinden yoksun kalan davacı ... için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın, 100.000 TL manevi tazminatın, ... için 50.000 TL manevi tazminatın, ... için 50.000 TL manevi tazminatın, ... için 50.000 TL manevi tazminatın, davalılardan sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, diğer davalının ise tüm tazminattan sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 01.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 100,00 TL'lik maddi tazminat talebini 154.915,29 TL daha arttırarak toplam 155.015,29 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında), davacılardan ...'a ödenmesine, davacıların fazlaya dair hak ve talep haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı Sigorta vekili, davacı için trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre anne ... için 14/11/2018 tarihinde 98.137,00 TL baba ... için 18/12/2019 tarihinde ise 66.072,00- TL olmak üzere toplamda 164.209,00- TL tazminat ödemesinin yapıldığını, müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınmasının;

davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, müteveffanın yolculuk sırasında gerekli emniyet tedbirlerini almadığını, yolcusu bulunduğu araç sürücüsünün yeterli ehliyetinin bulunmadığını ve/veya alkol-uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu bilmesine rağmen araçta yolculuk etmesinin Yargıtay içtihatlarına göre müteveffanın müterafik olarak kusurlu olduğunu,

davacıların fazlaya ilişkin taleplerinde haksız olduğunu da belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'ye dava dilekçesinin 05.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı ...'nin davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'un kızı, diğer davacıların kardeşi ...'un davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunduğu sırada ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada ... un vefat ettiği,Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/207 E sayılı 2020/43 K sayılı dosyada davalılardan ...'nin bilinçli taksirle iki kişinin ölümüne neden olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği,

davalı ...' nin 3,02 promil alkollü iken bir araca arkadan çarpmak suretiyle meydana gelen kazada başkaca etken tespit edilmediğinden %100 kusurlu kabul edildiği ,Yargıtay içtihatları dikkate alınarak müteveffanın sanık sürücünün kaza sırasında 3,02 promil alkollü olduğunu bilerek araca bindiği kabul edilerek %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değer mahsubu ile bakiye zararın 155.015,29 TL hesap edildiği, davacı vekilinin 01/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 155.015,29 TL ye yükselttiği anlaşıldığından bu miktar üzerinden maddi tazminata karar verildiği,

manevi tazminat yönünden ise; olayda, Türk Borçlar Kanunun 56.maddesinde düzenlenmiş bulunan manevi tazminat unsurunun da söz konusu olduğu, davacının olay nedeniyle kızını kaybettiği , elem ve ızdırap çektiği, bu durumun sosyal bir gerçek olduğu,manevi tazminatın amacının çekilen acıları yeterince dindirme, yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğu,bu amacı sağlayacak olan manevi tazminatın da paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonamik durumları, davalıların olaydaki kusuru durumu, olayın işleniş şekli, Türk Borçlar Kanunun 51-56.,

Türk Medeni Kanunun 4. ve Yargıtay İçtihadi Birleştirme (22/06/1966 tarih 7/7 sayılı) ilkeleri çerçevesinde davalıları müzaka durumuna düşürmeyecek ve davacıyı haksız yere zenginleştirmeyecek şekilde taktiri gerektiği, bu miktar mahkemece davacı anne için 25.000,00 TL, mütevefanın kardeşleri için herbirine 10.000,00-TL olarak takdir edildiğinden anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davacı anne ... için 155.015,29 -TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den 31/08/2019 kaza tarihinden itibaren, davalı ...

Sigorta A.Ş.dan 15/07/2020 dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı taraflara ödenmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı Sigorta vekili, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya kapsamında sunulan tüm beyanlara rağmen mevzuata aykırı olarak yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesinin haksız olup kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini, 19.06.2021 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinde yapılan değişiklikler doğrultusunda tazminat hesaplamasında genel şartların güncel halinin esas alınması gerektiğini, bu nedenle tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu kullanılması,

%1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın prograsif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, müteveffanın anne ve babası tarafından tazminat talepli davalı şirkete yapılan hasar başvurusu neticesinde anne için 98.137,00 TL tazminat ödemesi 14.11.2019 tarihinde ve baba için 66.072,00 TL tazminat ödemesinin 18.12.2019 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla davalı şirketin poliçe teminat limitleri ve kusur oranı dahilinde üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğinden herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını,

ancak davalı şirketin ödeme yapmış olmasına rağmen tekrardan dava açılmasının sigorta hukuku ilke ve mantığına aykırı olduğunu, sigorta tazminatlarının sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, kaldı ki bakiye tazminatın genel şartlara aykırı olarak tanzim edilen aktüeryal hesaplama farkından ileri geldiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteğinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacıların zararın tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini,

dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, keza tazminat hesabının da uzmanlık gerektirdiğinden Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen tazminat tutarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlarına aykırı olduğunu, zira davacı tarafça işbu dava öncesinde davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde şirket ödeme yapmış olmakla,

davalı şirketin dava tarihinden önce temerrüde düştüğü kabulünün haksız olduğunu, faizin yasal faiz olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, 31.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

31/08/2019 tarihinde sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı tır ile Uşak-İzmir Karayolu Güre Mevkii civarında kendi şeridinde seyir halinde olduğu sırada davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobiliyle ... plaka sayılı aracın sol arka tarafına, ön sağ tarafıyla çarptığı ve söz konusu çarpma neticesinde sürücünün yanında sağ ön koltukta bulunan eşi ...'ın (...'nin) 09/09/2019 tarihinde ile arka koltukta bulunan akrabası ...'un aynı gün vefatıyla sonuçlanan davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.

İstinafa gelen tarafın tazminat esaslarına yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de.

Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda.

Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. HD) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile.

KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D.

22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K) Somut olayda hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda anılan esaslara uygun şekilde hesaplama ve değerlendirme yapılmış olduğu anlaşılmakla, davalı Sigorta vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. ( TBK 74) maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. ( Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K. sayılı ilamı ) Bu bağlamda kazanın meydana geliş şekli ve olaydan sonra tanzim kılınan kaza tespit tutanağı ile uyumlu şekilde davalı sürücünün meydana gelen olayda kusurlu olduğu, ancak kazada vefat eden ...'un davalı sürücünün kaza sırasında alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indiriminin kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı sigorta vekilinin ceza davasının bekletici mesele yapılması yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Dosyada alınan aktüerya uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değerinin 110.747,60 TL olarak mahsubunun yapıldığı, davacılardan ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi açısından meydana gelen kazada vefat eden ...'un davacı anne ...'un kızı olduğu anlaşılmakla, destek zararının bulunduğunun kabul edilmesi de yerinde olup, davalı sigorta vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf nedeni de isabetli değildir.

Davalı sigorta vekilinin hükmedilen tazminat tutarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlarına aykırı olduğu, davalı şirketin dava tarihinden önce temerrüde düştüğü kabulünün haksız olduğunu, faizin yasal faiz olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüş ise de, mahkemece verilen hükümde davalı sigorta aleyhine dava tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş olduğu sabit olmakla, bu hususlara ilişkin istinaf nedeninin de reddi gerekmiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı sigorta vekinin istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 10.589,09 TL'den peşin alınan 2.647,27 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.941,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/250, K. 2024/1581, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/250
Karar No
2024/1581
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/251 K.2024/704
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/251 K.2024/899
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/252 K.2024/1582
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/253 K.2024/664
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/256 K.2024/565
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/258 K.2024/151

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.