KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1754
- Karar no
- 2024/2201
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/417 Esas
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Karar tarihi
- 04/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 04/12/2024
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Asli Müdahil ... Bankası A.Ş vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Müdahale talebinde bulunan alacaklı şirket vekili mahkememize sunduğu 04.11.2024 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin müvekkiline ait Kemalpaşada bulunan taşınmazı 01.04.2023 tarihinde yapılan kira sözleşmesi ile kiraladığı ve kiracı olarak kullandığı, davacı ...'in ise aynı sözleşmede kefil olduğu, taşınmazın aylık kira bedelinin 362.500,00-TL olduğu, Temmuz ayı kira bedelinin tahsili için icra takibine girişildiği, Ağustos ayına ilişkin kira bedelinin ödenmemesi nedeni ile taşınmazın ilamsız tahliyesi için Kemalpaşa İcra Dairesinin 2021/1112 Esas sayılı dosyasının açıldığı, geçici konkordato kararı sebebi ile takibin durduğu,
her geçen gün müvekkilinin kira alacağının dolayısı ile davacı şirketin borcunun ve kefilin sorumluluğunun arttığı, konkordato komiserleri ile yapılan görüşmelerde kira ödemelerinin gerçekleşeceğinin beyan edildiği ancak şirket yetkililerinin ödemeden imtina ettiği ileri sürülerek, davacıların kira ücretlerinin ödenmesi, ödenmediği takdirde kira ücretlerinin takibine izin verileceği ve takibin devamının sağlanacağı kararının verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "...Mahkememizce davacı yan yönünden 10.07.2024 tarihli geçici mühlet ara kararı ile ''7101 sayılı kanunla değişik İİK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nun 294/1 maddesi uyarınca mühlet içinde davacı şirket ile davacı gerçek şahıs aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA'' şeklinde karar verildiği,
bu kapsamda dava konusu edilen tedbirin değerlendirmesi bakımından öncelikle 2004 sayılı yasanın 308/c maddesinin incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde 308/c-üçüncü bendde belirtilen imtiyazlı alacaklar rehinli alacakların rehin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve kamu alacakları hariç olmak üzere bağlayıcı hale gelen konkordato yönünden konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacakların bu kapsamda olduğu şeklindeki yasal düzenleme karşısında her ne kadar geçici mühlet tarihinden evvel doğduğu komiser tarafından sunulan 13.11.2024 tarihli görüş yazısında sabit
olan 343.697,71-TL yönünden konu talepte bulunulmuş ise de söz konusu miktarın yukarıdaki 10.07.2024 tarihli geçici mühlet tedbir ara kararına dahil olduğundan bir tereddüt bulunmamakla birlikte buna dair talebin yerinde olmadığı, bununla birlikte her ne kadar geçici mühletten sonra davacı yan kira alacakları yönünden müdahale talebinde bulunanın bunları mühletten sonra doğduğu belirtilmekle birlikte olağan yönetim faaliyeti kapsamında tahsil yetkisi verilmesinin gerekli olduğu ve bu konuda tedbir bulunmadığı belirtilmiş ise de, az önce belirtilen İİK'nun 308/c-2maddesi kapsamında kira ilişkisinin geçici mühletten önce doğduğu,
sonuçlarının bu anlamda mühlet içinde doğurduğu anlaşılmakla, talep konusu edilen 13.11.2024 tarihli görüş yazısındaki 1.449.000,00-TL yönünden de verilen ihtiyati tedbirin devam ettiği kanaatine varılmakla birlikte esasen geçici mühlet tarihinden sonra doğduğu belirtilen kira alacakları yönünden bunların olağan işletme giderleri olarak konkordato talep eden davacı tarafından somut duruma göre ödenmemesi olgusunun konkordato talebinin esası yönünden değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu da ayrıca belirtilmek sureti ile müdahil alacaklı tarafından bu anlamda daha evvelden verilen tedbir kararı kapsamında ancak yasal haklarını
kullanabilecekleri, bu anlamda bu hakkı kullanmak için yetki istenmesine gerek olmadığı anlaşılmakla, gerek kira alacağının ödenmesine yönelik talebin, gerekse ödenmeyen kira alacakları yönünden icra takibi açılması yönünde yetki verilmesi talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir...." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ
Asli Müdahil ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin hukuka aykırı 04/09/2024 tarihli ara kararına itiraz edildiğini, mahkemenin itirazlarını ve rücu taleplerinin 31.10.2024 tarihli ara kararı ile reddettiğini, red kararının hatalı olup kararın kaldırılmasını ve itirazımızın kabulü karar verilmesini, davacı borçluların müvekkili bankanın konkordato mühlet tarihindenden hatta başvurudan da önce borçlusu olmalarından mütevellit gerçekleştirilen takas işleminin hukuka uygun olduğunu, mahkemenin ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir. Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği.
2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır.
Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin kabul/reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin kabul/reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen ilk derece mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmez.
Somut olayda, istinaf incelemesine konu 07/11/2024 tarihli kesin nitelikli ara kararın istinafının reddi kararı, İİK 287/son fıkrasına göre ''geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz'' şeklinde kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMK 346. Maddesine göre istinaf talebinin reddine, kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.
Mahkemece verilen kesin nitelikli kararlara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları hakkında HMK'nın 346. maddesi uyarınca bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.
Bu itibarla, ihtiyati tedbir talep eden asli Müdahil ... Bankası A.Ş vekili istinaf kanun yolu başvurusunun istinaf istemine konu ara kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1754, K. 2024/2201, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama