KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/1055
- Karar no
- 2024/2241
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29.12.2022
- Numarası
- 2017/137 Esas 2022/1199 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 27.12.2024
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2022 tarih 2017/137 Esas 2022/1199 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ...'e ait ... plakalı araç ile davacının kullanığı ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle davacının hayati tehlike geçirdiği, davalının kırmızı ışıkta geçtiği, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporuna göre davacının fizik, tedavi ve psikiyatri yönünden %38 özürlü hale geldiğini, müvekkilinin düzelen epilepsi hastalığının bu kaza sonrası yeniden nüksettiğini, kaza neticesinde ... hakkında İzmir 14.Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı kendisinin asli ve tam kusurlu olduğunu, 30.09.2016 tarihinde ... Sigorta A.Ş tarafından 17.642,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, ... plakalı aracın müvekkilince ZMMS poliçesiyle sigortalandığını, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 30.09.2016 tarihinde 17.642,00 TL maluliyet tazminatı ödenerek müvekkili kurumun ibra edildiğini, dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, TBK 74. maddesi gereği hukuk hakimi ceza kararı ve ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı ile bağlı olmadığını, davacının kaza neticesinde % 38 oranında malul kaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının, işyerinde kullanılan çelik burunlu ayakkabıyı dışarıda kullanması nedeni ile ayağında kırık oluştuğunu, davacıda kaza neticesinde meydana gelen sağlık probleminin tamamen tedavi edildiğini, maluliyetinin kaza ile ilgisi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyrederken yola gereken dikkatini vermediği, kavşağa hız azaltarak yaklaşmadığı, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak geçtiği esnada, yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen olayda %90 kusurlu olduğu, sürücü ...'ın yeşil ışıkta kavşağa girerken yola gereken dikkatini vermemesi nedeniyle %10 kusurlu olduğunun ATK raporuyla ile tespit edildiğini, maluliyet tazminatının belirlenmesi amacıyla progressif rant yöntemiyle hazırlanan aktüerya hesap raporunun alındığı,
davacının maluliyetinin kafa travmasına bağlı olmadığından davacının kask takıp takmamasının maluliyetine etki etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, yerel mahkeme 2 gün sonra artacak asgari ücret artış oranını beklemediğini, 2022 yılı asgari ücretin 5.500,35 TL iken 2023 yılında asgari ücretin 8.506,80 olarak belirlendiğini, hüküm tarihine en yakın güne kadar bilinen kazanç unsurları üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, gerçek kazanç baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, TÜİK'ten "03.10.2006 yılından beri kaynak işçisi olan ve Çelik Kaynakçılığı ile ilgili 3. Seviye Mesleki Yeterlilik Kimlik Kartı belgesi de olan bir işçinin güncel emsal kazanç bilgisinin sorulmadığını, bu konuda eksik inceleme yapıldığını, davalı ...'in tam kusurlu olduğunu,
kesinleşen ceza mahkemesi ilamıyla bilinçli taksirle hareket ettiğini, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporuna göre fizik tedavi ve psikiyatri yönünden %38 özürlü hale geldiğini, kaza öncesinde düzelen “epilepsi” hastalığının bu kazadan sonra nüksettiğini, müvekkilin olayda kusuru olmadığının ceza mahkemesi ilamı ve kamera kaydı ile sabitken ATK tarafından müvekkiline isnat edilen %10 kusura karşı itirazlarının reddinin hatalı olduğunu, süreki ve geçici iş göremezlik maluliyet oranları yanlış hesaplandığını, zira müvekkilin iş çalışma hayatında yüsekte çalışmasının zorunlu olduğunu,
ancak maluliyeti nedeniyle bu işleri yapamadığını, iş göremezlik oranının müvekkilin meslek gurubunda çok daha yüksek olduğunu, ayağının bilekten kesilmesi tehlikesi bulunduğunu, ATK tarafından dikkate alınan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeli'ğin 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığını, tedavi, bakım, rehabilitasyon ve ulaşım giderleri eksik hesaplandığını, brüt asgari ücret üzerinden bu süre için bakıcı ücreti hesaplanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu,
müvekkilinin olay neticesinde ruh halinin bozulduğunu, acı ve ızdırap çektiğini, raporun 6. sayfa b bendi seçeneğine göre artırım yapılmak istendiğinden ve rapor hatası yüzünden artırım tutarı sehven hatalı yazılması nedeniyle gerekçeli kararda müvekkili aleyhine maddi tazminat yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın düşük verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili, TRH 2010 tabloları ve 1,65 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, hüküm ile bilirkişi raporunda sürekli sakatlık tazminatındaki tutarların çelişkili olduğunu, davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş olup ayrıca tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının, SGK kayıtlı bilinen geliri dosya kapsamında mevcut iken TÜİK verilerine göre belirlenen gelire göre hesaplanan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tedavi gideri ve geçici bakım tazminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı gideri, tedavi ve ulaşım gideri taleplerinin reddi gerektiğini, davacının kaza sırasında koruyucu kask ve elbise kullanmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, kazanın oluşumunda davalı müvekkilin kusuru bulunmadığını, davacının ilk psikiyatrik muayenesinde de maluliyet tespitine ve bu maluliyetin kaza kaynaklı olduğuna dair bir rapor veya belge düzenlenmediğini, atk raporunun kazadan 4,5 yıl sonra düzenlendiğini davacının gelirinin resmi kayıtlar ile sabit olup, TUIK kazanç sorgulama verileri üzerinden hesaplama yapılmaması gerektiğini, davacının kaza sırasında kask takmadığı ve motor ehliyetinin de bulunmadığını mütefarik kususr indirimi yapılması gerektiğini, hiçbir belgeye dayanmaksızın sadece davacının beyanı esas alınarak bakıcı ve ulaşım giderine hümedildiğini,
tüm tedavi ve ftr giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, işgöremezlik tazminatı ile birlikte hükmolunan diğer alacak kalemlerinin davacı tarafça yazılı belge ile kanıtlanamadığını belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıda meydana gelen cismani zararın karşı araç maliki, sürücüsü ve ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden tazmini istemine ilişkin maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, aldırılan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına ve oluşa uygun olmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1055, K. 2024/2241, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama