İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/554 K.2024/1886

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/554Karar2024/1886Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.950 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Dosya no
2021/554
Karar no
2024/1886
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/12/2020
Numarası
2019/162 Esas 2020/795 Karar
Dava
İstirdat
Bam karar tarihi
23/10/2024
Karar yazım tarihi
23/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.950 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından, ...

A.Ş.’ne, taahhütlerine karşılık ...’nın 23.06.2017 tarihli A 1189053 no’lu 0397MW004720 referans no’lu 600.000,00-TL bedelli teminat mektubu verildiğini, söz konusu teminat mektubunun, davalı tarafından haksız ve dayanıksız olarak nakde çevrildiğini ve müvekkil şirketin bankalardaki itibarını zora soktuğunu, kredi notlarının düşürülmesine ve kredilerinin kapatılmasına sebep olduğunu, ayrıca müvekkilin söz konusu borcu bankaya ödeyebilmek için yüksek faizle borcu yapılandırmak zorunda kaldığını, müvekkil şirketin,

bu hususlarda davalı tarafa Ankara 63.Noterliği’nin 09.01.2019 tarihli 00791 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek bedelin iadesini talep etmişse de davalı taraf söz konusu ihtarnameye karşı Karşıyaka 4.Noterliği’nin 16.01.2019 tarihli 01778 yevmiye no’lu ihtarnamesi ile gönderdiği cevabında durumu kabul etmeyerek bedeli iade etmediğini, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak bu durumdan da fayda sağlanamadığından iş bu davanın ikamesi zorunluluğu doğduğunu, Müvekkil şirketin ...

A.Ş. nezdinde gerçekleşmeyen herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, karşı taraf ile müvekkil şirket arasındaki tek ilişkinin ... A.Ş. ile ...

A.Ş. arasında imzalanan sözleşme olup işbu sözleşmede de müvekkil şirketin hiçbir taahhüdünü içermediğini, davalı tarafın, dava dışı bankadan tazmin talebinde bulunurken, müvekkil şirketin taahhütlerinin yerine getirilmemesi şeklinde gerekçe öne sürmüş olmasına karşın, cevabı ihtarnamesinde de müvekkil şirketin kefaletinden açıkça söz ettiğini belirttiğini, adı geçen sözleşmenin ... San. Ve Tic. A.Ş. ile ... İnş.

A.Ş. arasında 20.06.2017 tarihinde imzalanmış olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkil şirketin karşı tarafa herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, her ne kadar sözleşmede müvekkilin kefaletinden söz ediliyorsa da söz konusu kefaletin yasal şartlarını taşımadığını, limit tarih ve diğer unsurları barındırmadığını, mektup metni incelendiğinde, teminat mektubunun kefalet durumunda bir teminatı içermediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 583.Maddesinde ‘’Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmadığı,

kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu’’ anılan açık hükmün karşısında müvekkil şirket yetkilisinin sözleşmede bulunan imzasının kefalet olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla, 2006.2017 tarihli sözleşmede üçüncü kişi müvekkil ... Tic A.Ş. tarafından ... San.

Ve Tic. A.Ş. lehine verilen A1189053 no’lu 0397MW004720 referans no’lu teminat mektubu ... San ve Tic.

A.Ş. tarafından haksız ve dayanıksız şekilde tazmin edildiğini, uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuğa başvurulduğu, 15.04.2019 tarihli tutanakla görüldüğü üzere davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkil tarafından verilen teminat mektubunun davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak tazmin edilmesi sebebiyle ödenmiş olan 600.000-TL’ nin bankadan tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdadına,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkil ... San. Ve Tic. A.Ş. yurt içi ve yurtdışına plastik ve CTP boru imalat satışlarında Türkiye’nin öncü markalarından biri olduğunu, İSO/TSE standartlarına uygun ürünleri ile uluslararası çapta yıllardır tercih edildiğini, dava dışı ... İnş.

A.Ş. firması ile de; bu firmanın müteahhitliğini yaptığı ‘’DSİ 8.Bölge Ağrı Taşlıçay Derecek Göleti Sulaması Yapım işi ‘’ kapsamında ihtiyaç duyduğu PE ve CTP boruların alım satımı için, kurumun istediği üretim standartlarına yetkinliği doğrultusunda iki ayrı sözleşme yaptığını, toplamda 1.650.000-USD yakını imalat ve satışı yüklenilen bu sözleşmelerin geçerliliği için, sözleşme konusu borcu karşılayacak hak ediş temliği, borç çeki ve teminat mektubunun müvekkil şirkete teslimi sözleşmelerin geçerlilik şartı olarak kabul edildiğini, bu doğrultuda CTP boru satış sözleşmesinin 20/06/2017 tarihinde davacı ...

Tic. A.Ş.’nin müşterek borçluluk, müteselsil kefalet sıfatı ile imzaladığını, işbu 20/06/2017 imza tarihli CTP boru satış sözleşmesi uyarınca ve sözleşmenin geçerliliği için, davacı ... Tic. A.Ş.’ nin vermeyi yükümlendiği 600.000,00-TL kesin teminat mektubu, ...

A.Ş., 23/06/2017 tarih ve 0397MW004720 referans numarası ile 29/12/2017 tarihine kadar geçerli olmak üzere davacının ilgili bankasına yazılı talimatı ile hazırlandığını ve davalı şirkete teslim edildiğini, davalı müvekkil şirketin sözleşmeye uygun olarak mal teslim edimini ifa ettiğini, sözleşme konusu malları sevk ve teslim ettiği halde.

20/12/2017 tarihine kadar borç ödemelerini ifa edemediğini, sözleşme süresi içinde defalarca borç çeklerinin ödenmemesi ve ötelenmesi taleplerinin; gerek borç çekleri ve gerekse davacının işbu teminat mektubu süresinin uzatıldığını, 1,5 yıl boyunca borcun ödenmesinin beklenildiğini, sözleşmede müşterek borçlu - müteselsil kefil olan davacı; yine yazılı talimatı ile işbu dava konusu Türkiye ... A.Ş.

23/06/2017 tarih ve 0397MW004720 referans numaralı ve 600.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun aynı koşullarla 27/12/2018 tarihine kadar uzatımını ve uzatım yazısının davalı müvekkil şirkete bankadan teslimini sağladığını, ne var ki verilen yeni borç çeklerinin de ödenmemesi, kurumun hak ediş yapmayacağının, işin feshine gittiğinin öğrenilmesi, teminat mektubunun süresinin sonuna gelinmesi ve uzatımı ile ilgili işlem yapılmaması, teslime rağmen 1,5 yıldır borcun kapatılmaması üzerine;

anılı 20/06/2017 imza tarihli CTP boru satış sözleşmesi uyarınca dava konusu teminat mektubunu nakde çevirdiği ve tahsilatı resmi kayıtlarına işlediğini, davacının sözleşme ve kefaletinin geçerli olduğunu kabul ile ticari ilişkide hareket ettiğini, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğunu, yanıldığını, hataya düştüğünü ispatlamaları gerektiğini, müteselsil kefaletin hukuki şartlara haiz olduğunu, davacı kefaletin gereği esas borcunu bilinçli olarak ifa ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yasa hakkın kötüye kullanımını korumadığını, dürüstlük kuralına uygun davranışın esas olduğunu,

açıklanan ve re ’sen nazara alınacak sebeplerle; davanın zamanaşımı, husumet, usul ve esastan reddine, tüm yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEMECE

"...Dava; teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, her ne kadar davacı tarafça, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan imalat ve satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verilen ve davalı tarafça nakde dönüştürülerek bedeli tahsil edilen 600.000,00-TL lik banka teminat mektubundan dolayı borçlu olunmadığı,

kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası ile davalı tarafça tahsil edilen banka teminat mektubu bedelinin istirdadı talep edilmiş ise de, davalı tarafça sunulan ve davacı tarafça imzası açıkça inkâr edilmeyen davacı, davalı ve dava dışı ... İnş.

AŞ imzalı 20/06/2017 tarihli imalat ve satış sözleşmesinin 4. Maddesinde, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında davalı tarafça imalatı yapılıp, dava dışı şirkete teslim edilecek boru ve ek parçaların KDV dahil 916.863,89-USD lik sözleşme bedeline karşılık iş bu sözleşmenin teminatı olarak sözleşmenin imzalanması ile birlikte üçüncü kişi ... Tic.

AŞ firmasından 600.000,00-TL lik banka teminat mektubu alınmasının kararlaştırıldığı, yapılan iş bu sözleşmenin imzalanması ile davacı şirketin sözleşmedeki iş bu hükme uygun olarak, davalı tarafa dava konusu 600.000,00-TL bedelli banka teminat mektubunu verdiği ve davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu dosyaya sunulan ve taraf vekillerince de itiraz edilmeyen SMMM bilirkişi raporu içeriğine göre de davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki imalat ve satış sözleşmesi kapsamında, banka teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü tarih itibariyle davalı şirketin,

dava dışı şirketten 1.633.148,36-TL ve 272.636,70-USD alacaklı olduğu, mahkememizce davacı tarafça iş bu sözleşmenin 4. maddesi kapsamında, davalı şirkete verilen teminat mektubunun, davacının sözleşmeye kefaletinden ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sözleşmenin iş bu hükmünün de kefalet sözleşmesinin kuruluşunda aranan şekil şartları zorunluluğunu içermediği, bu nedenle davalı tarafça bakiye alacağın tahsiline yönelik teminat mektubunun nakde çevrilerek bedelin tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı, iş bu nedenle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış olup.

Yine taraflar ve dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesine göre; davacı şirketin müteselsil kefaletine ilişkin kısım Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesindeki şekil şartları yönünden geçersiz ise de, teminat mektubunun iş bu kefalet kapsamında verildiği kabul edilse dahi, davacının kefaletine ilişkin teminat mektubunun davalı tarafa sözleşmenin kurulması ile teslim edildiği,

davacının geçersiz kefalet sözleşmesi kapsamında yerine getirmiş olduğu ediminin, sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle iadesi talebinin tacir olan ve TTK'nun 18/2 maddesine göre basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken davacının iş bu talebinin, Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesinde düzenlenen dürüst davranma ilkesine aykırılık teşkil ettiği ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzenince korunamayacağından da davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile;

HÜKÜM

Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davalı nezdinde gerçekleşmeyen herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, karşı taraf ile müvekkil şirket arasındaki tek ilişkinin ... A.Ş.ile ...

A.Ş. arasında imzalanan sözleşme olduğunu, sözleşmede müvekkil şirketin hiçbir taahhüdünü içermediğini, davalı tarafın, dava dışı bankadan tazmin talebinde bulunurken, müvekkil şirketin taahhütlerinin yerine getirilmemesi şeklinde gerekçenin öne sürülmüş olmasına karşın, cevabi ihtarnamesinde de müvekkil şirketin kefaletinden açıkça söz ettiğini, adı geçen sözleşmenin ... San. ve Tic.A.Ş.İle ... İnş.

A.Ş. arasında 20.06.2017 tarihinde imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmenin tarafı olmamakta ve müvekkil şirketin karşı tarafa karşı herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, her ne kadar sözleşmede müvekkilin kefaletinden söz ediliyorsa da söz konusu kefaletin, kefaletin yasal şartlarını taşımadığını, limit, tarih ve diğer unsurları barındırmadığını, ayrıca kefaleti kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu mektubun metni incelendiğinde görüleceği üzere, teminat mektubunun kefalet durumunda bir teminatı da içermediğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 583.

Maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." anılan açık kanun hükmü karşısında müvekkil şirket yetkilisinin sözleşmede bulunan imzasının kefalet olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin yerine getirilmediğinin ortada olduğunu belirterek, yerel mahkeme karanının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: haksız yere paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalı ... San. ve Tic.A.Ş. ile dava dışı ... İnş.

A.Ş. arasında 20.06.2017 tarihinde imzalanan sözleşmeyi davacının da müteselsil kefil olarak imzalamış olmasına, sözleşmenin 9. Maddesinde; iş bu satış sözleşmesinin teminatı olarak 3. Kişi davacıdan 600.000 TL lik banka teminat mektubu alınacağının, davacının sözleşmenin tamamına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, ödememe halinde teminat mektubunun hiçbir ihtarat ve ihbara gerek kalmaksızın nakde çevrilebileceğini, davalı firmanın tüm alacağı yönünden hukuki yollara başvuru hakkı olduğunun gayrı kabili rücu kabul ve beyan ettiğinin düzenlenmiş olmasına, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına,

davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen dava dışı ... İnş.

A.Ş. nin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasına, davalının sözleşmenin 9. Maddesi gereği teminat mektubunu paraya çevirmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının aynı zamanda müşterek borçlu olmasına ve sözleşmenin teminatı olarak teminat mektubu vermiş olmasına, teminat mektubu sözleşmenin imzalanması ile birlikte teslim edildiğinden davacının kefaletin geçersizliğini ileri sürmesinin MK 2. Maddesine aykırı olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2020 tarih ve 2019/162 Esas 2020/795 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın resen taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/554, K. 2024/1886, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. Hüküm
  8. İstinaf Başvuru Sebepleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/554
Karar No
2024/1886
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/554 K.2024/1022
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/555 K.2024/1070
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/555 K.2024/172
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/558 K.2024/695
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/558 K.2024/891
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/564 K.2024/625

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.