KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2024/1683
- Karar no
- 2025/552
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/04/2024
- Numarası
- 2023/301 Esas - 2024/261 Karar
- Dava tarihi
- 15/03/2016
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
2.382 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2024 tarih 2023/301 Esas 2024/261 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacının, davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıların zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının kazaya karışan araçta yolcu olduğunu, aracı ...'nin kullandığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ..., dava konusu olaya karışan aracın adına kayıtlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, olay esnasında aracı ...'un kullandığını, araç sürücüsünün kusurlu olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar tutarında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, tedavi ve geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamı dışında kaldığını, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, dava tarihinden faiz yürütülebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin yetkili olduğu, kaza nedeni ile davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, davacının % 24 oranında sürekili 4 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu, 15.518,52-TL geçici, 352.325,43-TL sürekli iş göremezlik tazminatını talep edebileceği, davalı ...'nin araç işleten hükümlerine göre, davalı ...
Sigorta A.Ş.nin ZMMS poliçesi (limiti dahilinde) hükümlerine göre sorumlu olduğu, belirtilerek; davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Sigorta A.Ş.nin ZMMS poliçesindeki teminat limiti de gözetilerek 250,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 320.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 320.250,00-TL maddi tazminatın (davalı ...
Sigorta A.Ş.nin bu tutarın sadece 310.000,00 TL lik bölümünden ve bu bölüme ilişkin dava tarihi 15/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden sorumlu olması kaydıyla) kaza tarihi 31/01/2016 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN 27.04.2023 TARİH VE 2020/1396 E. 2023/636 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : İDM tarafından olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının tespiti konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp,
maluliyet raporu doğrultusunda iş gücü kaybı yönünden anılan ilke ve esaslara uygun düşecek şekilde TRH 2020 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle aktüerya uzmanından ek rapor alınarak, davacının zararın artmasına neden olan müterafik bir kusurunun bulunup bulunmadığı da tartışılıp değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, davacının % 14,4 oranında sürekili 4 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu, kaldırma kararından önceki verilere esas alındığında 15.518,52-TL geçici, 226.010,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatını talep edebileceği, davacının koruyucu ekipman kullanmamasının kolundan ve elinden meydana gelen yaralanmanın artmasına neden olduğu,
hal böyle olunca tazminattan % 20 mütefarik kusur indirimi yapıldığında geçici iş göremezlik tazminatı 12.414,81-TL ve kalıcı maluliyet tazminatı 180.808,50-TL olarak hesaplandığı, ilk karar davacı tarafça isnitafa konu edilmediğinden hüküm altına alınan tazminat tutarları bakımından usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, belirtilerek; davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.
250,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 180.808,50-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 181.058,50-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi 15/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden sorumlu olması kaydıyla kaza tarihi 31/01/2016 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.(...
Sigorta A.Ş.)den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, müterafiik kusur nedeniyle tazminattan indrim yapılamayacağını, bilekliğin zorunlu tertibatlar arasında sayılmadığını, karar davacı tarafından istinaf edilmediğinde bozma öncesi ilk verilen karardan daha fazla bir tazminata hükmedilemeyecek olup davalı sigortanın nihai tazminat miktarı konusunda bir müktesep hakkı bulunmadığını, bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edildiğini,
sigorta teminat limitinin 310.000-TL olması diğer davalılardan da alacağın tahsil kabiliyeti olmaması ve sigorta şirketi hariç diğer davalıların da kararı istinaf etmemeleri sebebi ile mahkemece hükmolunan maddi tazminatın yeterli bulunduğundan kararı istinaf edilmediğini, netice olarak teminatın üst limitinde bir karar verilmek sureti ile istinaf etmeye gerek kalmamadığından davalı yönünden usuli kazanılmış hak bulunmadığını, ilk kararda davacının talepleri karşılanmış olduğundan karar tarafımızca istinaf edilse dahi sigorta şirketi açısından hukuki yarar yokluğundan istinaf isteminin reddedileceğini,
hükmedilen tazminat miktarı haricinde bilirkişi raporunda baz alınan ücret ve iş göremezlik oranı ile ilgili usuli kazanılmış hakkı olduğunun belirtilmesi hukuka, hakkaniyete ve hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğunu, meslekte kazanma gücü kaybı yönetmeliğine göre maluliyet raporu düzenlenmiş olmasında yasa ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, diğer davalı ...' de kararı istinaf etmediği halde bu davalı için de istinaf etmişcesine eski kararda hüküm alınan rakamlardan farklı bir meblağa hükmedildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, yerel mahkeme tarafından verilen hükümde dosya kapsamı hakkaniyetli bir biçimde değerlendirilmediğini, tanık beyanlarına hukuka aykırı bir şekilde itibar edildiğini, tek taraflı olarak davacının haksız iddia ve beyanlarını dikkate alındığını, eksik sosyal ekonomik durum araştırması yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına,
davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve iş gücü kaybı zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş görmezlik zararı bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına,
kaldırma kararı öncesindeki karar davacı tarafından istinaf edilmediği gibi ilk kararın tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılması da söz konusu olmaması nedeniyle davacı yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmasına (Yargıtay 4 HD'nin 08.06.2023 tarih ve 2021/26424 E. 2023/7685 K.), karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına (Yargıtay 4 HD'nin 25.04.2024 tarih ve 2021/ 2024/1480 E. 2024/3791 K.) maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına,
zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Kaldırma kararında müterafik kusurun varlığı veya yokluğu kabul edilmeksizin tarafların iddia ve savunmaları içeriği ve müterafik kusurun resen incelenmesi gereken bir itiraz olması nedeniyle karar gerekçesinde müterafik kusurun tartışlamaması yerinde görülmemiştir. Her ne kadar mahkemece kaldırma kararı sonrası karar gerekçesinde müterafik kusur tartışılarak, müterafik kusurun varlığı kabul edilmiş ise de; bu kez de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Zira, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunlu olup, kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtileceği ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesinde belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları mecburi olduğu belirtildikten sonra dürücü ve yolcular için, nicelik ve nitelikleri bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde ve Karayolları Trafik Kanununa göre çıkarılan diğer yönetmeliklerde gösterilen koruyucu tertibatlardan üç tekerlekli yük motosikletleri hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı takması gerektiği düzenleneme altına alınmıştır.
Somut olayda, davacıya ait adli muayene evrakları ile maluliyet raporu içeriğinden davacının yaralanmasının sağ ve sol ön kemik kırıkları ile buna bağlı el bileği eklem hareketlerinde kısıtılık şeklinde olması karşısında, anılan düzenleneme gereğince takılması zorunlu koruyucu tertibat olan kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken bileklik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmemiştir.
Koruyucu ekipman olarak bileklik Karayolları Trafik Yönetmeliğinde düzenlenmediğinden sonuç itibariyle davacının mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince aksi yönde varılan hukuki kabul de isabet görülmemeiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 06.11.2024 tarih ve 2022/10813 E. 2024/10557K., 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.)
4. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir.
Usulü kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. (YİBGKurulu'nun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 E. 1959/5 K.,09.05.1960 tarih ve 1960/21 E. 1960/9 K.).
Somut olayda da, kaldırma kararı öncesindeki karara karşı yalnızca davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, artık davacılar lehine davalılar ... ve ... aleyhe usulü kazanılmış hak söz konusu olup, kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesi açıklanan ilke çerçevesinde mümkün olmadığından,
davacılar lehine bu davalılar aleyhine oluşan bu usulü kazanılmış hak gözetilerek davalı ...'nin tazminat yükümlülüğünü azaltacak şekilde karar verilmemesi gerekirken aksi yönde usulü kazanılmış hakkın ihlaline aykırı şekilde varılan hukuki kabulde de isabet görülmemiştir.(Yargıtay 4. HD'nin 08.06.2023 tarih ve 2021/26424 E. 2023/7685 K. 25.04.2024 tarih ve 2021/ 2024/1480 E. 2024/3791 K.)
5. O halde, az yukarıda ifade edildiği üzere usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince
davacı lehine davalılar davalılar ... aleyhine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmek suretiyle, müterafik kusurun koşullarının bulunmaması nedeni ile kaldırma kararın sonrasında hesaplanan tazminattan her hangi bir indirim de yapılmaksızın, davalı ...'in ilk kararda hüküm altına alınan miktarın tamamından, davalı sigorta şirketinin ise poliçe limiti aşmamak kaydıyla kaldırma kararı sonrası hesaplanan tazminattan her hangi bir kusur indirimi yapılmaksızın sorumluluğu cihetine gidilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinine oranı dahilinde belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1683, K. 2025/552, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama