KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1420
- Karar no
- 2024/1863
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2024
- Numarası
- 2024/204 Esas 2024/516 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- 18/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/10/2024
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2024 tarihli, 2024/204 esas ve 2024/516 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ... Şti.
Tarafından çek keşide edildiğini, ancak davacının lehtar olarak gözüktüğü çeklerdeki imzalar ve dolayısıyla ciroların sahte olup herhangi bir ticari ilişki olmaksızın rızai hilafı ile elden çıktığını, davacı tarafça İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/981 Esas sayılı dosya ile çeklerdeki davacıya ait imzaların sahte oluşu, çek üzerindeki oynamalar ve ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ilgili çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilerek çeklerin iptali istemli dava açıldığını, bahse konulu davada ara karar gereği davalıya çek istirdatı davası açılması üzerine süre verildiğinden bu davayı açmanın zorunlu hale geldiğini,
çek üzerinde her ne kadar iki davacı şirketin de kaşesi bulunmakta ise de davacı şirketler adına atılan imzaların şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olmadığını, şirket yetkilisi olan davacı ...'ın rızası hilafında elinden çıkan çekin, davacının imzası taklit edilmek sureti ile ciro edildiğini, dosyalarda sanık sıfatıyla yargılanan diğer davacı ...'ın çek üzerinde herhangi bir imzasının dahi bulunmadığını, davacılar aleyhine başlatılan icra takiplerin dayanağı olan çekler ile ilgili olarak İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/981 Esas sayılı dosyasından ödemeden men kararı verildiğini,
ancak alınan men kararının davacı şirketi ticari itibarını ve ticari faaliyetlerini korumak için yeterli olmadığını, davacı aleyhine alınan ihtiyati haciz kararları ile icra takipleri ve hacizlerin yapılmaya devam ettiğini, işbu açıklanan nedenlerle davacıların borçlu olmadığının tespitine ve davanın kabulüne, davaya konu edilen çeklerin istirdadına ve davacıya teslimine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının çekleri ciro yoluyla elde ettiğini, davalı şirket ile ... A.ş arasındaki ticari işler karşılığı davalının ilgili çeki almış olduğu, ... A.ş.'nin davalıya olan borcunu ödemesi ile ilgili çekin iade edildiğini, söz konusu çekin davalı şirkette olmadığını, iptal konusu çekteki imzanın sahte olup olmadığının davalı şirket tarafından tespit edilecek bir husus olmadığını, işbu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "...Davanın çek istirdatı ve borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olması, arabuluculuk şartının 1/9/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, davanın 7/03/2024 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığına ilişkin dava dilekçesinde de beyanda bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir...." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerdeki müvekkiline ait imzaların sahte oluşu, çek üzerindeki oynamalar ve ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ilgili çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilerek çeklerin iptali istemli dava açıldığını, davada 21/12/2023 tarihli ara kararla taraflarına ilgili çeki elinde bulunduran ...'ne (davalıya) karşı istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, yerel mahkemece hukuka aykırı bir şekilde davanın usulden reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemeye iadesi ve yeniden talepleri doğrultusunda yargılamanın yapılması gerektiğini, talep ve istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dava; Dava, çek istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığından bahisle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
6225 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/4 maddesinin 2. fıkrasına göre zorunlu arabulucu kapsamında olup, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusudur. Bu itibarla, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kuralının uygulanmadığı görülmüştür.
Dava şartı noksanlığının re'sen tespit edilerek davanın usulden reddine dair verilen mahkeme kararının da bir hata olmadığı anlaşılmakla; yapılan istinaf başvurusunun açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1420, K. 2024/1863, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama