KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2023/1823
- Karar no
- 2025/650
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2023
- Numarası
- 2022/742 -2023/446
- Davanın konusu
- Menfi Tespit- İstirdat
- Dava tarihi
- 21/01/2022
- Daire karar tarihi
- 26/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 26/03/2025
Karar Metni
1.733 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2023 tarih ve 2022/742 Esas 2023/446 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı, 3 arkadaşı ile birlikte davalı şirketten elektrik
enerjisi temin etmek için trafo tesis ettiklerini, diğer iki kişinin imar affından yararlanmasından sonra trafonun sadece kendi kullanımında kaldığını, davalı kurumca trafonun yer altından geçmekte olan kablolarının yer üstüne çıkarılması sırasında kablolara bağlı olan mührün söküldüğünü ancak yeniden mühürleme yapılmadığını, tavuk, hindi gibi kümes hayvanlarına ait çiftliklerde kullanılan yemlik – suluk
gibi tesisatları sipariş üzerine üretmekte olduğunu, ekonomik koşullar nedeniyle yaklaşık 4 aydır tek bir sipariş almaması nedeniyle elektrik tüketmediği halde davalı kurum görevlilerinin trafoda yaptığı incelemede kablolardan bir
tanesinin gevşek olduğu gerekçesi ile 226.966,83TL bedelli kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, itirazı üzerine sayacın kontrol amaçlı olarak söküldüğünü ve incelenmek üzere götürüldüğünü ayrıca davalı kurum tarafından kaçak elektrik faturasının ödenmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceğinin beyan edildiğini, faturalar incelendiğinde kaçak elektrik kullanımı olmadığının görüleceğini belirterek, 18.01.2022 tarih ve 637000551180
nolu fatura nedeniyle (222.000,00 TL’sı bakımından) davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine ve faturanın iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı fatura bedelini ödemesi nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, dava konusu kaçak elektrik faturasının kurum tarafından düzenlenmediği gibi kaçak elektrik kullanımının şirketin konusu olmadığını, davanın ... A.Ş. aleyhine açılması gerekirken yanlış hasma dava açılması nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini ve davanın ... A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... A.Ş.: Davacının kaçak elektrik kullandığının tutanak, sayaç inceleme raporları ve ölçümlerle sabit olduğunu,12001459 numaralı tesisatta 12.01.2022 tarihinde yerinde yapılan kontrolde ölçü devresine ait a/2895 seri nolu mühürün koparılarak, s fazına ait 51321 seri nolu akım trafosunun s1 canlı ucunun boşta olduğu ve değer kaydetmemesi suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek k/154664 seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı (ek-1) düzenlenmiş olup söz konusu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden itiraza konu 226.966,83TL tutarındaki kaçak faturasının tarifeye uygun olarak tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece, ''taraflar arasında ticarethane grubuna yönelik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davacının ölçü sistemindeki üç adet akım trafosundan birinin sekonder çıkış kablosunun çıkarılması ile sayacın bu faz üzerinden geçen elektrik enerjisinin kaydedilmesine engel olduğu ve EPTHY' nin 42/1c maddesine göre kaçak elektrik kullandığı sabit olmakla, kaçak elektrik kullanım süresi herhangi bir tespite dayanmadığından sürenin 90 gün olarak alınması gerektiği ancak davacının 26/12/2020-22/10/2021 tarihleri arasındaki günlük elektrik tüketiminin 110,1 kWh olduğu,
bu tarihten tutanağında düzenlendiği tarihe kadar ise tüketimin %40 azalarak 65,4 kWh seviyesine düştüğü akabinde tespit sonucu sayacın değiştirilmesi ile ortalama günlük tüketimin 100,4 kWh seviyesine yükseldiği, sonuç itibari ile 22/10/2021 tarihinden sonra tüketimin düştüğü bilirkişi tarafından tespit edildiğinden iş bu tarihten 12/01/2022 (tutanak tarihi) tarihine kadar 82 günlük süre üzerinden günlük 8 saat çalışma süresi kabul edilerek sayacın eksik kaydettiği enerji bedelinin 9.899,75 TL olduğu,
davacının ödediği toplam bedelden (227.820,63 TL) sorumlu olduğu miktar çıkartıldıktan sonra 217.920,88 TL fazla ödemesinin bulunduğu ve bu ödemenin istardadını talep edebileceği sabit olduğundan ayrıca her ne kadar davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de, kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin bedelin davalı yanca abonesi davacıya fatura edildiği görüldüğünden husumet itirazının reddine, borçlu olmadığı halde ödeme yapan davacının ödemeleri yaptığı tarihlerden itibaren faiz talep etme hakkı bulunduğundan iş bu tarihlerden itibaren taraflar tacir olduğundan ticari faize hükmetmek gerektiği'' gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile.
54.431,38 TL' ye 04/02/2022 tarihinden, 54.496,50 TL' ye 03/03/2022 tarihinden,54.496,50 TL' ye 04/04/2022 tarihinden, 54.496,50 TL' ye 25/07/2022 tarihinden İtibaren toplam 217.920,88 TL' nin belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Şirketin lisansı gereği yalnızca Perakende Satış faaliyeti yürütmekte olup, abonelik dışındaki (yani kaçak olarak yapılan) elektrik tüketimleri konusunda bir yetkisi bulunmadığını, şirketin bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı için davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmemesinin hatalı olduğunu,
Hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik ve yanlış olduğunu, bilirkişinin davaya konu 637000551180 numaralı faturanın akıbeti için yapılması gerekli araştırmayı yapmadığını, kurum ve davacı nezdinde ticari defterleri inceleyerek karşılaştırmadığını yalnızca dosya üzerinden hesaplama yaparak görüş bildirdiğini, ticari defterler ve vergi kayıtları incelendiğinde uhdesinde böyle bir faturanın bulunmadığı haliyle şirket için doğmuş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edileceğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafından davaya konu fatura ödemelerinin ...
A.Ş.'ye yapıldığını, şirket ve ihbar olunan iki farklı şirket olmakla ticari kayıtları,vergi numaralı ,muhasebeleri ayrı olup şirkete ait bir alacağın başkaca bir şirkete ödenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, buna rağmen mahkemenin ihbar olunana ödenen tutarların faiziyle birlikte şirket tarafından davacıya iadesine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Hükme esas alınan 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da şirketin sorumlu olmadığı açıkça ve gerekçeleri ile belirtilmesine rağmen Mahkemece hüküm verilirken tespit edilen meblağın istirdadı hususunda maddi sorumluluğunun şirkete yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Davaya konu olan kaçak elektrik faturası, Elektrik Piyasası Tüketici hizmetleri Yönetmeliği Madde 45'e göre düzenlenmiş ve 14.10.2021 ile 12.01.2022 arası 90 gün kaçak için Sözleşme gücü üzerinden çalışma saati baz alınarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğunu, Yönetmeliğe uygun olarak doğru hesaplamalarla tahakkuk ettirilen fatura değeri bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, mahkemece bilirkişinin eksik inceleme neticesinde yapmış olduğu hatalı hesaplama üzerinden hüküm verildiğini, bilirkişinin şirketin somut olayda husumetinin bulunmadığına yönelik isabetli kanaatini göz ardı ederek,
yalnızca davacının kaçak elektrik tüketimini doğrular nitelikte tespitte bulunduğı ancak yine hatalı olarak kaçak elektrik kullanım bedelinde istirdat edilmesi gereken meblağı belirttiği raporu karara esas alındığını, şirketin kaçak elektrik faturası tahakkuk etme veya kaçak tespit tutanağı düzenleme yetkisinin bulunmadığı, şirketin davada husumetinin olmadığını, davacının kaçak elektrik kullanarak haksız fiil işlemesi yanında yasaya aykırı gerekçeli karar neticesinde haksız bir şekilde zenginleşecek olduğunu,
Yerel Mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan, uyuşmazlık konusunun yorumunda bilirkişinin hatalı hesabına dayanarak, bilirkişinin hukuka uygun ve isabetli görüşleri ise karara esas alınmayarak hukuka aykırı olarak karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik tutanağı nedeniyle taahkuk ettirilen ve ödenen fatura bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı ve kaçak elektrik bedeli miktarının ve davacıya iadesi gereken miktar olup olmadığının tespitinden kaynaklanmaktadır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.
Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, yargıç diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır.
Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir konudur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu konu mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir.
Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını taşıyıp taşımadığı biçiminde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi olanaklı veya mahkemece öğrenildiğinde kendiliğinden göz önünde tutulması gerekli hukuki bir durumdur.
Bir davada davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine aittir. Bir sözleşmeden dolayı, kural olarak yalnız sözleşmenin tarafları dava açabilir; üçüncü kişilerin taraf (davacı) sıfatı yoktur.
Dağıtım ve perakende şirketlerinin sorumluluk alanları ile görev alanları, yapacakları iş ve işlemler, öncelikle EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği, daha sonra EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ile belirlenmiştir.Buna göre dağıtım şirketi; kaçak kullanım faturaları, mühürleme, saha tutanakları, sayaç değişikliği, sayaç okuma, enerji tüketim bilgileri, iş ve işlemleri yapmakla görevli ve yükümlüyken perakende şirketi; Perakende satış sözleşmesi yapma, sözleşme abonelik bilgileri (Abonelik yapılması, abonelik iptali, abonelik işlemlerine ait tarihler, güvence bedelleri), abone bilgileri, enerji tüketim faturaları (Elektrik faturaları), abonelik tarife bilgisi vs, iş ve işlemleri yapmakla görevli ve yükümlüdür.
Somut olayda, dava konusu fatura ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş olup, davacının taksitlendirme talebinin ilgili şirket tarafından kabulü ile borç çizelgesi yapıldığı, davacı tarafından kaçak elektrik bedeli ödemelerinin de EFT yolu ile ... A.Ş. yapıldığı ve EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ile dağıtım şirketlerinin kaçak kullanım faturaları, mühürleme, saha tutanakları, sayaç değişikliği, sayaç okuma, enerji tüketim bilgileri, iş ve işlemleri yapmakla görevli ve yükümlü olduğu anlaşılmakla davada taraf sıfatı bulunmayan davalı ... A.Ş.hakkında yargılama yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusu üzerine kamu düzenine göre yapılan incelemede kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1823, K. 2025/650, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama