KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/823
- Karar no
- 2024/2083
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2021
- Numarası
- 2017/657 Esas - 2021/1095 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 06/12/2024
Karar Metni
1.238 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarih 2017/657 Esas 2021/1095 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 05.05.2017 tarihinde davalılardan ...
Ltd Şti'nin maliki, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kaldırımdaki müvekkiline çarpması sonucu müvekkili ...'in sağ ayağının kırıldığını, hastanede yattığını, psikolojik tedavi gördüğünü, müvekkilinin eşi ...'in de psikolojik olarak çöktüğünü, bakıma muhtaç hale gelen eşinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ... için tedavi giderleri, pansuman ve ilaç masrafları için 500,00 TL, geçici iş göremezlik için şimdilik 500,00 TL, kalıcı iş göremezlik için 500,00 TL (toplam 1,500 TL.
Maddi tazminat); müvekkillerinden ... için 30.000-TL, ... için 10.000-TL manevi olmak üzere toplam 41.500-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, 05.05.2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın; müvekkili şirkete ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçedeki teminat limitinin kişi başı 330.000 TL olduğunu, trafik sigortacısı şirketin; üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; açılan davanın dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, öncelikle davacı ...'in eşi olan diğer davacı ...'in manevi tazminat talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, kabul manasına gelmemek üzere davacı yanca istenen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, öncelikle davanın yetki yönünden reddine, her iki davacı açısından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat talebini 41.823,94 TL'ye yükseltmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece mahallinde keşif yapılarak aldırılan 28.05.2018 tarihli kusur raporuna göre davacı ...'in %75 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, ek raporda da aynı kusur oranları üzerinden görüş bildirildiği,
taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 17.04.2019 tarihli raporda davacı ...'in %20 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğunu, alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'ndan alınan 09.04.2020 tarihli raporda davacının %20 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporunda davacının %8 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu,
6 aylık geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu kaza tarihi itibarıyla (01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında uygulanması gereken) Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda düzenlendiği, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesap yapılması için Aktüer bilirkişiden alınan ek rapor göre; "..05.05.2017 tarihinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 7.624,50 TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 33.799,44 TL olduğu,
SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 400,00 TL olduğu, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 41.823,94 TL'ye tekabül ettiği, davacı tarafından dosyaya sunulan 10.02.2021 tarihli dilekçe ile dava değerinin 31.975,11-TL'ye yükseltildiği, davacı vekilince 30.06.2021 tarihli dilekçe ile yeniden talep artırımında bulunulmuş ise de ikinci kez talep artırımında bulunulamayacağından, ilk sunulan ıslah dilekçesinde dava değerini 31.975,11-TL'ye yükseltiltiği dikkate alınarak buna göre hüküm kurulduğu, davacı tarafça 07/02/2021 tarihli aktüerya raporuna itiraz edilmediği,
TRH-2010 yaşam tablosuna göre zarar hesabı yapılması istenilmekle düzenlenen 25/06/2021 tarihli raporda önceki rapora göre daha yüksek bir tazminat hesabı yapılmış ise de, davacı tarafça kök rapora itiraz edilmediğinden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan davalıların kazanılmış hakkının korunması için kök raporda belirlenen miktarla sınırlı olacak şekilde maddi tazminata hükmedildiği,
davacı ... yönünden maluliyetinin boyutu ve maluliyetin günlük hayatını etkileme derecesi, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek 14.000,00-TL manevi tazminata, davacıya yakınlığı ve maluliyetin boyutu dikkate alınarak davacı ... yararına 6.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili, yerel mahkemece kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğünden ya da İstanbul Teknik Üniversitesinden seçilecek heyetten yeni rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak hesap raporu tanzim edilmesi gerektiğini, tedavi giderlerine ve geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının ev hanımı olup kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalışmadığını, bu sebeple geçici iş göremezlik zararı hesaplanmasının yerinde olmadığını,
sgk sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderine ilişkin tazminat hesabını kabul etmediklerini, yerel Mahkemece davacının ıslahtan önceki tazminat talepleri için dava tarihinden itibaren, ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili, Mahkemeye bildirilen tanıkların değerlendirilmediğini, salt bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, Mahkemece yapılan keşif ile birlikte trafik bilirkişisi tarafından verilen raporun doğru olduğunu, keşif mahallinde birebir bulunarak ve tarafları dinleyerek yapmış olduğu değerlendirmenin daha isabetli olduğunu, ATK tarafından verilen hazırlanan rapora karşı itirazları ile birlikte çelişkinin giderilmesi amacı ile dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden rapor alınması gerektiğini, İzmir’deki hastanelere müzekkere yazılarak,
davacının önceye dayalı sağlık raporlarının araştırılması istenmesine karşın, bunun yapılmadığını, eksik inceleme sonucunda müvekkili aleyhinde maddi tazminata hükmedildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin davacıları aradığını, davacıların müşterek çocuğu tarafından da yaşanılan olay sonrasında müvekkil mesaj ve arama yolu ile defalarca iletişime geçildiğini, tanık ifadeleri ve diğer sair hususlar değerlendirilmeden verilen manevi tazminat miktarını kabul etmediklerini, tanık ifadeleri, HTS kayıtlarının değerlendirilmesi ile birlikte,
yaşanılan olay sonrasında müvekkilin ve ailesinin davacılar ile ilgilendikleri ve yaşanılan durum ile ilgili olarak ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmiş olmasına, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmiş olmasına, belirlenen manevi tazminatın tarafların meydana gelen zararın ağırlına uygun olarak tespit edilmiş olmasına,
tazminatın TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmış olmasına, olaya uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/823, K. 2024/2083, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama