KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1702 - 2025/614
- Esas no
- 2024/1702
- Karar no
- 2025/614
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27.04.2023
- Numarası
- 2022/226 Esas - 2023/395 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Başvuran davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av..
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av..
Karar Metni
1.281 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Birleşen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/542 - 445 E.K sayılı dosyası
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av..
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av..
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)
BAŞVURU TARİHİ : 06.06.2023 - 26.06.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 15.10.2024
KARAR TARİHİ : 21.03.2025
YAZIM TARİHİ : 21.03.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'in diğer davalı şirkete sigortalı aracıyla, motosikleti ile seyir halindeki davacıya çarptığını, davalı tarafın kusurlu olduğunu meydana gelen kazada davacının ağır yaralandığı ve mağdur edildiğini beyan ederek 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Axa Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, kazaya karıştığı belirtilen aracın sigortalı şirket tarafından 25.09.2014-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, poliçe teminat limitinin kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Bu dosya ile birleşen ve ek dava olarak açılan 2020/542 esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde, 144.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... birleşen dosyada cevap dilekçesinde, dava konusu kazada kusurunun olmadığını, petrol istasyonuna giriş yaptığı esnada yolu kontrol ederek hareket ettiğini, kaza nedeniyle kendisinin de mağdur olduğunu beyan ederek davanın zamanışımı bakımından ve esastan reddini talep etmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, asıl dosyada davanın kabulü ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın, davalı ...'den kaza tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi'nden dava tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine;
bu dosya ile birleşen 2020/542 esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.818,14 TL geçici iş göremezlik zararı ve 610.282,13 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 615.100,27 TL maddi tazminatın; davalı ...'den kaza tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi'nden asıl dosyanın dava tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi'nin kalan poliçe limiti olan 136.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına,
fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 25.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı Axa Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın İstinaf Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı sonucunda aktüerya raporları alındığını, makine mühendisi bilirkişiden alınan 10.09.2016 tarihli kusur raporu davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiğini, davalılar tarafından kusur oranına itiraz edilmediğini, bu nedenle davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğunu, davacının kaza sonucu %15,2 oranında malul kaldığını, sakat kalarak ömür boyu tedavi görmek zorunda olduğunu, fiziksel, psikolojik, maddi ve manevi bir çok acı çeken davacıya bu zararı veren davalı sürücü aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını
beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Axa Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmadığını, Gebze Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/160 Esas sayılı kesinleşen dosyasında bilirkişi İbrahim Bülbül'ün hazırlamış olduğu 02/07/2015 tarihli raporda davalı ...'in asli, davacı ...'nun tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, aynı dosyada ATK'dan alınan raporda davalı ...'in asli kusurlu olduğu,
davacı ...'nun tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu dosyada alınan raporda ise davalı ...'in %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, ...'in duruşmada kusur durumunu kabul etmediğini bildirdiğini, bu durumda bilirkişi raporunun kesinleşmediğini, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmeyeceğini, zamanaşımının alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceğini, davacının ıslahla arttırılan maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemenin bu husustaki itirazlarını dikkate almadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda,
ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken ıslah tutarının tamamı bakımından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılara SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 20.01.2015 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motorsikletle davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu davacı yaralanmıştır.
1-Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın gerçekleşen kazada %100 kusurlu olduğunun kabulünün yerinde olduğu, ıslah tarihi olan 20.01.2023 tarihinin 8 yıllık zamanaşımı süresinin son gününe denk gelmesi nedeniyle zamanaşımının oluşmadığı, dava haksız fiilden kaynaklı olduğundan tüm tazminata istinaf eden sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan asıl dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
kaldırma kararı öncesinde de davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi ve ilk kararı davalı sigorta şirketinin istinafa getirmemesi nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka göre geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumların yanında olayın sebebi oluş şekli karşı tarafın haksız tahrik oluşturacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı ve varsa mahiyeti ile eylemin ve sonuçlarının mahiyetinin ve özellikle hakkaniyete uygunluğunun gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; olay tarihi ve oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın niteliği ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine ulaşılmış, davacı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1702, K. 2025/614, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama