KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1308
- Karar no
- 2024/1727
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/07/2024
- Numarası
- 2024/436 Esas
- Davanın konusu
- İHTİYATİ TEDBİR
- Bam karar tarihi
- 08/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 09/10/2024
Karar Metni
1.348 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle.
Davaya konu olan Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2024 / 1919 ve 2024/1920 Esas sayılı takipleri ve bu takiplere konu senetler nedeniyle müvekkili ...'in, alacaklı görünen ...’la hiçbir alışverişi ve borcu bulunmadığını, müvekkilinin Kuşadası Asayiş Büro Amirliği'nde 29.03.2024 tarihli ifadesinin bulunduğunu, müvekkilinin 1960 doğumlu olup emekli maaşı ile kıt kanat geçinmeye çalıştığını, davalıya 8.500.000,00 TL gibi bir bedel ile aylık gelirinin 850 katı kadar borçlu olması ya da kefil olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ... 'in ... yada ... ile hiçbir ticaretinin olmadığını,
böyle yüksek bir bedel ile para ilişkisine girmesi ve ticaret yapabilecek maddi gücünün de olmadığını, ancak gelinen aşamada müvekkilinin dolandırılmış olması sebebiyle icra tehdidi altında olduğunu, takip dosyası ve savcılık evraklarının celp edilmesi ile müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığı, senedin bedelsiz olduğu,
müvekkilinin kandırıldığı ve senetlerin dolandırma kastı ile elinden alındığının ortaya çıkacağını, ... ve ona yardım eden kişilerin haksız menfaat temin ederek müvekkilinden senet aldığını ve bu surette müvekkilini mağdur ettiklerini, yaşanan bu olay nedeniyle Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin hiçbir alışverişi ve borcu olmadığı için takiplerin ve senetlerin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, icra takibinin tedbiren durdurulmasına davalarının kabulü ile icra takibi ve takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin ve senetlerin iptaline,
dava konusunun % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "... Dava; kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında takibin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.
İİK'nun 72.maddesine göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
HMK' nun 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK' nun 390/3 bendi ile ispat koşulları düzenlenmiş olup buna göre tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Anılan kanun maddeleri, dosyadaki deliller ve davanın bulunduğu aşama itibariyle, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, zira tedbire konu senedin kambiyo senedi olduğu, kambiyo senedinin temel ilişkiden bağımsız bir borç ilişkisi doğuracağı, davacının davalıya borcunun olmadığına ilişkin iddia hususunda yargılama yapılması gerektiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati Tedbir Talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... aleyhine başlatılan Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2024 / 1920 esas sayılı takibi ve bu takibe konu 8.000.000,00 TL bedelli senet için menfi tespit davası açıldığı, her iki dava da icra takiplerinin tedbiren durdurulmasının talep edildiği, taleplerinin reddine karar verildiği,
ancak iş bu kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafından dolandırıldığını, müvekkili aleyhine aynı şekilde Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2024 / 1920 esas sayılı dosyasında da 4 adet 2.000.000,00 TL ( 4 adet 2 Milyon Türk Lirası ) değerinde senetlerin icraya konulduğunu, müvekkilinin toplamda 8.500.000,00 borçlandırıldığını, müvekkilinin 1960 doğumlu olup emekli maaşı ile kıt kanat geçinmeye çalıştığını, davalı ... 'a 8.500.000,00 TL gibi bir bedel ile aylık gelirinin 850 katı kadar borçlu olması ya da kefil olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ... 'in ... yada ... ile hiçbir ticareti olmadığını,
böyle yüksek bir bedel ile para ilişkisine girmesi ve ticaret yapabilecek maddi gücü olmadığını, ancak gelinen aşamada müvekkilinin ...'in dolandırılmış olması sebebiyle icra tehdidi altında olduğunu, takip dosyası ve savcılık evraklarının celp edilmesi ile müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığı, senedin bedelsiz olduğu,
müvekkilinin kandırıldığı ve senetlerin dolandırma kastı ile elinden alındığı ortaya çıkacağını, müvekkilinin ...'in 13.07.2024 tarihli Sosyal Durum Yazısı sunulduğunu, bu yazıda görüleceği üzere müvekkilinin aylık gelirinin çiftçilikten 5.000 TL olduğunu beyan ettiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkemece oluşturulan 08/07/2024 tarihli karar ile davacı tarafın dava dilekçesindeki icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İİK 72/2 maddesine göre" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Yine İİK 72/3. maddesine göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Dosyanın incelenmesinden, iş bu davanın İİK 72. maddesi kapsamında davacı borçlu hakkında icra takibi başlatılmasından sonra açılan menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davadan önce başlatıldığı anlaşılan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması talep edilmiştir. İİK 72/3. maddesine göre " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez."
HMK'nın "ihtiyati tedbir şartları" başlıklı 389/1. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK'nın "ihtiyati tedbir talebi" başlıklı 390/3 maddesine göre de " tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
Dosyanın incelenmesinden iş bu davanın İİK 72. maddesi kapsamında davacı borçlu hakkında icra takibi başlatılmasından sonra açılan menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davadan önce başlatıldığı anlaşılan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması talep edilmiştir. İİK 72/3. maddesine göre " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez."
İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin HMK 389. Maddesi gereğince yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde İİK72/3 maddesine göre " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez." hükmü karşısında davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri gibi icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki istinaf istemi dosya kapsamına ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında yerinde görülmediğinden, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere göre ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;
incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1308, K. 2024/1727, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama