KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/1799
- Karar no
- 2025/898
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2021
- Numarası
- 2018/201 Esas 2021/36 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 29/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 29/04/2025
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18 adet faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu alacağın tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4828 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin yapmış olduğu ödemelerin hangi faturalardan ne tutarda mahsup yapıldığının belli olmadığını, müvekkilinin bakiye borcu olması halinde müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemiyeceğini, taraflar arasında 12.05.2014 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme kapsamına göre işin davacıya verildiğini, davacının işleri gereği gibi yapmadığını, gereği gibi ifa edilmeyen işlerin başka taşerona yaptırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...'Dava, itirazın iptali davasıdır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; fatura kapsamında malzeme satışı ve montaj işçiliği yapılması sebebiyle davacının alacaklı olduğu alacağın tahsilinin talep edildiği, alınan asıl ve ek rapor kapsamına göre davacının yapmış olduğu iş karşılığı cari hesap alacağı olarak takip tarihi itibariyle 98.496,83-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından;
Davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4828 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 98.496,83-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4828 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 98.496,83-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, 2-Hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (19.699-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ait istemin reddine,' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan itirazların kötü niyetli ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu, davalarının kabul edilemeyen kısmına yönelik davalının borcunun mevcut olup bu hususa ilişkin yapılan bilirkişi incelemelerinin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olan 2014-2015 yıllarına dair ödemeler hususunda sadece davalı tarafın defterlerinin dikkate alınmasının usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek, reddedilen kısmın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takip talebi ve dayanağını aşan tahkikat ve istemler bakımından iddianın genişletilmesi yasağı halinin bulunduğu ve buna dair taraflarının açık muvafakati olmadığını aksine defaten itirazların bildirdiklerini ancak bilirkişi raporlarında bu hususun hiç dikkate alınmadığını, bu nedenle bilirkişi raporlarına yapılan esaslı ve belgeli itirazlarının irdelenmeden hüküm kurulduğunu,
davacı tarafın icra dosyasında takip talebinde ödeme emrinin 4 nolu borcun sebebi kısmında takibine dayanak olarak vade ve miktarı belirtilen 19 adet fatura ifadesine yer verdiğini ve isteminin de 19 adet faturadan kaynaklandığını, ancak yargılama sırasında davacının alacağının 19 adet faturadan kaynaklanmadığı 2014-2015 yıllarına dair işlemlerden doğan bakiye olduğunun görüldüğünü, davanın tarafları arasındaki 15.08.2014 tarihli sözleşmenin 13. Maddesindeki SGK ödemeleri ile 14. Maddesindeki malzeme ve ekipman maliyetlerine dair kendilerinin yansıtma/mahsup hakkına dair de hesaplama yapılması gerektiğini,
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/393 esas, 2020/254 karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, mahkemenin dayanmış olduğu hukuki sebeplerin yeniden değerlendirilerek, hiç toplanmayan eksik tahkikatların tamamlanarak yeniden bu yönde bilirkişi raporu alınarak, uyuşmazlık bakımından davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; 18 adet faturayı takibe konu etmiş, ayrıca 102.304,40 TL de önceki yıldan devir olduğu belirtilerek bakiye kalan tutarı talep etmiştir.
Davalı taraf ödeme emrine itirazında; bırakın kendilerinin davacıya borçlu olmasını kendilerinin yaptıkları 24/07/2017 tarihli İzmir 26. İcra md nün 2017/5364 esas sayılı dosyasında davacıdan toplam 154.774,80 TL alacaklı olduklarını bir borçlarının bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde de ; başka bir taşeron olan İsmail Yıldırım'a verilen işin davacıya devredildiğini, davacının eksiklikleri gidermesi gerektiğini, davacının işi süresinde yerine getirmediğini, eksik ayıplı ve kararlaştırılan şekilde yapmadığını, başka taşeronlara yaptırmak zorunda kaldıklarını davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmış; düzenlenen raporda özetle; davacı defterlerinde tüm faturaların kayıtlı olduğu, 102.304,40 TL nin önceki yıldan devir bakiyesi olduğu, davalı tarafından 373.580,00 TL çek verilmek suretiyle ödendiği, davacının bakiye 126.673,53 TL alacaklı göründüğü belirtilmiş, davalı defterlerinde takibe konu 18 adet faturanın kayıtlı olduğu, ancak 2015 ten 2016 ya devir bakiyesinin 2.602,32 TL olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu devir bakiyesinden kaynaklandığı, davacı defterinde bu devirin 102.304,40 TL olduğu, davalı defterine göre 2016 dan devreden bakiyenin 61.766,90 TL olduğu, 2017 yılı sonunda davalı şirketin 61.766,90 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Düzenlenen rapora taraf vekilleri itiraz etmiş, bilirkişi heyeti ek raporlarında 2015 yılından 2016 yılına devir bakiyesinin 34.127,70 TL olması gerektiğini, tüm faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, yapılan ödemeler düşüncede neticeten davacının davalıdan 98.496,83 TL alacaklı olduğunu belirmişlerdir.
Mahkemece ek raporda belirtilen alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf davanın tam kabul edilmesi gerektiği belirtilerek kararı istinaf etmiş, davalı taraf ise; davacının takip talebinde 19 adet fatura gösterdiğini ancak dava dilekçesinde de 18 adet faturadan bahsettiğini, 102.304,40 TL ile ilgili devir bakiyesinin iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, rapora belgeli itirazlarının karşılanmadığını, sözleşme kapsamında davacının yükümlülüğünde olan bazı ödemeleri kendilerinin yaptığını, bazı işleri de başka taşeronlara yaptırdıklarını, bu nedenle bunlarında tespit edilmesini gerektiğini, İzmir 6. Ağır Caza Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması, belirterek kararı istinaf etmiştir.
Dairemizce yapılan incelemede; dosyaya sunulan bilirkişi asıl ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olduğu, takibe konu 18 adet faturanın davalı tarafça defterlerine kaydedilmekle bu faturalara konu işlerin yapıldığını/hizmetin verildiğini kabul edilmiş olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2015 ten 2016 ya devir bakiyesinden kaynaklandığı, bilirkişi ek raporunda devir bakiyesinin 34.127,70 TL olması gerektiğinin belirtildiği,
yapılan bu belirlemenin dosya kapsamına uygun olduğu , dolayısıyla davacının , davalıdan tarafların ticari defterlerine göre 98.496,83 TL alacaklı olduğu , davalının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği senedin incelenen dosya ile bir ilgisinin olmadığı, davacının düzenleyip davalıya verdiği iddia edilen bir senet olduğu, dava konusunun fatura ve cari hesaba ilişkin alacak davası olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmamasının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca her ne kadar davalı taraf davanın tarafları arasındaki 15.08.2014 tarihli sözleşmenin 13. Maddesindeki SGK ödemeleri ile 14. Maddesindeki malzeme ve ekipman maliyetlerine dair kendilerinin yansıtma/mahsup hakkına dair de hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise; cevap dilekçesinde bu şekilde ödeme yaptığına dair bir beyanda bulunulmadığı, sonradan ileri sürülen bu hususların savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1799, K. 2025/898, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama