KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/1652
- Karar no
- 2024/540
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2020
- Numarası
- 2018/34 Esas 2020/320 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 12/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 12/03/2024
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile iş ilişkisinde bulunan davalı borçlu şirketin aldığı hizmetin bedelini ödemediğini, uyarılara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu şirket aleyhine İzmir 2.İcra Müdürlüğü'nün 2018/13857 sayılı dosyasından takip başlatıldığını ancak davalı şirketin borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ederek durdurduğunu, davalının borçlu olduğunun belge, fatura ve defter kayıtlarıyla sabit olduğunu, itirazının kötü niyetli olup sadece takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirtip davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin doğmuş böyle bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddialarını ispat edemediğini, dayanak belge sunamadığının izahtan vareste olup gerek takibe, gerek borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere karşı itirazlarının haklı ve hukuka uygun olduğunu belirtip davacı tarafın haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun işbu itirazının iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine yönelik olduğu, davacının 2015-2016-2017 ve 2018 yılı yasal defterlerinin TTK'nun 64/3 ve ilgili maddeleri gereğince açılış ve kapanış onaylarının muntazaman yaptırıldığı, davalının da 2015-2017 ve 2018 yıllarına ait yasal defterlerinin TTK'nun 64/3 ve ilgili maddeleri uyarınca açılış tasdiklerinin muntazaman yaptırıldığı,
taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının davacı yana takip ve dava tarihi itibariyle 31.903,19 TL borçlu olduğu tespit edilmekle, açılan davanın kısmen kabulü ile izmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/13857 E. Sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 31.903,19 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %19,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE izmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/13857 E. Sayılı dosyasındaki itirazın KISMEN İPTALİ İLE takibin asıl alacak 31.903,19 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %19,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, takibi, borcu, ödeme emrini, faizi, faiz oranını ve sair ferileri kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişi raporlarına da konu edilen 13.728,96 TL tutarındaki 4 adet fatura tutarına yönelik virman işleminin hangi gerekçe ile hükme esas alınmadığının dahi gerekçelendirilmediğini, davacı tarafın alacağını birtakım faturalara dayandırdığı göz önünde bulundurulduğunda faturanın tek başına bir alacağı kanıtlayamayacağının sabit olduğunu,
müvekkile ait tüm ticari kayıtların incelenmeden, birtakım faturaların müvekkile usulüne uygun olarak teslim edilip edilmediği ve faturaların itiraza uğrayıp uğramadığı değerlendirilmeden tanzim edilen rapora dayanılarak hüküm tanzim edilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, davalının 2015-2016 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeni ile aleyhine delil olmasına,
her ne kadar davalı tarafça 13.728,96 TL tutarındaki 4 adet fatura tutarına yönelik virman işlemini kabul edilmemekte ise de; davalı defterlerine göre davalının davacıya 31.903,19 TL borçlu olduğuna ilişkin kayıt bulunmasına, bu borcun ödendiğine dair de davalının bir delil sunmamış olmasına, mahkemece de davalı defterlerindeki kayda göre hüküm kurulmuş olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1652, K. 2024/540, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama