KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın;
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Dosya no
- 2026/24 Esas
- Karar no
- 2026/130 Karar
- Mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2025/172
- Karar no
- 2025/665
- Karar tarihi
- 14/10/2025
- Mahkemesi
- DİDİM(YENİHİSAR) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Esas no
- 2024/110
- Karar no
- 2024/80
- Karar tarihi
- 20/12/2024
- Kesinleşme tarihi
- 19/02/2025
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- G.karar yazım tarihi
- 22/01/2026
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Didim(Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20/12/2024 tarihli, 2024/110 Esas ve 2024/80 Karar sayılı kararı ile, davacı ve davalının tacir sıfatına haiz oldukları, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanan bu davanın Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğinde bulunduğu, açıklanan gerekçelerle bonoya dayalı alacağın menfi tespitine ilişkin davanın (hem mutlak hem nispi) ticari nitelikte olduğuna karar verilerek görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14/10/2025 tarihli, 2025/172 Esas ve 2025/665 Karar sayılı kararı ile, dava kaynağının adi ortaklıktan ve mesire alanı işletilmesinden kaynaklandığı, adi ortaklık ilişkisinin Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği ve davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu olarak başlatılan Didim İcra Dairesi'nin 2022/1172 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususundaki değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1).
Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Somut olayda, Didim İcra Dairesi’nin 2022/1172 Esas sayılı icra takibinin bonoya (emre muharrer senet) dayalı olarak açıldığı anlaşılmakta olup, bonoya ilişkin hükümler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır. Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 21/01/2019 tarih ve 2018/3978 Esas, 2019/291 Karar sayılı kararında da 6102 sayılı TTK’nın 702/3 maddesine atıf yapılarak, kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğuna hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/24, K. 2026/130, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama