İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/215 K.2024/1060

Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/215Karar2024/1060Tarih20 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.620 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Dosya no
2021/215
Karar no
2024/1060
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/10/2020
Numarası
2019/416 2020/560
Davanın konusu
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Bam karar tarihi
20/05/2024
Karar yazım tarihi
20/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.620 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan ... AŞ. arasında tanzim ve imza olunan 03/04/2017 başlangıç tarihli sözleşme gereğince davalının " ... Mah.... Mevkii ... Sok.

No: ... ...- ... / ... " adresindeki " ... - ... " isimli işletmeyi sözleşme süresince açık tutarak bizzat çalıştırmayı, kapatmamayı, ( işyerini ve işletme ruhsatını ) başkalarına devir etmemeyi, işyerinde iş değişikliği yapmamayı, müvekkil şirketten aylık asgari 716,66 Litre, yıllık asgari 8.600 Litre bira satın almayı, bira satışında azami gayret göstermeyi, TC Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu ve diğer resmi ve idari kurumların tüzük, yönetmelik, tebliğ ve tüm mevzuatına uygun davranmayı, bu doğrultuda ilgili mercilerden izin almayı,

iş bu sözleşme hükümlerinden her hangi birisini ihlal ettiği takdirde davacı şirketten almış olduğu 472.000,00-TL katkıyı iade ile birlikte 150.000,00 USD cezai şartı davacı şirkete nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme doğrultusunda davalıya 472.000,00-TL tutarında katkı sağlandığını, katkının davalı ...

AŞ.ye gönderildiğinin 21.04.2017 tarih 236.000,00 TL tutarlı ve 27.04.2017 tarih 236.000,00 TL tutarlı 2 adet banka ödeme dekontu ile sabit olduğunu, davacının sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz ifa ettiği halde davalının işletmeyi açık tutarak bizzat çalıştırmadığını, işyerini kapattığı/ devir ettiğini, işyerinde bira satışına son verdiğini, TAPDK ruhsatında süresinde yenileme yaptırmayarak ruhsatı geçersiz hale getirdiğini, davacı şirketten aylık asgari 716,66 litre, yıllık asgari 8.600 litre bira satın almadığı bu ve diğer suretlerle sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini,

diğer davalı ... ' nun ise tanzim ve imza ettiği 04.04.2017 tarihli Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil Senedi ile davalı ... AŞ.' nin davacı şirkete karşı sözleşmelerden, diğer taahhütlerden, kanundan ve benzeri nedenlerden doğmuş, doğacak her türlü borçlarını müşterek ve müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla aynen kabul ettiğini, ... AŞ.' nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ...

AŞ. ne olan tüm borcunu ( 472.000,00 TL ile sınırlı olarak ) ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki ihtilaf ticari olduğu için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ve Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı tanzim edildiğini belirtmiş 472.000,00-TL karşılıksız katkı tutarının dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...

AŞ yönünden davacı ve davalı arasında 03/04/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 14. maddesine göre 5 yıl süre ile geçerli olup bitim tarihinin 03/04/2022 olduğunu, aynı maddede “bu süre zarfında 13. maddede belirtilen asgari taahhüt edilen ürün alımlarının gerçekleşmemesi halinde taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar sözleşme devam edecektir.” ibaresinin bulunduğunu, sözleşme gereği davalı şirketin 5 yılda alması gereken toplam ürün miktarının 43.000 litre olduğunu,

davalı şirketin dava tarihine kadar almakla mükellef olduğu toplam ürün miktarının 19.982.48 litre olduğunu oysa davacıdan alınan ürün toplamının 31.553 litre olduğunu, davalının aylık kotasında zorunlu miktarın çok çok üzerinde alım yaptığını, davalının kotalara ilişkin bakiye taahhüdünü de yerine getirme yolunda hareket ederek İzmir 12. Noterliğinin 06/08/2019 tarih 5552 sayılı ihtarnamesi ile davacıya başvurarak talepte bulunduğunu ancak davacının İzmir 6. Noterliğinin 08/08/2019 tarih 7595 sayılı ihtarını keşide ederek davalının sözleşmesel yükümlülüklerinden sıyrılmak kastı ile tertip yaptığını beyan ettiğini,

ilaveten TAPDK ruhsatını yenilemediği için davalıya ürün gönderilmesinin mümkün olmadığını ifade ettiğini, davacının temerrüdünün sabit olduğunu, davacının süreç içinde kotanın gerektiği gibi doldurulmamış olmasına ilişkin yahut davada dayandığı sair gerekçelere dayanarak davalı şirkete yönelik BK’nın öngördüğü biçimde herhangi bir ihtarda bulunmadığı gibi aylar geçmesine karşın ve halihazırda dahi taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmediğini, davacının davalıya ürün satma niyetinin olmadığını, kötü niyetli hareket ederek 472.000,00 TL’yi kazanmak istediğini, bu durumun MK 2’deki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

ayrıca talep tarihinde davalı şirketin TAPDK’sının bulunduğunu, davacının davalının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin 9. maddesinin verdiği bedeli aynen gereği istediğini ,davacının davası için temel aldığı hangi sözleşmesel edimin ihlal edildiğinin muallak olduğunu, işyerinin kapatılmadığı ve halen çalıştığını, işyerinin taşınmadığını, taşınmaz bünyesindeki 2 ofiste faaliyetin sürdüğünü, işyerinde bira satışı ile ilgili gerekli ruhsat ve TAPDK belgesinin bulunduğunu, işyerinde iş değişikliği yapılmadığını, arazinin bir kısmında faaliyet gösteren ... şirketinin sözleşme hükümlerini aynen kabul ettiğini,

dava dışı o şirketin bira satış ruhsatını alamama diye bir sorunu olmadığı gibi sözleşmeye uygun olarak aynı şekilde kotayı fazlasıyla doldurmayı sürdürdüğünü, işletme ruhsatının devredilmediğini, taraflar arası sözleşmeden doğan hak ve borçların kimseye devredilmediğini, davacının işyerinin bir bölümünde faaliyette olan dava dışı şirketle sözleşme imzalamak suretiyle ve yine davalı şirketin elinde haddinden fazla mal olduğu için geçici süreyle ürün almama eylemine aylardır ses çıkarmamak yoluyla artık zımni onayı dahi aşmış olarak değerlendirelebilecek açık bir onayının bulunduğunu,

ayrıca bir şirketin hangi koşulda olursa olsun muayyen miktarda ürünü satılsın diye vermiş olduğu bir ekonomik desteğin geri alınmasını bu derece amacını aşmış şartlara bağlayamayacağını, süreç içinde davalının başka hiçbir rakip firmanın ürününü satmadığını, neredeyse 5 yıllık kotasına yakın bir ... satısı yaptığını, yine sözleşmeye göre tüm kotasına ilişkin taleplerinin de davalı tarafça sebepsiz yere kabul edilmediğini, davalı şirkete ön iskonto ya da destek adı altında verilen paranın tamamının iadesi yönünde talepte bulunmanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından geri istenen meblağın sözleşme dengesi yönüyle kıstelyevm usülüne tabi tutulmak suretiyle ancak muayyen bir miktarının iadesinin talep edilebileceğini, bu sebeplerle davanın ...

A.Ş. yönünden reddinin gerektiğini, davalı ... yönünden ortada TBK’nın 583. ve devamı maddelerinde emredilen şekliyle davalının tamamını kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı bir belge bulunmadığını, delil olarak gösterilen belgede ise yasanın aradığı şekil şartının tamam olmadığını, davalının kefil olarak sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davalının kefil olarak kabulü halinde dahi yine davanın reddinin gerektiğini, zira davacının TBK 586 maddesi bünyesinde emredici hüküm ile zikredilen herhangi bir ihtar göndermeden davayı ikame ettiğini,

sözleşmeye herhangi bir ihtara gerek kalmadan işlem yapılacağının yazılmış olmasının da emredici hüküm dairesinde hukuken geçersiz olduğunu, davacının davalı yana sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifası konusunda uzun zaman herhangi bir ihtarda ve talepte bulunmadığı gibi bilahare borcunu ifaya çalışan ve bu uğurda resmi noter ihtarı ile talepte bulunan davalı şirketin önüne set çektiğini, onun muhtelif bahanelerle sözleşmeye uymasını engellediğini, bu yönden davanın reddinin gerektiğini,

davacı ve davalı arasında 03/04/2017 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşmenin 14. maddesine göre 5 yıl süre ile geçerli olup bitim tarihinin 03/04/2022 olduğu aynı maddede “bu süre zarfında 13. maddede belirtilen asgari taahhüt edilen ürün alımlarının gerçekleşmemesi halinde taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar sözleşme devam edecektir.” ibaresinin bulunduğunu, sözleşme gereği davalı şirketin 5 yılda alması gereken toplam ürün miktarının 43.000 litre olduğunu, davalı şirketin dava tarihine kadar almakla mükellef olduğu toplam ürün miktarının 19.982.48 litre olduğu oysa davacıdan alınan ürün toplamının 31.553 litre olduğunu,

davalının kefil olduğu kabul edilse dahi diğer davalı şirketin basiretli tacir olarak bakiye taahhüdünü de yerine getirme yolunda hareket ederek İzmir 12. Noterliğinin 06/08/2019 tarih 5552 sayılı ihtarnamesi ile davacıya başvurarak talepte bulunduğunu, ancak bu ürün taleplerinin reddedildiğini, davacının süreç içinde kotanın gerektiği gibi doldurulmamış olmasına ilişkin yahut davada dayandığı sair gerekçelere dayanarak davalı şirkete yönelik BK’nın öngördüğü biçimde herhangi bir ihtarda bulunmadığı gibi aylar geçmesine karşın ve halihazırda dahi taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmediğini,

davacının davalının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin 9. Maddesi ile diğer davalıya verdiği bedeli aynen geri istediğini, davacının davası için temel aldığı hangi sözleşmesel edimin ihlal edildiğinin muallak olduğunu, işyerinin kapatılmadığı ve halen çalıştığını, 28 ayda sözleşmede öngörülen ürünün çok fazlasının satın alındığını, işyerinin taşınmadığı ve işyerinde bira satışıyla ilgili gerekli ruhsat ve TAPDK belgesinin bulunduğunu, işyerinde iş değişikliği yapılmadığını, işletme ruhsatının devredilmediğini, sözleşmeden doğan hak ve borçların hiç kimseye devredilmediğini,

taşınmazın bir bölümünde faaliyet gösteren ... şirketinin ... ile aynı şartlarda sözleşme yaptığı ve sürdürdüğünü, dava dışı şirketin fazla alım yaptığını, tüm bunlara rağmen sözleşme maddelerinde kelimelere dar yorumlar suretiyle davalının sözleşmesel edimini yerine getirmediğini ifade etmenin haksızlık olduğunu, ayrıca bir şirketin hangi koşulda olursa olsun muayyen miktarda ürünü satılsın diye vermiş olduğu bir ekonomik desteğin geri alınmasını bu derece amacını aşmış şartlara bağlayamayacağını, süreç içinde davalının başka hiçbir rakip firmanın ürününü satmadığını, neredeyse 5 yıllık kotasına yakın bir ... satısı yaptığını,

yine sözleşmeye göre tüm kotasına ilişkin taleplerinin de davalı tarafça sebepsiz yere kabul edilmediğini, davalı şirketin aldığı parayı iadesi diğer davalının da kefil sıfatıyla sorumluluğundan bahisle iadeye mahkum edilmesini istemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından geri istenen meblağın sözleşme dengesi yönüyle kıstelyevm usülüne tabi tutulmak suretiyle ancak muayyen bir miktarının iadesinin talep edilebileceğini, takip alacağının % 20 icra inkar tazminatı talebinin ise haksız ve yersiz olduğunu,

davacının takibi haksız ve yersiz olduğundan % 20 icra inkar tazminatı talep edildiğini belirtmiş , davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, her iki davalı yönünden % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, taraflar arasında düzenlenip imza altına alınan 03/04/2017 başlangıç tarihli sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sözleşme doğrultusunda davalı tarafa verilen karşılıksız yardım bedelinin faizleri ile birlikte tahsili için davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. Maddesinde " Yeniden satıcı işletmekte olduğu ... Mah.... Mevki ...

Sok.No ... ... ... ... iş adresindeki ...-... adlı işletmesinde, sözleşme süresince sözleşme konusu ürünleri satın almayı, diğer rakip ürünleri ve bunlara ilişkin her türlü malzemeyi satın almamayı, bulundurmamayı, tanıtımını üstlenmemeyi, ve ... AŞ.nin pazarladığı mamüllerin satışını iş bu sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde yapmayı kabul ve taahhüt eder " düzenlemesinin, 6. Maddesinde de " Yeniden satıcı ...

Paz AŞ. ' nin yazılı muvafakatı ve onayı olmadan sözleşme süresinde iş yerini ve işletme ruhsatını başkalarına devir ve temlik edemez kiralayamaz, iş yerini başka bir adrese taşıyamaz,faaliyet alanını ve faaliyet türünü değiştiremez ve yeni ortak ve ortaklar alamaz.Yeniden satıcı yine ...

Paz AŞ. ' nin yazılı onayı olmadan işbu sözleşme sonucu doğan haklarını,yükümlülüklerini ,borçlarını ve /veya alacaklarını kısmen veya tamamen bir başkasına devir ve temlik edemez.İşletici devir ve temlik , kiralama ve yeni ortak veya ortaklar almak durumunda ise en az 30 gün önceden ... Paz AŞ. ' ye yazılı bilgi verip , yazı ile onay almak ve işbu sözleşmedeki tüm şartları yeni şahıslara da kabul ettirmek ve ... Paz AŞ.

İle yeni şahıslar arasında aynı şartlarda aktin yapılmasını temin etmekle zorunludur. Aksi halde işbu sözleşme yeniden satıcı tarafından ihlal edilmiş sayılacaktır ... " düzenlemesinin bulunduğu, davalı ... 'nun diğer davalı ...

AŞ.nin ortağı olduğu bu sebeple TBK 584/3 maddesi gereğince davalının kefaleti için eş rızası gerekmediği, davalı tarafın sözleşmenin 1 ve 6. Maddesi hükümlerine aykırı davrandığının Çeşme Belediye Başkanlığı ve Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları ile belirlendiği, sözleşmenin ihlal edilmiş olması sebebiyle davacının sözleşmenin 11. maddesi gereğince davalı tarafa verilen karşılıksız katkı bedelini istemeye hak kazandığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile, "Davanın Kabulü ile,

472.000,00-TL katkı tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...

A.Ş.yönünden; davalı tarafın davacının beklentilerinin dahi üstünde ... ürünlerinin satıldığını ve rakip firma ürününün satılmadığını, davalının bu süreçte sattığı meblağın da belli olduğunu ve ediminin çok üzerinde olduğunu, şu hale göre sözleşme süresince bu maddede gereken alım ve başka ürün almama edimini eksik değil fazlasıyla yerine getiren davalının bu edimini yerine getirmediğini açıkça gösteren bir delil gösterilmeden kurulan hükmün hatalı olduğunu,

yine 1.maddedeki aykırılığın tespitinin Çeşme Belediye Başkanlığı veya Çeşme Vergi dairesi yazılarında taraflar arasındaki alım-satım ilişkisine yahut rakip firma ürünlerinin kullanılıp kullanılmadığına dair bir açıklamanın olmadığını, mahkemece cevaplarında geçen hususlarda gerekli araştırmayı ve incelemeyi yapmadan salt iki belge üzerinden hüküm kurmakla yetindiğini, davalı ... yönünden;

yerel mahkemenin kefilin savunmaları açısından davayı incelemediğini ve bu konuda salt davalı şirketin savunmaları üzerinden hüküm tesis ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davalının kefil olarak kabulü halinde dahi davasının reddinin gerektiğini, zira davacı tarafın BK.586 maddesi bünyesinde emredici hüküm ile zikredilen herhangi bir ihtarı göndermeden iş bu davayı ikame ettiğini, davacının öncelikle üzerine düşenin ihtar çekme ve ihtarın sonuçsuz kalması sonucunu beklemesi,

bilahare müteselsil kefile başvurmasının gerektiğini, oysa ne diğer davalıya yönelik bir ihtar ve alacağın sonuçsuz kalma hali, ne de müvekkili davalıya yönelik herhangi bir ihtarın olmadığını, davalı şirkete verilen bedeli bir promosyon olduğundan, davacı tarafından geri istenen meblağın sözleşme dengesi yönü ile her koşulda kıstelyevm usulüne tabi tutularak ancak muayyen bir miktarının iadesinin talep edilebileceğini,

zira dava konusu bedelin belli bir amaç için verilmiş olup sözleşmenin de feshedilmediğini belirterek ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, sözleşmeden kaynaklı katkı payı alacağı istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. ( 6100 sayılı HMK m.114,1/d )

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. ( 4721 sayılı TMK m.28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir.

Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur.

Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı ( veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde , ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.

Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. ( 6100 sayılı HMK m. 55 )

Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer. ( TBK m.43/1 , 513/1 ) Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.

Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda; davalılardan ...'nun 15/06/2021 tarihinde öldüğü görülmüş olup, yargılama devam ederken davalının taraf ehliyetini yitirdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilince Dairemize mirasçılarından vekaletname ibraz edilmemiştir.

Bu durumda; Davalı ...'nun mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına karar ve durumu bildirir usulüne uygun tebligat yapılması gerekir.

Öte yandan; istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından gerekli harçların yatırılmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece eksik istinaf harçlarının yatırılması için 6100 sayılı HMK md. 344 uyarınca davalı vekiline muhtıra gönderilerek mehil verilmesi, süresi içinde harç ikmal edildiği takdirde dosyanın davacılar ve davalı bakımından istinaf incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde harç yatırmayan taraf yönünden kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilip bu ek kararın tebliğ edilerek buna ilişkin yedi günlük istinaf süresinin beklenilmesi sonrasında istinaf harçlarını tam olarak yatıran taraf bakımından istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize tekrardan gönderilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle öncelikle ilk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf incelemesi aşamasında vefat eden davalının tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına karar ve durumu bildirir usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımının sağlanması, sonrasında eksik harcın ikmali için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'nun tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi getirtilerek, davacı tarafa ve davalının mirasçılarına karar ve durumu bildirir usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlandıktan ve eksik harç ikmal edildikten sonra istinaf incelemesi için dosyanın tekrar Dairemize gönderilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE; Dair, yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 20/05/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/215, K. 2024/1060, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/215
Karar No
2024/1060
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/215 K.2024/662
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/216 K.2024/735
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/218 K.2024/1032
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/220 K.2024/1034
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/226 K.2024/627
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/229 K.2024/408

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.